Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Chúng tôi bay cách tầng vòm của rừng 100 mét để đo đạc phân tử này -- chuyện vô cùng nguy hiểm.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Kami terbang hanya 100 meter di atas kanopi hutan ini untuk mengukur molekul ini -- hal yang sangat berbahaya.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Vi flög 100 meter över trädtopparna för att mäta denna molekylen -- väldigt farliga saker.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Wij vlogen namelijk maar op 100 meter hoogte om deze moleculen te meten -- ongelofelijk gevaarlijk eigenlijk.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Ми летіли на висоті 100 метрів над кронами дерев, аби виміряти ці молекули - це неймовірно небезпечно.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Мы летели на 100 метров от лесного купола чтоб измерить эту молекулу - это очень круто.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.כדי למדוד את המולקולה הזו - מאוד מסוכן.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.لقياس هذا الجزيء. هذا شيء خطر للغاية.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.計測のためには特別な角度で飛行しなければなりませんでした。
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.這是爲了測量分子, 不過也是危險行為
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Eravamo 100 metri sopra la cima degli alberi per misurare questa molecola.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Estávamos 100 metros acima das árvores para medir esta molécula.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Lataliśmy 100 metrów ponad koronami drzew żeby dokonać pomiarów tej molekuły.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Летяхме на 100 метра над балдахина, за да измерим тази молекула.
Bu nedenle çoğu canlı mavi ışık saçar, ve şoğu canlı da sadece mavi ışığı görebilir.그래서 대부분은 파란 빛을 사용하고, 대부분이 파란 빛만을 볼 수 있죠.
Bu nedenle çoğu canlı mavi ışık saçar, ve şoğu canlı da sadece mavi ışığı görebilir.לכן רוב היצורים מייצרים אור כחול, ורוב היצורים יכולים לראות רק אור כחול,
Bu nedenle çoğu canlı mavi ışık saçar, ve şoğu canlı da sadece mavi ışığı görebilir.اذن اغلب الحيوانات تصنع ضوءا ازرق، واغلب الحيوانات لا يمكنها رؤية الا الضوء الازرق،
Bu nedenle çoğu canlı mavi ışık saçar, ve şoğu canlı da sadece mavi ışığı görebilir.青い光しか感知できません この魅力的な魚は例外で
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Acești nori sunt mai rari decât cirrus, dar nu chiar așa de rari.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Deze golven zijn zeldzamer dan de cirrus, maar ze zijn niet zo zeldzaam.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Ezek ritkább felhők, mint a pehelyfelhő, de nem annyira ritkák.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Ini adalah awan-awan yang lebih jarang ditemui daripada awan cirrus, tapi mereka tidak begitu jarang.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Queste nuvole sono più rare dei cirri, ma non sono rarissime.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Sie kommen seltener vor als die Cirrus-Wolken, aber so selten auch wieder nicht.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Son nubes más inusuales que el cirro, pero no son tan inusuales.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Te chmury są rzadsze od cirrusów, ale nie aż tak znowu rzadkie.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Visst, de är ovanligare än cirrusmolnen, men de är inte så ovanliga.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Αυτά τα σύννεφα είναι πιο σπάνια από τους "θυσάνους", αλλά δεν είναι και τόσο σπάνια.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Такі хмари рідкісніші, ніж перисті, але не найрідкісніші.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Тези са по-редки облаци от перестите, но те не са толкова редки.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır.Bon. Ces nuages sont plus rares que les cirrus, mais ils ne sont pas si rares que ça.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır.Được rồi. Đó là loại mây hiếm hơn mây ti, nhưng chúng không quá hiếm.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır.좋습니다. 이것들은 권운보다 드문 구름이지만
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır.במעין מערבולת דמויית גל יפהפיה.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır.حسنًا. هذه السحب أكثر ندرة من سحب القزع ،
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır.そこまで珍しくは ありません
Bununla başlayalım. Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Đầu tiên là, mây ti - cirrus, tiếng Latin nghĩa là mớ tóc.
Bununla başlayalım. Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Lassen Sie uns mit einer Cirrus-Wolke anfangen, benannt nach dem lateinischen Begriff für eine Haarlocke.
Bununla başlayalım. Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Na początek chmura pierzasta - cirrus, co po łacinie znaczy "pasmo włosów".
Bununla başlayalım. Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.We beginnen met de cirruswolk, genoemd naar het Latijn voor haarlok.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludur그곳은 최소 2마일의 어두운 바다에서만 사는 반짝이는 생명체들로 꽉 차있습니다.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurLleno de criaturas luminosas, que viven en aguas oscuras de dos millas de profundidad.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurמלאה ביצורים מאירים, חיים במים חשוכים שעומקם הממוצע הוא 6 ק"מ.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurممتلئ بالمخلوقات المضيئة، تعيش في المياة المظلمة في متوسط عمق ميلين.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludur平均すると深さ3キロの暗い海にいます 閃光のように 花火のように
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Det är Cirrusmolnet, som fått sitt namn efter latinets ord för hårlock.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.E norul cirrus, numit după cuvântul latin pentru șuviță de păr.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Es un cirro, nombre que viene de la palabra latina para designar un mechón de pelo.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.È un cirro, parola che deriva dal latino e significa ciocca di capelli.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Ini adalah awan cirrus, yang dinamai dalam bahasa Latin yang berarti seuntai rambut.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Kezdjük ezzel. Ez a pehelyfelhő, ami a latin hajtincs szóról kapta nevét.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.한 타래의 머리카락이라는 라틴어를 따서 이름이 만들어졌죠.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Le cirrus, qui tient son nom du mot latin désignant une boucle de cheveux.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Αυτό είναι το σύννεφο "θύσανος" που πήρε το όνομά του από τη λατινική ονομασία για την τούφα των μαλλιών.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Това е перестият облак, кръстен на латинската дума за 'кичур'.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Це - "перисті" хвилясті хмари, від латинського "cirrus" - "хвилястий кучер".
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.בואו נתחיל עם זה. זה ענן הנוצה,
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.وهي كلمة لاتينية معناها خصلة شعر.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.この雲は氷の結晶からできていて
Cato yarım oblitere mahzeni delik hala, ama az bilinen kalır çamların bir saçak gezgin gizlenmiş.Cato je napůl zničena sklep-hole zůstává, i když je známo, že málo, že skryté od cestovatele pás borovic.