Aksırması ışık saçar, Gözleri şafak gibi parıldar.他 打 噴嚏 、 就 發出 光來 . 他 眼睛 好像 早晨 的 光線 . 〔 光線 原文 作 眼皮
Ama bunu sadece uçurmadık. Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Nous n'avons pas que volé avec, nous étions à 100 mètres au-dessus de la canopée pour mesurer cette molécule.
Ama mavi saça hayır demedim.אבל לא הסכמתי לצבוע את השיער בכחול.
Ama mavi saça hayır demedim.Но отказах синя коса.
Ama mavi saça hayır demedim.Но я отказалась от синих волос.
Ama mavi saça hayır demedim.Aber ich lehnte die blauen Haare ab.
Ama mavi saça hayır demedim.Ale nie dałam się przefarbować na niebiesko.
Ama mavi saça hayır demedim.Ale povedala som nie modrým vlasom.
Ama mavi saça hayır demedim.Al pelo azul, dije que no.
Ama mavi saça hayır demedim.Dar m-am împotrivit categoric părului albastru.
Ama mavi saça hayır demedim.De a kék hajszínre már nemet kellett mondanom.
Ama mavi saça hayır demedim.Ik zei neen tegen blauw haar.
Ama mavi saça hayır demedim.파란색 머리는 안 한다고 하긴 했어요.
Ama mavi saça hayır demedim.Ma dissi no ai capelli azzurri.
Ama mavi saça hayır demedim.Mais j'ai dit non à la teinture bleue.
Ama mavi saça hayır demedim.Mas eu disse que não ao cabelo azul.
Ama mavi saça hayır demedim.Men jeg sagde nej til det blå hår.
Ama mavi saça hayır demedim.Namun saya menolak usulan rambut biru.
Ama mavi saça hayır demedim.Nhưng tôi đã nói không với màu tóc xanh dương.
Ama mavi saça hayır demedim.Αλλά είπα όχι στα μπλε μαλλιά.
Ama mavi saça hayır demedim.Але я все-таки відмовилася від блакитного волосся.
Ama mavi saça hayır demedim.ولكني اصررت على رفض الشعر الأزرق
Ama mavi saça hayır demedim.(笑)
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.Aber ich bemerkte, dass ich die Tiere anhand des Lichts, identifizieren konnte, das sie produzierten.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.Ale dochádzalo mi, že vlastne viem identifikovať živočíchy podľa druhu svetla, ktoré produkujú.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.Dar mi-am dat seama că pot chiar să identific animalele după tipul de lumină produs.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.그런데 여기 찍힌 섬광의 모양을 가지고 동물의 종을 구분할 수 있단 걸 깨달았죠.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.Maar ik begon te beseffen dat ik dieren kon identificeren door de soort flitsen die ze produceerden.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.Ma cominciai a pensare che potevo anche identificare gli animali in base al tipo di emissioni che producevano.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.Но започнах да осъзнавам, че всъщност бих могла да идентифицирам животните по типа проблясъци, които излъчват.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.Но я начала понимать, что я могла даже идентифицировать животных по типу вспышек, которые они производили.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.אבל התחלתי להבין שאני יכולה ממש לזהות יצורים לפי סוגי ההבזקים שהם יצרו.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.لكني بدات ادرك اني في الواقع استطعت تمييز الحيوانات من خلال نوع الومضات التي تحدثها.
Ancak bir süre sonra aslında ışık saçan hayvanları saçtıkları ışığın şeklinden tanıyabildiğimi fark ettim.生じる閃光のタイプからわかります これはメイン湾の水深 220メートル
Babam çok düz bir saça sahipti.제 아버지께서는 매우 곧은 머리를 갖고 계셨습니다
Babam çok düz bir saça sahipti.Laat me dit wat meer concretiseren.
Babam çok düz bir saça sahipti.Mein Vater hatte sehr glattes Haar.
Babam çok düz bir saça sahipti.Mio padre aveva i capelli molto lisci.
Babam çok düz bir saça sahipti.Mój ojciec miał zupełnie proste włosy.
Babam çok düz bir saça sahipti.Mon pere avait des cheveux très lisses.
Babam çok düz bir saça sahipti.Můj otec měl velmi rovné vlasy.
Babam çok düz bir saça sahipti.В мого батька було дуже пряме волосся.
Babam çok düz bir saça sahipti.ואולי לאבא שלי
Babam çok düz bir saça sahipti.كان والدي الشعر مستقيم جداً.
Babam çok düz bir saça sahipti.この染色体のどこかに、髪のまっすぐさに関する
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Je hebt geen idee wat iemand in een beker gaat uithoesten. Waarschijnlijk iets heel complex, toch?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?누군가 컵에 재채기를 할 수도 있지만 우리는 알 수가 없습니다 그래서 이런 통제는 꽤나 복잡할 겁니다, 그렇죠?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Não fazemos ideia do que uma pessoa vai tossir para um copo, e é decerto muito complexo, não é?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Nie wiadomo, co ktoś może nakaszleć do kubeczka i pewnie jest to bardzo złożone, prawda?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Non si può sapere cosa finirà in una tazza con un colpo di tosse, e probabilmente è piuttosto complicato, no?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Nu știi ce virusuri se transmit pe o cană prin tuse, probabil e un lucru complex, nu?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Sie wissen nicht, was Ihnen jemand in die Tasse hustet, und wahrscheinlich ist es wirklich komplex, oder?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Нямате представа кога някой ще се изкашля в чаша, а това вероятно е наистина сложно, нали?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?אין לכם מושג מה מישהו עומד לפלוט בשיעול לתוך ספל, וזה כנראה באמת מורכב, נכון?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?نحن لا نعلم ماذا قد نجد في كوب سعل أحدهم فيه ولذلك فالموضوع معقد للغاية
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?しかも とても複雑です たくさんのウイルスや細菌
Bu, bütün maddesini etrafa saçan bir yıldızın yan ürünleridir.Ale to podwójny produkt gwiazd rozsiewających dookoła całą materię zewnętrzną.
Bu, bütün maddesini etrafa saçan bir yıldızın yan ürünleridir.Takto to vypadá, když se hvězda zbavuje veškerého svého vnějšího materiálu.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.열대림 100m 상공을 날았습니다. 매우 위험한 일이었죠.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Am zburat la 100 de metri deasupra pădurii pentru a măsura această moleculă -- era incredibil de periculos.