Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.La exposición de tu palabra alumbra; hace entender a los ingenuos
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.La révélation de tes paroles éclaire, Elle donne de l`intelligence aux simples.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.La tua parola nel rivelarsi illumina, dona saggezza ai semplici
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.När dina ord upplåtas, giva de ljus och skänka förstånd åt de enfaldiga.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Otvorenie tvojich slov osvecuje; robí prostých rozumnými.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Początek słów twoich oświeca i daje rozum prostakom.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Sự bày giãi lời Chúa , soi sáng cho , Ban sự thông_hiểu cho người thật_thà .
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Sự bày giãi lời Chúa, soi sáng cho, Ban sự thông hiểu cho người thật thà.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.te beszéded megnyilatkozása világosságot ad, [és] oktatja az együgyûeket.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Tydes dine Ord, så bringer de Lys, de giver enfoldige Indsigt.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Wenn dein Wort offenbar wird, so erfreut es und macht klug die Einfältigen.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Začátek učení tvého osvěcuje, a vyučuje sprostné rozumnosti.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Η φανερωσις των λογων σου φωτιζει συνετιζει τους απλους.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Изясняването на Твоето слово просвещава, Вразумява простите.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.פתח דבריך יאיר מבין פתיים׃
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.فتح كلامك ينير يعقل الجهال.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.你 的 言 語 一 解 開 、 就 發 出 亮 光 、 使 愚 人 通 達
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.你 的 言語一 解開 、 就 發出 亮光 、 使 愚人 通達
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Bůh jest štít můj, kterýž spaseny činí upřímé srdcem.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Deus é um juiz justo, um Deus que sente indignação todos os dias.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.(7:12) Dieu est un juste juge, Dieu s`irrite en tout temps.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.(7:12) Бог – судия праведный, и Бог, всякий день строго взыскивающий,
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Allah adalah hakim yang adil, yang setiap saat menghukum orang jahat
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Az én paizsom az Istennél van, a ki megszabadítja az igazszívûeket.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Bog je pravičen sodnik, Bog mogočni se srdi nad brezbožnikom vsak dan.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Bóg jest tarczą moją, który wybawia ludzi serca szczerego.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Dios es el que juzga al justo; es un Dios que emite sentencia cada día
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Ðức Chúa Trời là quan án công bình, Thật là Ðức Chúa Trời hằng ngày nổi giận cùng kẻ ác.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Ðức_Chúa_Trời là quan án công_bình , Thật_là Ðức_Chúa_Trời hằng ngày nổi_giận cùng kẻ ác .
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Dumnezeu este un judecător drept, un Dumnezeu care Se mînie în orice vreme.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.God is mijn schild en mijn verdediging. Hij redt wie eerlijk en oprecht is.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Gott ist ein rechter Richter und ein Gott, der täglich droht.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.하나님은 의로우신 재판장이심이여 매일 분노하시는 하나님이시로다
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.La mia difesa è nel Signore, egli salva i retti di cuore
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Min sköld är i Guds hand; han frälsar de rättsinniga.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Minun kilpenäni on Jumala; hän on oikeamielisten pelastaja.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Mitt skjold er hos Gud, som frelser de opriktige av hjertet.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Môj štít je u Boha, ktorý zachraňuje úprimných srdcom.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.retfærdig som Dommer er Gud, en Gud, der hver Dag vredes.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Ο Θεος ειναι κριτης δικαιος και Θεος οργιζομενος καθ' εκαστην ημεραν.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.Бог е праведен съдия, Да! Бог Който се гневи всеки ден на нечестивия.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.אלהים שופט צדיק ואל זעם בכל יום׃
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.الله قاض عادل واله يسخط في كل يوم.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.神 是 公 義 的 審 判 者 、 又 是 天 天 向 惡 人 發 怒 的 神
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.神是 公義 的 審判者 、 又 是 天天 向 惡人 發怒 的 神
Ve belki babam-- gerçek örneği kullanacağım. Babam çok düz bir saça sahipti.Mi padre tenía cabello muy Lacio.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Egli era una lampada che arde e risplende, e voi avete voluto solo per un momento rallegrarvi alla sua luce
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Ele era a lâmpada que ardia e alumiava; e vós quisestes alegrar-vos por um pouco de tempo com a sua luz.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Él era antorcha que ardía y alumbraba, y vosotros quisisteis regocijaros por un poco en su luz
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Er war ein brennend und scheinend Licht; ihr aber wolltet eine kleine Weile fröhlich sein in seinem Lichte.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Giăng là đuốc đã thắp và sáng , các ngươi bằng_lòng vui tạm nơi ánh_sáng của người .
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Giăng là đuốc đã thắp và sáng, các ngươi bằng lòng vui tạm nơi ánh sáng của người.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Hän oli palava ja loistava lamppu, mutta te tahdoitte ainoastaan hetken iloitella hänen valossansa.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var den brinnande, skinande lampan, och för en liten stund villen I fröjdas i dess ljus.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var det brændende og skinnende Lys, og I have til en Tid villet fryde eder ved hans Lys.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var det brennende og skinnende lys, men I vilde bare en tid fryde eder i hans lys.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Ioan era lumina, care este aprinsă şi luminează, şi voi aţi vrut să vă veseliţi cîtăva vreme la lumina lui.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Jean était la lampe qui brûle et qui luit, et vous avez voulu vous réjouir une heure à sa lumière.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Johannes was een helder schijnende lamp en u hebt een korte tijd van dat licht genoten.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.요한은 켜서 비취는 등불이라 너희가 일시 그 빛에 즐거이 있기를 원하였거니와