Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Εκχεει καταφρονησιν επι τους αρχοντας, και λυει την ζωνην των ισχυρων.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Излива презрение върху князете, И ослабва силата* на яките.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.покрывает стыдом знаменитых и силу могучих ослабляет;
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.שופך בוז על נדיבים ומזיח אפיקים רפה׃
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.يلقي هوانا على الشرفاء ويرخي منطقة الاشداء.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.他 使 君 王 蒙 羞 被 辱 、 放 鬆 有 力 之 人 的 腰 帶
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.他 使 君王 蒙羞 被 辱 、 放鬆 有力 之 人 的 腰帶
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Aceste console de sub streaşină sunt la fel cu desenul de pe doză.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Ces consoles insérées sous l'avant-toit portent ce petit dessin qui se trouve sur la cannette.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Diese Träger unter der Dachrinne kommen direkt aus dem Design der Dose.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.E estas mísulas por baixo do beiral são as pequenas tampas que se tiram da lata.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.És itt a konzolok az eresz alatt, ez a kis design-elem is megtalálható a dobozon.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Estas ménsulas que suben hasta los aleros son parecidas al diseño de la lata.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Het patroon op de hoekstenen onder de dakranden komt ook van het blikje.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.그리고 처마 밑으로 내려가는 이 받침대들은 깡통에서 디자인을 직접 따 왔습니다.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Krakorce pod okapy představují ten malý obrázek na plechovce.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Và những con sơn này dời xuống phía dưới mái hiên đó là thiết kế của chiếc can này.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Wsporniki umieszczone pod okapem dachu mają ten mały wzorek z puszki.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Те выступы идут под под карнизами из небольшого элемента дизайна банки.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Тези шарки, които слизат надолу под стряхата са същото изображение, която имаме по кутията.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.Ті виступи йдуть під карнизами з невеликого елемента дизайну банки.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.והקורות התומכות האלה שהולכות מתחת למרזבים הם העיצוב הקטן הזה שיורד מהפחית.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.وهذه الكوابل الممدوة تحت الإفريز عبارة عن تصميم بسيط يؤخذ من علبة البيرة.
Saçaklardan aşağıya gelen saçaklar da, kutudan arta kalanla oluşan bir tasarım.缶の小さなマークがついています 缶をコピー機に乗せて
Sizin sanatınız benimle olduğu sürece, Korku ve kötülük saçamayacaktır.Nebudu se bát ničeho zlého, neboť ty Pane jsi se mnou.
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.A vravel: S kráľovstvom Božím je to tak, ako keby človek hodil semä na zem
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Diceva: «Il regno di Dio è come un uomo che getta il seme nella terra
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Disse também: O reino de Deus é assim como se um homem lançasse semente � terra,
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.El a mai zis: ,,Cu Împărăţia lui Dumnezeu este ca atunci cînd aruncă un om sămînţa în pămînt;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.És monda: Úgy van az Isten országa, mint mikor az ember beveti a magot a földbe.
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Het Koninkrijk van God kan vergeleken worden met een boer, die zijn land inzaaide.
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Il dit encore: Il en est du royaume de Dieu comme quand un homme jette de la semence en terre;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.I mówił: Takie jest królestwo Boże, jako gdyby człowiek wrzucił nasienie w ziemię;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.In reče: Tako je s kraljestvom Božjim, kakor če človek vrže seme v zemljo,
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.I pravil jim: Tak jest království Boží, jako kdyby člověk uvrhl símě v zemi.
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Ja hän sanoi: "Niin on Jumalan valtakunta, kuin jos mies kylvää siemenen maahan;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.또 가라사대 하나님의 나라는 사람이 씨를 땅에 뿌림과 같으니
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Ngài lại phán rằng : Nước_Ðức_Chúa_Trời cũng_như một người vải giống xuống đất ;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Ngài lại phán rằng: Nước Ðức Chúa Trời cũng như một người vải giống xuống đất;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Och han sade: »Så är det med Guds rike, som när en man sår säd i jorden;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Og han sagde: "Med Guds Rige er det således, som når en Mand har lagt Sæden i Jorden
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Og han sa: Med Guds rike er det således som når et menneske kaster sæden i jorden
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.También decía: "Así es el reino de Dios, como cuando un hombre echa semilla en la tierra
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Und er sprach: Das Reich Gottes hat sich also, als wenn ein Mensch Samen aufs Land wirft
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Και ελεγεν Ουτως ειναι η βασιλεια του Θεου, ως εαν ανθρωπος ριψη τον σπορον επι της γης,
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.И каза: Божието царство е също, както кога човек хвърли семе в земята;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.И сказал: Царствие Божие подобно тому, как если человек бросит семя в землю,
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.І рече: Так єсть царство Боже, як коли чоловік, що вкине зерно у землю,
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.ויאמר מלכות האלהים היא כאשר ישליך איש זרע על האדמה׃
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.وقال. هكذا ملكوت الله كأن انسانا يلقي البذار على الارض
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.又 說 、 神 的 國 、 如 同 人 把 種 撒 在 地 上
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.又 說 、 神 的 國 、 如同 人 把 種 撒在 地上
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.(118:130) Откровение слов Твоих просвещает, вразумляет простых.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.A exposição das tuas palavras dá luz; dá entendimento aos simples.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Bila dijelaskan, ajaran-Mu memberi terang, memberi pengertian kepada orang sederhana
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Descoperirea cuvintelor Tale dă lumină, dă pricepere celor fără răutate.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Dine ords åpenbaring oplyser, den gjør enfoldige forstandige.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.주의 말씀을 열므로 우둔한 자에게 비취어 깨닫게 하나이다
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Komur se beseda tvoja razodene, prejme luč, in razumnost daje ona preprostim.
Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir.Kun sinun sanasi avautuvat, niin ne valaisevat ja antavat yksinkertaiselle ymmärrystä.