Çalışma arkadaşları "Bu saçmalık" dediler,All his colleagues said, "This is outrageous.
"Neden saçma olduğunu düşünüyorsun?" dediğim zaman,Well I say, "Why do you think it's rubbish?"
"İyi de... " diyorlar, "Konuştuğum herkes saçma olduğunu düşünüyor.They say "Well ... everybody I talk to says it's rubbish.
Ve küçük saçlar...Now then, the baby hairs...
Gidip diyorsunuz ki, biz Goldman Sachs firmasıyız, veya Lehman Sachs.So you go those and say, look, we are Goldman Brothers or we're Lehman Sachs.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.The notion that intelligent overall planning implies mass uniformity is absurd.
Daha saçılmış gözüküyor ama -- oh, bu arada, aynı renkle gösterilenler sınır komşuları.Looks more spread out but -- oh, by the way, the ones that are the same color are contiguous.
İri bir adam ve kendi sözleriyle "kıçına kadar inen" saçları vardı.Big man, and he had hair, in his words, "down to his ass."
Ne saçmalıyorsun Jackie?What are you talking about Jackie?
Ve sonrasında söz veriyorum tam vaktinde...saçından kurtulabilirsin.And then I promise you will be right out your...hair.
Şu saçına bak.Look at your hair.
Sacit Kasım '07 / Samsun</i> <i>Han Sang-jun.200 POUNDS BEAUTY
Mavi gözler, alev gibi kızıl saçlar -Blue eyes, flaming red hair..
- Saçmalama.- Nonsense.
Bu sey bazen sacmaliyor!Sometimes this thing acts a little finicky.
Bu saçmalık !.That's nonsense.
Saçmalıklarını ciddiye almıyorumThis isn't a place for your nonsense.
Ben de kabarık saçlı bir resim getirdim.So I brought a picture with big hair.
Ve bunun saçma olduğunu düşünüyorsan, değil.And if you think this is absurd, it's not.
Bu kadarı da saçmalık.I mean, it's ridiculous.
Goldman Sachs'in çalışmasında, ünlü BRIC raporunu görüyoruz.But looking at Goldman Sachs' work -- we had the famous BRlC Report.
Sonra dedik ki, "Ne kadar saçma."And then we thought, "How stupid."
Benim bu saç modelini yapan kişisin.You're the one that made me this hairstyle.
Benim saçımı da toplar, tokalarla şekil verirsin.You always tie my hair and pin it too.
Seung Jo'nun saç modeli hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about Seung Jo's hairstyle?
Saçları çok güzel ve sıktı.Her hair was really nice and thick.
- Ţimdi seni skerim ha uzun saçlý adam!I will uppercut your face, random bearded guy!
Seni arkadan belleyerek eminim saçýný uzatmýţlardýr zaten.I'll do a fucking ollie all over this skate park... ...with your fucking dick-ass Miyagi ass!
Sen saçmalıyorsun. ...Amerika'da sonsuza kadar yıkılmadan önce.You're being ridiculous. ...before America is destroyed forever.
Bu çok saçma ama, kim eski aptal çorapları saklar ki?And, that was just crazy. Who hides dumb tube socks?
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.Forests and grasslands often seem like scattered islands in a sea of cities.
Ne Sacramento'da ne de Washington'da.Neither in Sacramento nor in Washington.
Marshall Kay'in jeosenklinal döngüsü öğrendik; saçma sapan birşeydir.We learned of Marshall Kay's geosynclinal cycle, which is a bunch of crap.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.He says, "Well, reading is this junk they give me in little books to read.
Saca mi hijo allá.Saca mi hijo allá.
Oliver Sacks:Oliver Sacks:
Şöyle diyebilirsiniz, "Bu çok saçma, Steve.And you can say, "That's ridiculous, Steve.
Yani, oynamak, çok saçma bir şey."Just play, that's a stupid thing."
Yoksa saçmalık mı?Or is it crap?
Sana insanların saçlarını evde yapmanı söyledim!I told you that if you're going to do people's hair, do it at home!
Demin onun saçını mı kestin?Did you just cut her hair?
Sadece arkadaki saçlarını..Just on the back.
Omo, omo öğretmenim saçınız neredeyse kıvırcık.Oh my, oh my, teacher. Your hair is half curly.
Saçınızı yıkadıktan sonra böyle yapmalısınız. Sadece birazcık içeriye doğruAfter washing your hair you should do it just a little bit towards the inside.
Saçmalama kardeşim.Don't be ridiculous, sis.
Saçından başlayacağız. AR:We'll start with your hair AR:
Saçlar diyorum, saçından bahsediyoruz. AR:The hair, I said, we're talking about the hair.
Etrafa mutluluk saçmak da çok önemli ayrıca.It is very important to bring around happiness as well.
Bu "kanalları" kesme sebebim, saçının başının üstüne doğru uzanmasını sağlamak.It is to cut these "channels", to keep the hair laying flat onto your head.
Böylece saçında doğal bir hareketlilik oluyor.And to make the hair to have a natural movement.
JT: "Kanalların" bitişindeyim. Saçının şekli hakkında söylediklerim...I'm beginning to finish with the "channels" I told about and the shape of the hair...
Hayır, bu iyi saç kesiminin nasıl olması gerektiği ile alakalı: günün şekline bağlı.No. That is what a good haircut is about: It depends of what the shape of the day is.
Böyle saçmalık olabilirmi ya?Could there be such absurdity?
Yazım yok, senaryo yok, hiçbir saçmalık yok.There's no writing, there's no scripting, there's no nonsense.
We have sacrificed for you.We have sacrificed for you.
Görüyorsunuz, kavram olarak saçma sapan ama insanlara çekici geliyor.See, it's outrageous as a conception.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.And it's best understood through example as the science of those crazy, wacky newspaper headlines.
Seçim kampanyaları bazen küçük ya da saçma görünebilir.I know that political campaigns can sometimes seem small, even silly.
Uzayda çalışmanın özelde üç saç ayağı vardır.There are three underpinnings of working in space privately.
Bu Kinsey'e saçma geldi. Böylece bu işe girişti.Kinsey thought it was bunk, so he got to work.