Ünlülerin saç stilistiyim.Ünlülerin saç stilistiyim.
Bugün size saç düzleştiricisiyle saçınıza nasıl hacim kazandırabileceğinizi anlatacağım.Bugün size saç düzleştiricisiyle saçınıza nasıl hacim kazandırabileceğinizi anlatacağım.
İlk olarak saçı bölümlere ayırıyorum ve spreyliyorum.İlk olarak saçı bölümlere ayırıyorum ve spreyliyorum.
Bu yaptığım şey hacim elde edebilmek için özellikle üst kısımdaki saçlar için çok önemlidir.Bu yaptığım şey hacim elde edebilmek için özellikle üst kısımdaki saçlar için çok önemlidir.
Saça biraz masaj yapın.Saça biraz masaj yapın.
Masaj yaparak ürünü saça yedirin.Masaj yaparak ürünü saça yedirin.
Saçı tamamen kurutacağım.Saçı tamamen kurutacağım.
Saçınızı aşağıya atın ve kurutmaya başlayın.Saçınızı aşağıya atın ve kurutmaya başlayın.
Saçı kurutttum ve taradım.Saçı kurutttum ve taradım.
Küçük küçük tutamlar alarak tepedeki saçlardan başlıyorum.Küçük küçük tutamlar alarak tepedeki saçlardan başlıyorum.
İlk önce kökten başlamak üzere saçı düzleştiriyiorum.İlk önce kökten başlamak üzere saçı düzleştiriyiorum.
Saçı normalde olduğu yönden ters tarafa atarsanız, biraz daha hacimli gözükecektir.Saçı normalde olduğu yönden ters tarafa atarsanız, biraz daha hacimli gözükecektir.
Tepedeki saçlardan küçük bölümlerle devam ediyorum.Tepedeki saçlardan küçük bölümlerle devam ediyorum.
Kökten başlayarak saçı düzleştiriyorum, ve ters yöne atıyorum.Kökten başlayarak saçı düzleştiriyorum, ve ters yöne atıyorum.
Bu işlemi diğer taraftaki saçlara da uyguluyorum.Bu işlemi diğer taraftaki saçlara da uyguluyorum.
İşte görüyorsunuz şu an saçınız gayet düzgün.İşte görüyorsunuz şu an saçınız gayet düzgün .
Saçları normalde bulundukların yönün ters tarafına attık.Saçları normalde bulundukların yönün ters tarafına attık.
Size saçınıza nasıl hacim kazandırılacağını gösterdim.Size saçınıza nasıl hacim kazandırılacağını gösterdim.
Hala bunun saçmalık olduğunu söyleyen bazı bilim adamları var.There are still some scientists who would say, hogwash.
--ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.-- which I find is somewhat ironic.
"Çok saçma" diyebilirsiniz.Now you might say, "Okay, that's silly."
Tamam sen iyice saçmalamaya başladın.All right, now you're just acting silly.
Bu seferki dümdüz saçlı, balon yanaklıydı.This one with perfect straight hair and bubble gum cheeks.
- Hit the sack, so we can too.- Hit the sack, so we can too.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.We stink of hairspray and underarm deodorant, and all kinds of stuff.
İşte, sevginin saçılmaları, Larry'ye de ulaştı.He just, the radiation from the love got into Larry.
Sevginin saçılmaları.The radiation from the love.
Matematikteki arkadaşlarıma ilk söylediğimde "Saçmalama.When I first told it to my friends in mathematics they said, "Don't be silly.
Sadece [saçma] bir şey." dediler.It's just something [silly]."
Aslında saçmalamamıştım.Well actually, I was not silly.
Orada saçlarımı farklı şekilde ayırdığım için belki beni tanıyamayabilirsiniz.You may not recognize me because I used to part my hair differently there.
Bir örnek daha koyu bir pigmentasyon olma eğilimindedir belki de saç veya gözleri.One example of that tends to be a darker pigmentation in maybe the hair or the eyes.
Bana göre, bu saçmalıkta çok ileriye gittik ve notlandırma aşağılayıcı hâle geldi.Well, in my opinion, we went too far with this nonsense, and grading became degrading.
Kesin şu sapma saçmalığını! - Nedir bu şey?Enough with this anomaly horseshit!
Niye böyle saçmaladığımı bilmiyorum.I don't know why I thought of that.
Nedir bu saçmalık?And where'd this come from?
Bir saç teli kadar.They're the thickness of a hair.
Kızıl saçını görebilirsiniz, bilmiyorum burnundaki halkayı görebiliyor musunuz?You can see the red hair, and I don't know if you can see the nose ring there.
Bu olduğunda ise çarpışan iki parçacık rastgele yönlere saçılacaktı.If that happened, the two particles involved in the collision would bounce off in random directions.
Bu saçma bir iş, altın iş var.It's an absurd business, the gold business.
Hayır saçımı taramayacağımNo I ain't gonna comb my hair
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.I knew they had dreadlocks.
Tabii ki kahrolası bir evet, fakat bu çok saçma.Well of course it bloody does, that was irrelevant.
"kidults" (çocutişkin) gibi saçma kelimeler uyduruyorlar.like "twixters" and "kidults."
Bu 3 numaralı kromozom, belki saç rengi özelliğini barındırıyor diyelim.This chromosome 3, maybe it contains this trait for hair color.
Babam çok düz bir saça sahipti.My father had very straight hair.
Bu kromozom üzerindeki herhangi bir yerde, düz saç geni var.So someplace on this chromosome, there's a gene for hair straightness.
Babamın bu geninin bir de düz saçlılık için aleli mevcut.So my father's version of that gene, he had the allele for straightness.
Tam burada kıvırcık saç genine sahip.So she has the gene right there for curly hair.
Bu gen şunu söylüyor ki, bakın, bu gen saçınızın kıvırcık olup olmayacağını belirleyen gen.The gene just says, look, this is the gene for whether or not your hair is curly.
Fenotipim ise saçımın gerçekte nasıl gözüktüğü.My phenotype is what my hair really looks like.
Tamam, bu biraz saçma oldu.Well, okay, that's a crazy thought.
Bundan daha saçma birşey duydun mu daha önce?Have you ever heard of anything more ridiculous?
Acelem var ! Daha saçımı yaptıracağım.I'm in a rush to go and get my hair shampoo!
Saçmalık !It's ridiculous!
Saçmalamayı bırak ! Dediğimi yap !Don't bullshit, do it at once.
Saçmalamayı kes !Don't be so mad!
Şunun haline baksana ! Kısa etek, fönlü saç !Look at the way you look, such a short skirt and dyed hair.
Ama saçmalamayı kes !Don't bull shit.
Açık saçık resimli bir dergi mi istiyorsunuz?You want a dirty magazine?