Ben Tom'un yeni saç stiline alışıyorum.I'm getting used to Tom's new hair style.
Ben sadece haftada bir kez saçımı yıkardım.I used to wash my hair only once a week.
Ben çok uzun saça sahiptim.I used to have very long hair.
Çok uzun saçım vardı.I used to have very long hair.
Tom saçını kestirmek için berber dükkanına gitti.Tom has gone to the barber shop to get his hair cut.
Tom'un çok sert saçı var.Tom has spiky hair.
Saçın çok güzel.Your hair is so pretty.
Benim sarı saçım var.I have blonde hair.
Saçımı kestirmekten nefret ediyorum.I hate getting my hair cut.
Tom kızıl saçlı biridir.Tom is the one with red hair.
Onun saçının kokusunu hala hatırlıyorum.I still remember the smell of her hair.
O saçma bir fikir.That's a crap idea.
İlk başta, fikir saçma görünüyordu.At first, the idea seemed absurd.
Kız kardeşim saçını haftada iki ya da üç kez bir kuaförde yaptırır.My sister has her hair done at the hairdresser two or three times a week.
Senin saçının kokusunu seviyorum.I love the smell of your hair.
Hayatta her şey görecelidir. Kafadaki bir saç fazla değildir; çorbadaki çok fazla.In life everything is relative. A hair on the head isn't much; in the soup it's a lot.
Şahsen, ben onun saçmalık olduğunu düşünüyorum.Personally, I think that's a bunch of malarkey.
Onun saçmalık olduğunu düşünüyorum.I think that's a lot of hogwash.
Bu ne saçmalık!What a bunch of hogwash!
Saçının rengi nedir?What colour is your hair?
Tom neredeyse her gün saçını yıkar.Tom washes his hair almost every day.
Ben, senden nefret mi ediyorum? Saçmalama! Biz şimdi arkadaşız.Me, hate you? Don't be ridiculous! We're friends now.
Ben, senden nefret etmek? Saçmalama! Biz şimdi en iyi dostuz.Me, hate you? Don't be ridiculous! We're best friends now.
Bana saçmalamaya çalışma, bana doğruyu söyle.Don't try to bullshit me, tell me the truth.
Onun saçı darmadağınıktı.Her hair was tousled.
Mary saçını arkadan bağladı.Mary flipped her hair back.
Tom kıvırcık siyah saçlı.Tom has curly dark hair.
Fiyatlar saçma bir biçimde düşük.The prices are ridiculously low.
Mary saçını parmaklarının etrafında burdu.Mary twirled her hair around her fingers.
Bu görüşmenin saçma seviyesine yaklaştığını düşünüyorum.I think this debate is getting close to the level of the absurd.
Mary saçını omzunun üzerine attı.Mary tossed her hair over her shoulder.
Curdken ona doğru koştu ve onun başından bir tutam saç tutmak istedi.Curdken ran up to her and wanted to grasp some of the hair from her head.
Onun saçları ateş kadar kırmızıydı.Her hair was as red as fire.
Mary saçının rengini değiştirdi.Mary changed the color of her hair.
Mary, Kate'in saçını fırçaladı.Mary brushed Kate's hair.
Mary Kate'in saçını okşadı.Mary stroked Kate's hair.
Tom eşyalarını her yere saçıp bıraktı.Tom left his clothes lying all over the floor.
Mary'nin saçında çiçekler vardı.Mary had flowers in her hair.
Mary saçına bazı çiçekler koydu.Mary put some flowers in her hair.
Senin saçlarına birkaç çiçek koymamı istiyor musun?Do you want me to put some flowers in your hair?
Kız kardeşimin omuz hizasında saçı var.My sister has shoulder-length hair.
Kız kardeşimin saçları omuzlarına ulaşıyor.My sister's hair reaches her shoulders.
Mary saçına bir çiçek koydu.Mary put a flower in her hair.
Bu saçmalıktan başka bir şey değil.That is all nonsense.
Kız kardeşim saçımı çekti.My sister pulled my hair.
Kız kardeşinin saçını çekmeyi bırak.Stop pulling your sister's hair.
Kız kardeşinin saçını çekmeyi durdur.Stop pulling your sister's hair.
Ben Mary'nin saçını seviyorum.I love Mary's hair.
Tom şampuan kullanmadan saçını yıkar.Tom washes his hair without using shampoo.
Tom'un uzun, kıvırcık saçları vardır.Tom has long, curly hair.
Tom saçımı çekti.Tom pulled my hair.
Onun simsiyah saçı vardı.She had jet black hair.
Tom bir saç modelleri tasarımcısı.Tom is a hair stylist.
Tom'un uzun saçı var ve gözlük takar.Tom has long hair and wears glasses.
Tom Mary'nin saçını fırçaladı.Tom brushed Mary's hair.
Tom saçını yeşile boyadı.Tom dyed his hair green.
Tom'un uzun kahverengi saçı var.Tom has long brown hair.
Tom'un saçı çok uzundur.Tom's hair is very long.
Tom'un saçı çok uzun.Tom's hair is very long.
Benim için saçımı yapabilir misin?Can you do my hair for me?