Ana içeriğe geç
Sözlük

saç ile cümle

saç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Saçımı ütüyle düzeltmek sonsuza kadar sürüyor.Flat ironing my hair takes forever.
Saçımı bukle yapmak çok zaman alıyor.Curling my hair takes a lot of time.
Saçımı daha önce hiç boyamadım.I've never dyed my hair before.
Arkadaşımın saçını sarıya boyamak istiyorum.I want to dye my friend's hair blonde.
Arkadaşım saçını pembeye boyamak istiyor.My friend wants to dye her hair pink.
Erkek arkadaşım saçlarını mora boyatmak istiyor.My boyfriend wants to dye his hair purple.
"Onun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum." "Saçma! Muhtemelen ne ters gidebilir?""I don't think that's a good idea." "Nonsense! What could possibly go wrong?"
Bana o saçmalığa gerçekten inandığını söyleme.Don't tell me you actually believe that nonsense.
O saçmalığa gerçekten inanmıyorsun, değil mi?You don't really believe that nonsense, do you?
Bana onun gerçekten o saçmalığa inandığını söyleme.Don't tell me he actually believes that nonsense.
Bana onun o saçmalığa gerçekten inandığını söyleme.Don't tell me she actually believes that nonsense.
Bana onların o saçmalığa gerçekten inandıklarını söyleme.Don't tell me they actually believe that nonsense.
O gerçekten o saçmalığa inanmıyor, değil mi?He doesn't really believe that nonsense, does he?
Onlar o saçmalığa gerçekten inanmıyorlar, değil mi?They don't really believe that nonsense, do they?
O, o saçmalığa gerçekten inanmıyor, değil mi?She doesn't really believe that nonsense, does she?
Bunun hepsi çok saçma.This is all so ridiculous.
Benim saçım Tom'unki kadar uzun.My hair is as long as Tom's.
Tom'un birçok gri saçı var.Tom has a lot of gray hair.
Saçımla oynamayı bırak.Stop playing with my hair.
Saçlarınla ​​oynamayı bırak.Stop playing with your hair.
Saçım Tom'unki kadar uzun değil.My hair isn't as long as Tom's.
Tom'un geçen sene uzun saçı vardı.Tom had long hair last year.
Gerçekten bir saç traşı olmam gerekiyor.I really need to get a haircut.
Bence bu tamamen saçma.I think this is totally absurd.
Tom o saçmalığa gerçekten inanmıyor, değil mi?Tom doesn't really believe that nonsense, does he?
Yağmur yağmaya başladığında, Mary'nin saç boyası alnına aktı.When it started raining, Mary's hair dye ran down her forehead.
Saçma bir gece kulübündeyim, ahbap!I'm in a fricking nightclub, dude!
Ofis için resim satın almak biraz saçma değil mi?Isn't buying paintings for the office a little frivolous?
Gerçekten bir saç tıraşı olmalısın.You should really get a haircut.
Lütfen saçımı yapar mısın?Can you please do my hair?
Saçınızı kesmeniz gerekiyor.You need to get your hair cut.
Böyle bir saçmalığı sana kim söyledi?Who told you such nonsense?
Saçımı dağıtmayın.Don't ruffle my hair.
Tom'un saçını kesmek zorundayım.I've got to cut Tom's hair.
Tom ve Mary'nin ikisinin de koyu renk saçları var.Tom and Mary both have dark hair.
Açıkçası, bu tür tartışmalar çok saçma.Obviously, such arguments are preposterous.
Bu çok saçma olurdu.That would just be ridiculous.
Tom'un Mary'ninkine benzer saçı var.Tom has hair similar to Mary's.
Bu saçmalığı tartışmak için zamanım yok.I do not have the time to discuss this nonsense.
Hiçbir şey daha saçma olamazdı.Nothing could be more absurd.
Tom at kuyruğu saçıyla gurur duyuyor.Tom is proud of his ponytail.
Bu saçma bir karar.This is an absurd decision.
Tom'un hikayesi çok saçma.Tom's story is preposterous.
Şüphelinin koyu renkli saçları var.The suspect has dark hair.
Kulağa gerçekten saçma geliyor.It sounds really absurd.
Berber saçımı kesti.The barber cut my hair.
Tom'un saçı kirli görünüyor.Tom's hair looks dirty.
Saç stilinizi değiştirirseniz, en az 10 yıl daha genç görünürsünüz.If you change your hairstyle, then you would look at least 10 years younger.
Hepsi bir saçmalıktı.It was all a farce.
Bence Tom'un Fransızca öğrenmesi saçma.I think it's silly that Tom is learning French.
Sanırım herkesin konuştuğu dili Tom'un bilmemesi saçma.I think it's silly that Tom didn't learn the language that everyone speaks.
Yaramaz çocuklar arkadaşına kızın saçını çekmesi için gaz veriyorlar.The naughty boys kept egging on their friend to pull the girl's hair.
Bu filmdeki diyalog çok saçma. Ayrılıyorum.The dialogue in this movie is ridiculous. I'm leaving.
Mary saçını topuz yaptı.Mary did her hair in a bun.
Tom saçına jöle çaldı.Tom put gel in his hair.
Saçımın nesi var?What's wrong with my hair?
Onun makyajı ve saçı harika.Her makeup and hair are fantastic.
Bu saçmalık yeter.Enough of this foolishness.
Lütfen açık saçık konuşma.Please, no obscene language.
Saçma mizahı sever misin?Do you like absurd humor?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
saç ile cümle - Sayfa 20 - saç kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App