Böylesine saçmalığa nasıl inanabileceğini bilmiyorum.I don't know how you can believe such nonsense.
Mary'nin uzun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri var.Mary has long dark hair and dark eyes.
O bütün uzun güzel kahverengi saçlarını kesti ve bir oğlanın kıyafetlerini giydi.She cut off all her beautiful long brown hair and dressed herself in boy's clothes.
Böyle davranmayı kes Tom! Bıktım bu saçmalıktan! Bırak bu işleri artık!Stop acting like this Tom! I'm tired of this nonsense! Just have done with it already!
Andoryalıların mavi deri, beyaz saç ve antenleri vardır.The Andorians have blue skin, white hair, and antennae.
Bir dakika bekle! Bu kimin saçı?!Wait a minute! Whose hair is this?!
Onu son gördüğümden beri Tom'un saçı griye döndü.Tom's hair has turned gray since the last time I saw him.
Doktor Tom'a saçının tekrar büyüyeceğini söyledi.The doctor told Tom that his hair would grow back.
Doktor Tom'a saçının tekrar çıkacağını söyledi.The doctor told Tom that his hair would grow back.
Onu son görüşümden sonra Tom'un saçları ağardı.Tom's hair has turned gray since I last saw him.
Daha yaşlı görünmek için Tom saçını griye boyadı.Tom dyed his hair gray so he'd look older.
Tom'un saçı Mary'ninkinden daha uzun.Tom's hair is longer than Mary's.
Tom saçını boyar, değil mi?Tom dyes his hair, doesn't he?
Tom'un saçları arkaya taranmıştı.Tom's hair was slicked back.
Ben Nicki Minaj'ın saç rengini seviyorum.I love the color of Nicki Minaj's hair.
Saçını taramalı mıyım?Should I comb your hair?
Saçında bir şey var.There's something in your hair.
Saç kurutma makinesini ödünç alabilir miyim?Can I borrow the hair dryer?
Anladım, bu yüzden saçmalık yok, değil mi?I got it, so no bullshit, okay?
Tom bana saçımın fazla uzun olduğunu söyledi.Tom told me that my hair was too long.
Tom'un basık saç çizgisi var.Tom has a receding hairline.
Yeni saç stili Meryem'e çok yakışmış.Mary's new hair style is most becoming.
Tom saçını kestirdikten sonra oldukça farklı görünüyordu.Tom looked so different after his haircut.
Misafirlerin kullanması için bir saç kurutma makinen var mı?Do you have a hairdryer for guests to use?
Onun saçı kısa kesiliydi ve o temiz tıraşlıydı.His hair was cut short and he was clean-shaven.
O, saçını tarıyor.She's combing her hair.
Düşen bir buz saçağı tarafından bir adam öldü.A man was killed by a falling icicle.
Mary saç rengini değiştirdi.Mary changed her hair color.
Mary saç rengini değiştirdi ve Tom bile fark etmedi.Mary changed her hair colour and Tom didn't even notice.
Onu dinleme! Seni temin ederim; o sadece saçma sapan.Don't listen to her! I promise you; she's just full of hot air.
Ben sadece saçımı yaptırdım.I just had my hair done.
Mary saçını açtı ve bluzünün düğmelerinden birini açtı.Mary undid her hair and opened one of the buttons of her blouse.
O sarı saçlı ve mavi gözlü güzel bir kızdır.She is a beautiful girl with blonde hair and blue eyes.
Barbie'nin sarı saçı ve mavi gözleri var.Barbie has blond hair and blue eyes.
Burada olanlar saçma.What's happening here is absurd.
O sadece saçma bir kelime. O bir şey ifade etmiyor.That's just a nonsense word. It doesn't mean anything.
Saç kurutma makineni ödünç alabilir miyim?May I borrow the hair dryer?
Onun hatırlaması zor saçma görünen bir adı var.He has an incongruous sounding name which is hard to remember.
Memelilerin saçı var.Mammals have hair.
Uzun saç bir başbelasıdır.Long hair is a pain.
Doğal saç rengin nedir?What is your natural hair color?
Tom bunun saçma olduğunu söylüyor.Tom says this is absurd.
Saçımdan kurdeleyi çıkarın.Take the ribbon from my hair.
O onu saçından yakaladı.He caught her by the hair.
Tom'un omuzlarından sarkan saçı var.Tom has hair down to his shoulders.
Tom muhtemelen saçını boyuyor.Tom probably dyes his hair.
Bir kuaförde kendimi para harcamaktan kurtarmak için bir saç kesme makinesi aldım.I got a hair-clipper to save myself from spending money on a hairdresser.
O saçma bir hikaye.That is a preposterous story.
Bu kesinlikle saçma bir fikir.That's an absolutely ridiculous idea.
Tom saçını maviye boyadı.Tom dyed his hair blue.
Saçımı kırmızıya boyamak istiyorum.I want to dye my hair red.
Saçını boyamak için ne renk istersin?What color do you want to dye your hair?
Uzun saçım var.I've got long hair.
Benim uzun saçım var.I've got long hair.
Ben bunun saçma olduğunu düşünüyorum.I think it's nonsense.
Ben bunu saçmalık olduğunu düşünüyorum.I think it's hogwash.
Saçmalığı durdurun!Stop the nonsense!
O, saçını kestirmek için gitti.She went to get her hair cut.
Sanırım bu saçmalık.I think that's hogwash.
Benim gri saçım vardı.I had gray hair.