Ana içeriğe geç
Sözlük

saç ile cümle

saç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hem Tom hem de Mary uzun saça sahip.Both Tom and Mary have long hair.
Mary'yi uzun saçlı genç bir adamla konuşurken gördüm.I saw Mary talking with a young man who had long hair.
O kendi saçını fırçalıyor.He is brushing his hair.
Tom'un saçı uzun.Tom's hair is long.
Tom'un saçı yağmurdan ötürü ıslak.Tom's hair is wet from the rain.
Mary saçını yüzünden itti.Mary pushed her hair away from her face.
En son ne zaman saçını kestin?When did you last cut your hair?
Ben onların saçını taramam.I don't brush their hair.
Tom'un at kuyruğu yaptığı uzun bir saçı var.Tom has long hair, which he wears in a ponytail.
Mary saçlarını tararken aynaya baktı.Mary looked into the mirror while she was brushing her hair.
Kuaför saçı makasla kesiyor.The hair dresser is cutting the hair with scissors.
Saçımı siyaha boyuyorum.I'm dyeing my hair black.
Onun saçı griye döndü.His hair has turned grey.
Onun saçı gümüş rengine döndü.His hair has turned silver.
Tüm bu Yeni Çağ saçmalıkları gerçekten garabet.All that New Age stuff is really weird.
Onların saçlarını tıraş etmem.I don't cut their hair.
Tom'un saçını kesen ben değildim.I wasn't the one who cut Tom's hair.
Tom benden saçını kesmemi istedi.Tom asked me to cut his hair.
Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.Tom went to the barbershop near the hospital to get his hair cut.
Tom, ilkbahara kadar saç tıraşı olmamaya karar verdi.Tom has decided not to get a haircut until spring.
Tom annesinin, onun saçını tıraş etme biçimini sevmez.Tom doesn't like the way his mother cuts his hair.
Tom genellikle, senede sadece iki ya da üç kez saçını kestirir.Tom usually only gets his hair cut two or three times a year.
Tom'un annesi ona, gidip saçını kestirmesini söyledi.Tom's mother told him to go get his hair cut.
Tom ve erkek kardeşi, genellikle birbirlerinin saçını keserler.Tom and his brother usually cut each other's hair.
Kendi saçını kesen bir arkadaşım var.I have a friend who cuts his own hair.
Onun saçını kesmem.I don't cut her hair.
Onun saçını tıraş etmem.I don't cut her hair.
Parkta siyah saçlı güzel bir kız vardı.There was a pretty girl with black hair in the park.
Siyah saçlı güzel bir kız parktaydı.A pretty girl with black hair was in the park.
Tom'un saçı darmadağınık.Tom's hair is disheveled.
Benim uzun sarı saçlarım var.I have long blonde hair.
Saçımda kum var.I've got sand in my hair.
Tom aynanın önünde saçını tarıyordu.Tom was combing his hair in front of a mirror.
Saçını kestirse, Tom neredeyse yakışıklı olur.Tom would be almost handsome if he got a haircut.
Bu senin kendi saçın mı?Is that your own hair?
Şimdi ne saçma konuşuyorsun?What nonsense are you talking now?
O sadece saçma.That's just absurd.
Mary saçını yaptırıyor.Mary is having her hair done.
O tam bir saçmalık.That's complete nonsense.
Bu saçmalıktan vazgeç.Stop this nonsense.
Mary'nin saçında bir çiçek var.Mary has a flower in her hair.
Birinin saçını kesmek gerçekten o kadar zor değil.It's not really all that difficult to cut someone's hair.
Tom saçımı kesti.Tom cut my hair.
Saçımızı aynı renge boyayabileceğimizi düşündüm.I thought we could dye our hair the same color.
Bunun saçma olduğunu düşünüyorum.I think that's ridiculous.
Senin saçın farklı.Your hair is different.
Hâlâ saç tıraşı olmam gerekiyor.I still need to get a haircut.
Saçın yoksa neden bir tarağa ihtiyacın var?Why do you need a comb if you have no hair?
Tom saçını nerede kestirdi.Where did Tom get his hair cut?
Kısa saç sana daha çok yakışıyor.Short hair looks better on you.
Kısa saçla daha iyi görünüyorsun.You look better with short hair.
Kısa saç onun üzerinde daha iyi görünüyor.Short hair looks better on her.
O, kısa saçla daha iyi görünüyor.She looks better with short hair.
Kısa saç onda daha iyi görünüyor.Short hair looks better on him.
Çarşamba günü saçımı kestiriyorum.I'm getting a haircut on Wednesday.
Afrika'da kadınların daha kısa ve kıvırcık saçları var.Women in Africa have shorter and curlier hair.
O saçını kırmızı boyadı.She dyed her hair red.
Mary saçını düzeltti.Mary smoothed her hair.
Tom yıllardır saçını siyaha boyadı.Tom has dyed his hair black for years.
Saçın ıslak bile değil.Your hair's not even wet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod