sıvı ile cümle
sıvı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak tanıdan şüphe ediliyorsa sinovyal sıvı analizi yapılmalıdır.Εάν, ωστόσο, είναι αβέβαιη η διάγνωση, θα πρέπει να γίνει ανάλυση αρθρικού υγρού.
Hidrostatik basıncın sıvının ağırlığına değil yükselti farkına bağlı olduğunu kanıtlamıştır.Αυτό σε αντιδιαστολή με την υδροστατική πίεση που εξαρτάται από την βαρύτητα.
Buna göre sokaklar direnişçiler ve sivillerin cesetleriyle doludur.Οι στοές του Οχυρού είχαν γεμίσει από ανθρώπινα πτώματα.
Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir.Består af civile hospitaler.
Leningrad şehir yönetimi Temsilciler Konseyi, 27 Haziran 1941'de sivil halktan "ilk tepki grupları" düzenledi.Den 27. juni 1941 organiserede deputeretrådet i Leningrad "Første respons grupper" af civile.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü.International Civil Aviation Organization.
Olay, Kuzey İrlanda Sivil Haklar Derneği'nin düzenlediği bir yürüyüş sırasında meydana geldi.Hændelsen indtrådte i forbindelse med en march arrangeret af Northern Ireland Civil Rights Association.
Böylece Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO-International Civil Aviation Organization) kurulmuştur.ICAO Publications (International Civil Aviation Organization).
Çok sivil öldürülür.Civile ville blive dræbt.
Bu olaylar da akciğerlere sıvı kaçması ile sonuçlanabilir.De kan som nævnt også angribe åndedrætsorganerne.
Bu tarihe kadar dünya sivil havacılık tarihinde gerçekleşen en büyük kazada, 346 kişi öldü.Alle 346 ombordværende omkommer i flyhistoriens indtil da værste flyulykke.
Sivillerin büyük çoğunluğu Polonyalı esirlerdi.De fleste af disse var polske fanger.
En büyüğü Triton sıvı nitrojenden kaynaçları ile jeolojik olarak etkindir.Den største, Triton, er geologisk aktiv med gejsere med flydende kvælstof.
Sivillerle bir işimiz yok.Buekorpsene har ingen militære opgaver.
Siviller ve askerler arasındaki fark ortadan kalkacaktır.Der blev nu sjældent skelnet mellem civile og soldater.
1963 - Martin Luther King, Alabama'da sivil haklar yürüyüşüne öncülük ettiği gerekçesiyle tutuklandı.1965 - Martin Luther King begynder borgerretsmarchen i Alabama.
Çoğu çocuk ve kadın binlerce sivil bombardımanda öldü.Tusinder hovedsageligt kvinder og børn døde i flammerne.
Wicker ayrıca sivil haklar hareketinde etkin oldu.Perry er også aktiv i at forsøge homoseksuelles rettigheder.
Savaş uzadıkça uzarken, zarar gören siviller de savaştan etkilenen alanlara yerleştirilmeye başlandı.Efterhånden som krigen fortsatte, begyndte de civile tabstal at stige i de krigshærgede områder.
Ayrıca sivil bir ödül olmasına karşın askeri personele de verilmekte ve üniforma üzerine takılabilmektedir.Udmærkelsen er civil, men kan også tildeles militærpersoner, og kan bæres på deres uniformer.
4 Şubat 2005 tarihinde, Ukrayna Güvenlik Servisi'nin (SBU) ilk kez sivil başkanı olarak görev yaptı.Den 4. februar 2005 blev Turtjinov udpeget som den første civile leder af Ukraines sikkerhedstjeneste (SBU).
Açık toplum yapısı sivil toplumun açık topluma geçişte itici güç olduğunu savunur.I et medborgerskabsorienteret samfund er der en åben dialog om samfundets udvikling.
Mayından yaralananların % 80’i sivillerden oluşuyor.98 ud af 100 ofre for granaterne er civile.
Genç Siviller.Nye Borgerlige.
Sivil İtaatsizlik KavramıCivil ulydighed
1920'li yıllarda Württemberg'te sivil polis amiri olarak çalıştı ve 1935'te Wehrmacht'a katıldı.I 1920'erne var Eberbach ved politiet i Württemberg, og i 1935 trådte han igen ind i hæren.
Hem askeri hem de sivil helikopterler arasında günümüze kadar üretilen en büyük ve en güçlü helikopterdir.Det er den tungeste og mest kraftfulde helikopter i produktion.
Kataeb milisleri tarafından yapılan Sabra ve Şatila Katliamında 762 ila 3,500 sivil öldürülmüştür.Massakren i Sabra og Shatila kostede mellem 700 og 3.500 mennesker livet.
Sivil insanları savaş bölgesinden çıkarmak gerekiyordu.Civilbefolkningen flygtede fra konfliktområderne.
Tula, siperlerdeki asker ve sivillerden oluşan kararlı savunmacılar tarafından elde tutuldu ve korundu.Tula selv holdt stand, beskyttet af sine befæstninger og beslutsomme forsvarere, såvel soldater som civile.
Ayrıca sıvı oksijen çok güçlü bir oksitleyicidir.Svovlbrintegas er desuden et kraftigt reduktionsmiddel.
Yine birkaç gün önce özellikle yüzde belirgin sivilceler oluşur.Kun 2 % af ægtemændene var privatansatte.
Bu ikmal hattı aynı zamanda kentten sivillerin tahliyesinde de kullanıldı.Ruten blev også brugt til at evakuere civile ud af byen.
Filtreden geçen madde bir sıvı, yani bir sıvı veya gaz olmalıdır.Det opløste stof kan være et fast stof, en væske eller en gas.
Uyanık bir şekilde Etiyopya sivil hakların koruyuculuğunu yapıyoruz.Dette førte til, at den etiopiske kampmoral forsvandt.
1947 - Sivil savaş komünistler ve ulusal kuvvetler arasında devam etmektedir.Borgerkrigen mellem nationalister og kommunister fortsatte.
Savaş sonrasında pek çok C-47 sivil taşımacılık amacı ile yeniden elden geçirilmiştir.Efter endt militærtjenste blev mange C-54 modificeret til civile brandslukningsfly.
Bu safhada, göğüste ve karında sıvı birikebilir.Den kan dække både bryst og ryg.
Sivil can kaybı sayısı tartışmalıdır.Antal dræbte er omdiskuteret.
Sivil haklar, her ülkede yaşayan insanların yasalara dayanarak sahip olduğu haklar.Statens forfatning er gyldig for alle, som bor på dets territorium.
Ayrıca ABD'nin en yüksek sivil ödülü olan Başkanlık Özgürlük Madalyası sahibidir.Sidstnævnte tildelte ham The Presidential Medal of Freedom, den højeste udmærkelse for civile personer i USA.
Ayrıca sivillerin katıldığı bir iç savunma düzeni organize edildi.Dertil var der mandskab fra civilforsvaret med i aktionen.
Légion d'honneur Fransa'nın en yüksek dereceli sivil nişanıdır.Connétable de France – Højeste militære embede i middelalderens Frankrig.
Şehirdeki askeri ve sivil eğitim kurumları şehir ekonomisine büyük katkıda bulunurlar.Servicetjenester og offentlig administration spiller en vigtig rolle i byens økonomi.
Birimler artık sivil bir binayı ele geçirip güç noktası olarak kullanabilmekte.Efterretningsmedarbejderen kan føre dig til en meget farlig position...
Filistinliler, İsrailli sivillere karşı intihar saldırılarına başladı.De palestinensiske infiltrørene stod bag en række drab på israelske civile.
Bu saldırıda şehir fiilen tamamen yıkıldı ve birçok sivil (kadın ve çocuk dahil) yaralandı.Dette angreb ødelagde landsbyen fuldstændigt og involverede en massakre på kvinder og børn.
Ayrıca silahsız binlerce sivil öldü.Mange fremmede civile døde også.
Sıvı basıncı o noktanın sıvı sütununun ağırlığı kadardır.Dette tryk afhænger af den resterende overliggende væskes højde.
Kadının önündeki bardakta yeşilimsi bir sıvı vardır.Et glas med en grøn væske (absint) står foran kvinden.
"Sistem hatası Genç Siviller"."DÆÆÆJJJÅÅÅ - Mød Fleksnes junior".
Bazı ihlâllerin işlendiğini kabul eden PYD, bunun sivillerin korunması için gerekli olduğunu savundu.Han forsvarede disse dreb som nødvendige for at sikre magten.
Depolanan savaş malzemeleri yok edildi ve bir sivil güvenlik görevlisi yaralandı.Under røveriet blev fabrikkens kasserer og en sikkerhedsvagt dræbt.
Amalgam; katı, yumuşak veya sıvı olabilir.Is kan være blød, hård eller sprød.
Gerektiğinde sivil kıyafetlerde çalışmaya izin verildi.De ble gitt tillatelse til å arbeide i sivile klær om nødvendig.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Konsulene hadde makt av høyeste rang i både sivile og militære saker.
Bernoulli ve Euler beraber çalışarak sıvıların akışı hakkında daha çok keşifte bulunmaya çalıştılar.Sammen med Bernoulli og Euler prøvde han å finne mer ut om strømmen av væsker.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü.Det europeiske luftfartssikkerhetsbyrå.
1845 yılında Michael Faraday bilinen gazların çoğunu sıvılaştırmayı başarmıştı.Michael Faraday hadde i løpet av 1845 klart å kondensere de fleste permanente gasser som var kjent på den tid.
1968'de, sıvı kristaller üzerinde çalışmaya başladı.I 1968 begynte han å studere flytende krystaller.