sıvı ile cümle
sıvı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nişanın sivil ve askeri olarak beş sınıfı bulunmaktadır.Orden finns i fem grader i både en civil och en militär avdelning.
Daha yüksek atmosfer basıncı, suyun sıvı kalacağı aralığı arttırır.Högre tryck i atmosfären kan utöka det område där vattnet kan förbli flytande.
Yine birkaç gün önce özellikle yüzde belirgin sivilceler oluşur.Numera är det bara några procent som är rätoromanskspråkiga.
Sivil ceza hukukunda en üst belirli ceza 21 yıl hapistir.I Norge är det strängaste straffet 21 års förvaring.
Sonra sivil hizmetini yaptı.Hon tog sedan tjänsteledigt.
Sıvıyağda kavurun.Vila i vatten.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Föreningens syfte ska huvudsakligen vara att främja allmännyttiga ändamål.
Laboratuvar testi, sıvı kaybının derecesini belirlemek açısından az bir klinik öneme sahiptir.Laboratorietester är till liten klinisk nytta för att fastställa graden av dehydrering.
Sivil toplum etiğini de gözetme gayreti içindedir.Det civila samhället ska också vara fullt delaktigt i övervakningsprocessen.
Kadınlara pek çok Batı ülkesinden önce sivil eşitlik ve politik haklar verildi.Gradvis fick kvinnorna rösträtt och myndighet i många västeuropeiska stater.
Yeterli sıvı, özellikle su almak.För andra betydelser, se Živa Voda.
Bu savaşta siviller de zarar gördü.Och inbördeskriget drabbar till slut även dem.
Bu safhada, kişide aşırı sıvı yüklemesi (çok fazla sıvının geri alınması) olabilir.Under detta stadium kan personen råka ut för vätskeöverbelastning (då för mycket vätska återupptas).
Askeri birliklerle birlikte sivil yerleşimciler de oblasta geldiler.Därtill kom de civilmilitära tjänstemännen.
Hindistan'ın ikinci büyük sivil Onur Nişanı Padma Vibhushan'a 2005 yılında layık görüldü.Han tilldelades 2005 Indiens högsta civila utmärkelse Padma Vibhushan.
Açıklamaya göre ölen sivillerin 288'i çocuk, 121'i ise kadın.Bland de döda fanns 288 barn och 121 kvinnor.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Vätska från blodet läcker genom väggarna i små blodkärl i kroppshålorna.
2007-2008 yıllarında NATO Afganistan Kıdemli Sivil Temsilciliği'nde Siyasi Danışman olarak çalışmıştır.2007-2010 arbetade hon som politisk sekreterare i Västra Götalandsregionen.
En büyüğü Triton sıvı nitrojenden kaynaçları ile jeolojik olarak etkindir.Den största, Triton, är geologiskt aktiv med gejsrar med flytande kväve.
Bölüm, Birleşik Devletler'deki Afroamerikan sivil haklar hareketine referanslar içerir.Filmen skildrar den afroamerikanska medborgarrättsrörelsens kamp för rättvisa.
Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir.Barn på sjukhus.
Erişim: 3 Mayıs 2012. ^ Pilot Lisans ve Sertifika Talimatı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü.Läst 7 oktober 2009 ^ Transportstyrelsen Har du rätt körkort?
Diğer bir belirtisi ise, sivilcelerdir.För andra betydelser, se Sivica.
Ayrıca dünya sivil havacılık tarihinde tek uçağın karıştığı en ölümcül kazadır.Räknat i antal dödsoffer är det världens värsta flygolycka med ett enda plan inblandat.
Bu birleşik sıvıya hemolenf denir.Vätskan kallas hemolymph.
Bir askerî ya da paramiliter kuvvetin sivilleştirilmesi de askersizleştirme olarak adlandırılır.En milis är en militär eller paramilitär enhet.
Adada yaşayan birçok sivil Japonya'ya kaçmıştır.Många av dessa tjänstemän flydde ön vid Japans invasion.
İğne deliği gözün üzerindeki şeffaf hücreler, aralarında bir sıvı bulunan iki katmana ayrıldı.Koppor kunde bildas i ögonen, och det kunde bli blödningar i näthinnan, båda kunde leda till blindhet.
Hastalık bulaşan insanlar intravenöz sıvılara ihtiyaç duyduklarında bunları en fazla bir iki gün kullanırlar.När en infekterad person behöver vätska intravenöst, brukar han/hon oftast bara behöva det i en dag eller två.
Merlin motorları gaz-üreteci güç döngüsü içinde roket yakıtı olarak RP-1 ve Sıvı oksijen kullanır.Merlinmotorerna använder RP-1 och flytande syre som drivningsmedel.
Sıvı helyum'un da en düşük sıcaklıkları elde etmeye yaradığı için kullanımı yaygındır.Flytande helium används också mycket, och gör de allra lägsta temperaturerna möjliga.
Aerogram kullanılarak yapılan askeri yazışmalar daha sonraları sivil kullanıma öncülük etmiştir.Från att enbart användas av militären spreds sedan användningen till civilt bruk.
Brom sıvı bir ametaldir.Guantanamera är en mild cigarr.
Bazen, mikroorganizmalar bu sıvıya enfeksiyon bulaştırıp ampiyeme neden olurlar.Ibland infekterar mikroorganismer denna vätska, vilket orsakar empyem.
Hidrolik, sıvıların mekanik özelliklerini inceleyen bir mühendislik dalıdır.Hydraulik är också ett ämne i ingenjörsvetenskapen som behandlar vätskors mekaniska egenskaper.
Sıvının kaynama sıcaklığında ölçülür ve genellikle joule/gram veya kJ/mol birimleri cinsinden ifade edilir.Aktiveringsenergin har vanligen beteckningen EA i ekvationer och brukar anges i joule/mol eller eV/molekyl.
Genellikle Sıvı Kristal Ekran (LCD) gösterye sahiptirler.Det vanliga är att digitalklockor använder sig av LCD-visning (flytande kristaller).
Sivil Hizmeti Yeniden Düzenleme kanunu, Yahudileri toplumdaki birçok alandan uzaklaştırdı.I vidare bemärkelse innebar arisering elimineringen av judar från samhällets alla områden.
Sivil Kadın.Hon är civilekonom.
Siklobütan renksizdir, sıvılaştırılmış biçimde ticari olarak temin edilebilir.RealVNC erbjuder kraftfull kryptering i sin kommersiella distribution.
Afrika Eksarhlığı hem sivil hem de askeri güçlerle etkili bir Vali-Generallik idi.Korståget blev dock ett allmänt misslyckande både på militärt och personligt plan.
Microsoft Flight Simulator ve FlightGear gibi oyunlar sivil uçuş simülasyonlarına örnek verilebilir.Enligt denna definition är Microsoft Flight Simulator en civil flygsimulator.
Toplantıdaki ana talepler özgürlük, sivil haklar ve ulusal birlikti.Partiets viktigaste frågor är ökad frihet och civilrätt, samt medlemskap i Europeiska unionen.
Saldırıda en az 20 sivil öldü.Ett tjugotal civila dödades vid bombfällningen.
Genç Siviller.Civilekonom.
Sivil savaş yılları takip ediyordu.De följande åren präglades av inbördeskrig.
Ayrıca Dalaman'da askeri ve sivil havaalanı bulunmaktadır.Nära staden finns även en militär- och civilflygplats.
Çağlayan Orhangazi’de birçok sivil toplum kuruluşunda da yöneticilikler yapmıştır.På samma sätt är det i många evangelikala samfund.
Hem askeri, hem de sivillere kolluk kuvvetliği görevi yapar.Men både civila och militära myndigheter var naturligtvis på sin vakt.
İnsanlar ikiye ayrılmıştır: 1) Sıradan siviller 2) Federasyon'a bir şekilde hizmet ederek "Vatandaş" olanlar.Ett autonomt oblast (1 enda) tillvaratar officiellt en folkgrupps intressen.
Sivil hükümetle yönetilen Kolombiya’da günümüzde iç karışıklıklar devam etmektedir.Istället har narkotikaodlingen ökat i områden som nu officiellt kontrolleras av den colombianska regeringen.
Bu bölgelerdeki sivilleri etkileyen politik durumlar dolayısıyla saha görevleri kuruldu.Politiska partier i provinserna kämpade för verkligt politisk inflytande.
Kariyerinin sonraki yıllarında hem askeri hem de sivil havacılık komitelerine danışmanlık yaptı.I den senare karriären tog hon emot beställningar från såväl privata som offentliga aktörer.
2007'de erkek tipi kellikte yeni %5'lik köpük solüsyonun sıvı solüsyondan daha etkili olduğu gösterildi.År 2007 förutspås att mer än 50 % av alla nya typer av ljuskällor som levereras vara av typen LED.
Sivil havacılıkta da benzer şekilde aviyoniklerin uçak maliyetlerindeki payı oldukça fazladır.De innehöll ungefär samma funktioner som flyglarna.
Bazı vakalarda sıvı seviyesi görülebilir.I vissa fall kan vätska samlas kring testikeln.
Bu levhalar sıvıyı manyetik alanlara bölebilir, bu alanlarda iletkenlik göreceli olarak zayıftır.Detta kan bero på att de lever i områden med hög vågaktivitet där skalen mals sönder.
Alman birliklerine sivil saldırıları önlemek.Förhindra civila angrepp mot de tyska trupperna.
Sıvının yarısı ilk 8 saatte, gerisi ise sonraki 16 saatte verilmelidir.Половину рідини необхідно ввести впродовж перших 8 годин, залишок — протягом наступних 16 годин.
1845 yılında Michael Faraday bilinen gazların çoğunu sıvılaştırmayı başarmıştı.У 1845 році Майкл Фарадей зміг здійснити зріджування більшості відомих тоді газів.