sıvı ile cümle
sıvı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna göre sokaklar direnişçiler ve sivillerin cesetleriyle doludur.De straten en de pleinen van een stad liggen bezaaid met lijken van politieke tegenstanders van het regime.
Sivil can kaybı sayısı tartışmalıdır.Over het aantal slachtoffers bestaat discussie.
Bunlardan geceleri sıvı çıkar (Gutasyon).Zij behoren tot het geslacht van de nachtschadeachtigen.
Ayrıca saldırı sonucunda 3 sivil ve 9 asker yaralandı.Bij deze actie raakten verder 34 activisten en 9 militairen gewond.
Kasır yapılan ek ve değişikliklere rağmen 16. yüzyıl Osmanlı sivil mimarlığının tüm özelliklerini yansıtıyor.Ondanks alle verbouwingen en restauraties heeft het orgel zijn 16e-eeuwse klank behouden.
Siviller katledildiler.Inwoners werden vermoord.
Conetta'nın çalışması toplam sivil kayıplarını 1,000 ile 1,300 arasında olduğunu belirtmiştir..Vakbond CNV Vakmensen vreest dat hierbij tussen de 1000 en 1500 banen verloren gaan.
Su ve diğer sıvılar üretim işlemi esnasında bir ürün üzerinde birikebilir.Men kan alleen voedsel en andere bestaansmiddelen verkrijgen door arbeid uit te oefenen op productiemiddelen.
Bu nedenle suyun katı hâli, sıvı hâlinden daha hafiftir.Zoet water is namelijk lichter dan zout water.
Atom bombası binlerce sivilin kaybına neden olmuştur.De mijn maakte veel burgerslachtoffers.
n-Pentan normal koşullar altında renksiz ve sıvı halde bulunan bir kimyasal maddedir.Ethaan is onder normale omstandigheden een kleur- en reukloos gas.
SOS Racisme, 1984'te kurulan Fransız ırkçılık karşıtı sivil toplum kuruluşu.De eenheid RAID is een in 1985 opgerichte antiterreur interventie-eenheid van de Franse Nationale politie.
Saldırıda üçü polis, biri sivil 4 kişi hayatını kaybetti.Drie van hen overlijden ter plekke, het vierde slachtoffer vecht voor zijn leven.
Bu kapalı alanı oluşturarak sıvı içinde basınç altındayken suya daldırılır.Om deze vloeistof te maken wordt water onder lage druk in de bodem geïnjecteerd.
Kararınızı reddediyorum" diye bağırdı ve küçük bir kahverengi şişe içindeki sıvıyı içti."Ik weet niet eens hoe ik een fles champagne moet ontkurken", zei hij na de huldiging in gebroken Engels.
Sivil bir havalimanıdır.Het is een publiek vliegveld.
Köksapından dokumaları safran rengine boyamakta kullanılan sarı bir sıvı elde edilir.Daarover draagt de priester een kazuifel in de liturgische kleur.
Bu koridoru sivillerin kullanmasına izin verilmedi.Dit station is niet in gebruik voor personenvervoer.
İsyan, Sivil itaatsizlik hareketi için önemli bir adım olarak değerlendirilir.Het wordt beschouwd als een belangrijke stap in de protestantse visie op burgerlijke ongehoorzaamheid.
Akışkan tipleri ise sıvı veya gaz esaslı olabilirler.Koelmiddelen kunnen vloeibaar of gasvormig zijn.
Sıvı birikir ve artık vücut içinde dolaşmaz.De stof droogt snel en plakt niet aan het lichaam.
Bu sayılar sadece idam edilen siviller içindir.Het betreft alleen ingeschreven bewoners.
Ancak, süreklilik varsayımı yerine ayrık daha sürekli olarak sıvıları görmektedir.Doch daarnaast heeft hij de zeldzame gave om dat wat hij zien laat, op zijn voordeligst te doen uitkomen."
Ne var ki, zaman zaman sivil hedefler de bu bombardımana hedef olmuştur.De nachtelijke bombardementen troffen echter vaak burgerdoelen.
Üst Kısmında Mavi bir sivit giyer üzerinde "S" işareti vardır.Boven de ruit staat een gekroonde blauwe "S" als verhoging.
Ancak bir süre sonra takip edilen uçağın başka bir sivil uçak olduğu ortaya çıktı.Daarna bleef het terrein nog een tijd in gebruik als privévliegbaan.
Çatıda kullanılan topuzlar son iki yüzyıldan sonra ilk defa bir sivil yapıda yapılıyor.De plannen voor een halte in de wijk Stadshagen ontstonden voor het eerst in de jaren nul van de 21e eeuw.
Bu vücudun sıvı miktarını ve dolayısıyla kan basıncını artırır.Hierdoor stijgt het bloedvolume en daarbij ook de bloeddruk.
Sıvı halde satılırlar.Zij zijn uitgerust met luchtvering.
Greenwald anayasal ve sivil haklar savunucusu olarak çalıştı.Girard was bevoegd voor Oorlog en Openbare Werken.
Bu terörist saldırılar sonucu çok sayıda Amerikalı sivili hayatını kaybetmiştir.Naar mededelingen van het Britse leger hebben zij waarschijnlijk hiermee honderden Koerdische levens gespaard.
Fundación Pies Descalzos, Kolombiya'da faaliyet gösteren bir sivil toplum örgütüdür.Met haar stichting Pies Descalzos komt Shakira op voor straatkinderen in Colombia.
Erkek çocuk dönüp bakmadan sıvıştı.De jongen liep weg zonder om te kijken.
Lothersdale, İngiltere'nin Kuzey Yorkshire şehrinde bulunan Craven County'de sivil bir cemaattir.Lothersdale is een civil parish in het bestuurlijke gebied Craven, in het Engelse graafschap North Yorkshire.
Greenwald anayasal ve sivil haklar savunucusu olarak çalıştı.Greenwald pracował jako prawnik zajmujący się sprawami przestrzegania praw konstytucyjnych oraz obywatelskich.
Ocak 1810 tarihine kadar bu madalya hem sivillere hem de askerlere verilebiliyordu.Medal ten do 1917 mógł być nadawany jedynie żołnierzom i podoficerom.
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.Niestety nikt nie wie, ilu ludzi zginęło.
Sıvının yarısı ilk 8 saatte, gerisi ise sonraki 16 saatte verilmelidir.50% płynów należy podać w ciągu pierwszych 8 godzin, drugie 50% w ciągu następnych 16 godzin.
Bu kargaşılık sırasında Valter Eva ile birlikte oradan sıvışmaya başlarlar; ama onları Sachs durdurur.Podczas zamieszania Ewa i Walter próbują uciec, ale zapobiega temu Sachs.
Yaklaşık 450 profesyonel asker, 340 gönüllü asker ve 100 kişilik sivil kuvvetten oluşmaktadır.W jej skład wchodzi 450 (2011) zawodowych żołnierzy, około 340 rekrutów i 100 pracowników cywilnych.
Sivillerin esirlere esirlere yardım etmesi yasaklandı.Ludności cywilnej surowo zabraniano udzielania pomocy więźniom.
Çekirdek ve örtü sıvısını ayırmanın kazanımları şunları içerir: Basitleştirilmiş yakıt işlemi.Korzyści wynikające z oddzielenia od siebie płynów rdzenia i płaszcza to: Uproszczone przetwarzanie paliwa.
Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir.Odwiedzał wojskowe szpitale.
Aynı zamanda bu sıvılar insanın karakterini de belirler.Wówczas widzowie poznają również ludzką twarz tej postaci.
Sivil Bayrak Hükümet Bayrağı Gemi Bayrağı Sivil hava kuvvetleri bayrağı Kraliyet hava kuvvetleri bayrağıFlaga prezydencka Flaga Policji Flaga Sił Powietrznych Cywilna bandera Sił Powietrznych
Bu askerî ya da sivil amaçlı olabilir.Mogą mieć przeznaczenie cywilne lub wojskowe.
Olaylar sırasında 14 sivil öldü ve 702 kişi yaralandı.W trakcji akcji zginęło 14 Litwinów, a 702 odniosły obrażenia.
Yine birkaç gün önce özellikle yüzde belirgin sivilceler oluşur.Zaledwie kilka procent stanowią protestanci.
David silindiri ve içindeki sıvıyı inceler.David bada cylinder i ciemny płyn z jego wnętrza.
Ilmu sivil dans (munmu) ve askeri dans (mumu) olarak ikiye ayrılır.Ilmu na tańce wojskowe (mumu) i cywilne (munmu).
Bu seferler birçok Çinli sivilin ölümüyle sonuçlanmıştır.Wielu z nich było naocznymi świadkami tragedii ludności chińskiej.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.Śmiertelność wśród mieszkańców cywilnych była najwyższa od czasów II wojny światowej.
Şirketin büyük sivil uçak motoru CFM International CFM56'dır.Silniki te są następcą modelu CFM International CFM56.
Birçok taksi şirketi, filolarını sıvılaştırılmış doğal gaz ile çalıştırmaktadır.Wiele firm taksówkowych zamierza uruchomić pojazdy na skroplony gaz.
Çünkü o zaman diliminde insan ve sivil hakları ifadesi sadece erkekler için geçerliydi.Postanowienia Deklaracji praw człowieka i obywatela obejmowały równouprawnieniem jedynie mężczyzn.
SPT, suda kolayca çözünür. pH-nötr bir sıvıdır.Jest łatwo rozpuszczalny w wodzie – roztwór ma barwę fioletową.
İkinci grup ise sivilerdi.Pozostała szóstka była politykami.
Genellikle civalı (sıvılı) ve aneroid (havalı) olmak üzere yaygın olarak kullanılan iki çeşidi vardır.Jest on podzielony na dwie części:(pierwsza część) Purvabhaga a (druga część) Uttarabhaga.
1926 - Robert H. Goddard, ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.1926 – Amerykanin Robert Goddard przeprowadził pierwszą próbę startu rakiety napędzanej paliwem płynnym.
SCP-294: SCP-294, sıvı forma bürünebilen veya sıvı formdaki hemen hemen her şeyi dağıtabilir.SCP-294: automat do kawy, który może podać wszystko, co może istnieć w stanie cieczy.