sıvı ile cümle

sıvı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Terhis edilip sivil hayata geri dönmüştür.Der Rest kehrte ins Zivilleben zurück.
"Sivil Hava Trafiğine Açık Havaalanları".Heute steht der Flugplatz dem zivilen Flugverkehr offen.
Gerçek zamanlı fizik ve sıvı sistemi.Die wahre naturgemäße Heil- und Lebensweise.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Das zeigt den Einsatz der Fahrzeuge vorrangig für den zivilen Bereich.
GPS sistemi, ancak 1980'lerde sivil kullanıma açılmıştır.Erst ab den späten 1980er Jahren stand GPS zur Ortsbestimmung zur Verfügung.
Konu, bunun üzerine sivil mahkemeye intikal etti ve kendisi bu olaydan beraat etti.Dieser legte daraufhin Klage bei einem Zivilgericht ein und bekam vor diesem Recht.
Üniformaları atıp sivil giysiler edindiler.Sie trugen Zivilkleidung und waren unbewaffnet.
Bunlardan geceleri sıvı çıkar (Gutasyon).So wurden ihm Ein Sommernachtstraum und Nachtlied gewidmet.
Elinizde açık yara varsa vücut sıvıları ile temas etmemeye çalışınız.Wenn sie ausfallen, unterbrechen sie die Luftzufuhr nicht.
Bunlardan amonyak sıvı, diğerleri ise katı olup, amonyaktan elde edilirler.Es gab Weichtiere, darunter Ammoniten und die kalmarartige Belemniten.
NICRA kendisi için bilinçli olarak ABD'deki sivil haklar hareketi'nin modelini benimsedi.Malik ist aktiv in der amerikanischen Umweltgerechtigkeitsbewegung.
Bu yük iyonları, tüm sinir sistemi etrafındaki sıvılarda bulunur.Dornenfortsätze treten bei allen Wirbeltieren im zentralen Nervensystem auf.
Litvanya Silâhlı Kuvvetleri 2,400 sivil personel dahil, 15 bin etkin çalışandan oluşmaktadır.Insgesamt gehören der Bereitschaftspolizei 2400 Mitarbeiter an.
Birçok sivil toplum kuruluşunda yönetici olarak görev üstlendi.Für die Leitung war ein ziviler Verwalter eingestellt.
Aynı dönemde ölen sivil sayısı ise 5,557 dir.Die Zahl der zivilen Opfer wurde mit 5.535 angegeben.
Bu da, Müttefiklerin Japon savaş esirleri ve sivilleri besleme çabalarını daha da zor bir hale getirdi.Das japanische Militär setzte asiatische Zivilisten und Kriegsgefangene zur Zwangsarbeit ein.
Sıvı sızıntısı ve kötü koku salınımı yasaktır.Schneemobile und das Entzünden von Feuer sind strikt verboten.
Bu anizotropi likit kristallerin akışını diğer sıvıların akışından farklı kılar.Dadurch unterscheidet sich das Wasserglas von anderen Glastypen.
Bu isyanlarda binlerce sivilin ölümüne neden olunmuştur.Bei diesen Aktionen wurden Tausende Zivilisten erschossen.
Sıvı formik asit (formic acid) uygulamasında çözelti % 65 oranında olmalıdır.Typisch ist eine maximale Luftfeuchtigkeit von 65 % realisierbar.
Mi-26 Askeri ve sivil nakliye amaçlı geliştirilen versiyonu.Ein biographisches Handbuch für Militair- und Civilpersonen.
Katedral şövalyeleri genellikle yüksek rütbeli sivil ya da askeri görevlilerden oluşmaktaydı.Die Historiker waren zumeist hohe Beamte oder Offiziere.
Pasaport standardizasyonu 1980 yılında Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü himayesinde gerçekleştirildi.Die International Civil Aviation Organization standardisierte das Verfahren 1984.
Abisi onun gözündeki siyah sıvıyı durdurabilen tek kişidir.Die Henne dieser Art hat als einzige in der Gattung dunkelblaues Gefieder.
1 Şubat 2017'de tekrar sivil havacılığa açılmıştır.Zum 1. Januar 2017 wurde Opatówek wieder zur Stadt erhoben.
Öldürülen Beyaz sivil ve Seminolelerin sayısı da belirsizdir.Le nombre de civils blancs et séminoles tués est également incertain.
Bir askerî ya da paramiliter kuvvetin sivilleştirilmesi de askersizleştirme olarak adlandırılır.Faire d’un corps militaire ou paramilitaire un corps civil constitue aussi une forme de démilitarisation.
Böylece Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO-International Civil Aviation Organization) kurulmuştur.Ils créent ainsi l'Organisation de l'Aviation Civile Internationale (ICAO).
Tüm bu füzeler sıvı iticiler kullanmaktaydılar.Toutes ces fusées utilisaient des propergols liquides.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Les consuls ont un pouvoir suprême à la fois en ce qui concerne les domaines civil et militaire.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.Elle supervise l'aviation civile du pays et enquête sur les accidents et d'incidents aériens.
An-2, 2001 yılına kadar üretildi ve dünya çapında askeri ve sivil kullanıcılar tarafından kullanılmıştır.Le Do 228 est mis en œuvre sur tous les continents par des utilisateurs civils et militaires.
Bu, çoğu sivil ihtiyaçlar için fazlasıyla yeterli yaklaşık 5 metre doğrulukta, bir iyileşme sundu.Ceci permit une amélioration de la précision d’environ 5 mètres, ce qui est suffisant pour les besoins civils.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.Le nombre de victimes civiles est l'un des plus élevés de toutes guerres, depuis la Seconde Guerre mondiale.
Ordu sivil kontrol altındadır.Il est sous contrôle militaire.
Tipp-Ex bir sıvı düzeltme markasıdır.Tipp-Ex est une marque de produits de correction.
Yağmalama sırasında ordu düşmanın sivil nüfusunu yok eder.Par la dévastation, l’armée attaque la population civile de l’adversaire.
Ancak, süreklilik varsayımı yerine ayrık daha sürekli olarak sıvıları görmektedir.Ce jour-là il parut plus triste que de coutume.
Bir sıvı (dağılan faz), öbürünün (dağınılan faz) içinde dağılmış durumdadır.L'un d'entre eux inséminera l'autre.
Sivil bir havalimanıdır.C'est un aéroport civil.
Sudan'daki mültecilere Çad'dan kaçmaya çalışan siviller de katıldı.Des centaines de Zaghawa du Tchad ont également fui au Soudan pour se fuir les combats.
Young ile Scott ise sivillerin bölmesine girmenin bir yolunu bulur.Young et Scott cherchent toujours une solution pour sortir Scott de la crevasse.
2012 yılında seçildi, Brian Sims aynı zamanda bir avukat ve LGBT sivil hakları savunucusu.Élu en 2012, Sims est avocat de profession et un défenseur des droits des homosexuels.
Hava girişinin kesilmesiyle birlikte sıvı akışı da durur.Le flux d'air continue en même temps de passer par la bouche.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü.Dirección General de Aeronáutica Civil.
Kan plazması, kanın sıvı kısmıdır.Le plasma est un des composants du sang.
Diğer bir belirtisi ise, sivilcelerdir.Le reste des victimes sont des civils.
Sivil halk kısmen katliama uğradı.La population est en partie exterminée.
Bu ortam katı, sıvı veya gaz halde olabilir.Ce milieu peut être solide, liquide ou gazeux, pour autant qu'il soit transparent.
Adada yaşayan birçok sivil Japonya'ya kaçmıştır.De nombreux habitants se réfugient au Japon.
Hamas sivillere yeriden kımıldamamalarını söyledi.De son côté, le Hamas avait demandé à la population de ne pas quitter les lieux.
Aynı şey, sıvı azot için de geçerlidir.La même tendance est observée pour l'acide nitrique.
Sivillerin esirlere esirlere yardım etmesi yasaklandı.Il était interdit aux gardiens de parler aux prisonniers.
Padma Vibhushan ödülü Hindistan’ın ikinci en iyi sivil ödülüdür.Padma Vibhushan est la deuxième distinction civile la plus élevée en Inde.
"Sistem hatası Genç Siviller".‘Le stress des jeunes chercheurs américains.’
Bu isyanlarda binlerce sivilin ölümüne neden olunmuştur.Ces raids entraînèrent la mort de milliers de civils.
Genç Siviller.Des jeunes gens.
1 milyon sivil baskınlar sonrasında tahliye edildi.Un million d’immigrés sont expulsés.
R. Erdem Erkul'un hayatında Sivil Toplum Faaliyetleri çok önemli bir yere sahiptir.L'équipe Rabo Liv Women est particulièrement active.
Siklobütan renksizdir, sıvılaştırılmış biçimde ticari olarak temin edilebilir.Il s’agit d’un gel synthétique qui peut être acheté commercialement.

İlgili Sayfalar