Biraz su alabilir, bir harita alabilir, bir sırt çantası alabilirsiniz.אתה יכול לקחת קצת מים, להכין מפה, אתה יכול לארוז תרמיל.
Biraz su alabilir, bir harita alabilir, bir sırt çantası alabilirsiniz.فأنت يمكنك ان تأخذ معك - في فريق الانقاذ - المياه والخرائط والمعدات اللازمة
Biraz su alabilir, bir harita alabilir, bir sırt çantası alabilirsiniz.そしてリュックサックもいるでしょう。 でも、本当に大事なのは、
Biraz su alabilir, bir harita alabilir, bir sırt çantası alabilirsiniz.山地救援中,
Bir diriliş için umut olabilir. Onaltı saat yatakta! sırtıma küçük bunu düşünmek ağrıyordu.부활 희망 수 있습니다. 침대에서 열 여섯 시간! 내 등에의 작은
Bir diriliş için umut olabilir. Onaltı saat yatakta! sırtıma küçük bunu düşünmek ağrıyordu.Šestnáct hodin v posteli! malé na zádech toužil myslet na to.
Bir diriliş için umut olabilir. Onaltı saat yatakta! sırtıma küçük bunu düşünmek ağrıyordu.יכול לקוות לתחיית. שש עשרה שעות במיטה! הקטן של הגב שלי
Bir diriliş için umut olabilir. Onaltı saat yatakta! sırtıma küçük bunu düşünmek ağrıyordu.ويمكن الأمل في قيامته. ستة عشر ساعة في السرير! الصغيرة في ظهري
Bir diriliş için umut olabilir. Onaltı saat yatakta! sırtıma küçük bunu düşünmek ağrıyordu.それを考えると痛んだ。
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.A következőről: A nő leszed pár levelet, berakja a hátán lévő kosárba,
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.De vrouw plukt de bladeren en gooit ze in de korf op haar rug.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.Femeia culege câteva frunze, le pune în coșul din spatele ei.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.이 여성이 찻잎을 따서 등뒤에 바구니에 담고 있습니다.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.Kobieta zrywa kilka liści, wkłada je do kosza na plecach.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.La dame ramasse quelques feuilles, les met dans un panier sur son dos.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.la donna raccoglie un paio di foglie, le mette nella cesta che ha sulle spalle.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.La mujer recoje unas hojas, las pone en la cesta de atrás.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.Seorang wanita memetik beberapa helai daun, lalu meletakkannya ke dalam keranjang di punggung.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.Η γυναίκα μαζεύει μερικά φύλλα και τα βάζει σε ένα καλάθι στην πλάτη της.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.Дамата откъсва няколко листа, оставя ги в кошницата отзад.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.Женщина срывает несколько листков и кладёт их в корзину за спиной.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.האשה קוטפת כמה עלים, מניחה אותם בסלסלה שהיא נושאת על גבה.
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.المرأة تقطف مجموعة من الأوراق، وتضعهم في سلة على ظهرها
Bir kadın birkaç yaprağı toplar ve sırtındaki sepetin içine koyar.十回やってみてください
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.Buren på ryggen runt en massa personer. Hey,hey!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.- Cõng đi trước mặt nhiều người. - Này này!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.- Een ritje op de rug tussen veel mensen <br. Hey, hey!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.- Essere portata sulle spalle in mezzo a tanta gente. Ei, ei!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.Huckepack tragen unter vielen Menschen. Hey! Hey!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.Jazda na barana wśród wielu ludzi. Hej, hej!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.Me faire porter sur son dos dans une foule de gens. Hey Hey!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.- "Nesenie na chrbte medzi množstvom ľudí."<br />- Hej, hej!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.- Nošení na zádech před spoustou lidí.. - Hej, hej!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.Purtatul in spinare (Piggy back ride) de fata cu multe persoane. - Hei, hei!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.-Να με κουβαλήσει στην πλάτη του μπροστά σε κόσμο. -Έι, έι!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.Да не носи на гърба си сред много хора. - Хей, хей!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.- Забраться на спину среди многих людей. - Эй, эй!
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.שק קמח ליד הרבה אנשים
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.-رحلة العودة من بين الكثير من الناس -إنتي
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.美しい月を見ること 一緒に手をつなぐこと 一晩中電話すること 結婚すること
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Egy turista utazik a skót felföldön, és megáll egy kocsmában egy italra.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Ein Tourist auf Rucksacktour durch die schottischen Highlands kehrt auf einen Drink in einen Pub ein.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.En turist er på rygsæktur i højlandet i Skotland, og han stopper ved en pub for at få noget at drikke.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.한 관광객이 스코틀란드의 산악지대를 통과하며 배낭여행을 하는데, 선술집에 음료를 마시기 위해 멈춥니다.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Người lữ hành nọ rảo bước trên những cao nguyên của vùng Scotland, ông ta dừng chân ở một quán rượu.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista baťůžkář prochází skotskou vysočinou a zastaví se v hospodě na pití.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista s ruksakom ide cez vysočiny Škótska a zastaví sa v krčme na drink.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turysta podróżuje z plecakiem przez wyżyny Szkocji i zatrzymuje się w pubie na coś do picia.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista fa escursionismo nelle Highland scozzesi, e si ferma in un pub a bere.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista mochilero va por las tierras altas de Escocia y se detiene en un pub a tomar un trago.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turist călătoreşte în ţinuturile muntoase ale Scoţiei, şi se opreşte la un pub pentru a bea ceva.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Андрю Стантън: Един турист обикаля из планините на Шотландия и спира в кръчма за едно питие.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Турист совершает поход по высокогорью Шотландии. Он заходит в паб чего-нибудь выпить.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.תרמילאי אחד מטייל לו ברמות של סקוטלנד, והוא עוצר למשקה באיזה פאב.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.يجول سائح بحقيبة ظهر عبر مرتفعات أسكتلندا، ويتوقف في حانة ليشرب.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.旅行中に 何か飲もうと パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした
Biz gerçekten gupide yeni bir sırt omurgası bulmakla ilgili heyecanlanırız.우리는 거피에서 척추를 찾아내는 것만으로도 흥분하죠.
Biz gerçekten gupide yeni bir sırt omurgası bulmakla ilgili heyecanlanırız.la découverte d'une épine dorsale nouvelle sur un guppy nous passionne réellement.
Biz gerçekten gupide yeni bir sırt omurgası bulmakla ilgili heyecanlanırız.אנחנו באמת מתרגשים ממציאת מינים חדשים של דגים.
Biz gerçekten gupide yeni bir sırt omurgası bulmakla ilgili heyecanlanırız.ونحن في الواقع متحمسون لإيجاد العمود الفقري الظهري في غوبي.