Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.그들이 등을 내게로 향하고 얼굴을 내게로 향치 아니하며 내가 그들을 가르치되 부지런히 가르칠지라도 그들이 교훈을 듣지 아니하며 받지 아니하고
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.ויפנו אלי ערף ולא פנים ולמד אתם השכם ולמד ואינם שמעים לקחת מוסר׃
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.وقد حولوا لي القفا لا الوجه وقد علّمتهم مبكرا ومعلّما ولكنهم لم يسمعوا ليقبلوا ادبا.
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們 以 背 向 我 、 不 以 面 向 我 . 我 雖 從 早 起 來 教 訓 他 們 、 他 們 卻 不 聽 從 、 不 受 教 訓
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們以 背向 我 、 不 以 面向 我 . 我 雖從 早起 來教訓 他 們 、 他 們卻 不 聽從 、 不 受 教訓
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Devi torcere il collo e tirar su la testa, arcuare la schiena.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Je draait je hoofd omhoog, kromt je rug - het is een uitputtingsslag."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."몸을 비틀어 고개를 들어야 하는데, 진 빼는 거죠."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Îți ridici capul în sus, îți încovoi spatele, e extenuant -- " ea era ocupată, n-avea timp.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Vous soulevez la tête, courbez le dos, c'est épuisant --" elle était occupée, elle n'avait pas le temps.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Усукваш шия, извиваш гръб, изтощително е...", тя била заета, нямала време.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Odwracasz głowę, wyginasz plecy, co za wysiłek".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Temos de virar a cabeça, arquear as costas, é cansativo".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Σηκώνεις το κεφάλι σου, κυρτώνεις την πλάτη σου, είναι εξαντλητικό".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Придется вытягивать голову, выгибать спину. Это утомительно."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."את צריכה לעקם את הראש, לקשת את הגב, זה מתיש..."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."انت تلوين راسك تقوسين ظهرك انه مرهق
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."彼女は忙しくて時間がありませんでした
Beni burada tüm gece sırtına alıp gezdirmişti.A háton cipelés az éjszakában is itt volt.
Beni burada tüm gece sırtına alıp gezdirmişti.C'est aussi ici qu'il m'a portée sur son dos toute la nuit.
Beni burada tüm gece sırtına alıp gezdirmişti.وهنا ايضا حيث حملني على ضهره طيلة الليل
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil."Du kommer å bära mig på ryggen?! Nej det är inte det!
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.Je gaat me op je rug dragen? Nee dat bedoel ik niet!
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.업어준다고? 아니지.
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.<I>?תעשה לי שק קמח <I>!לא זה לא זה
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.<i>いいや! いいわ
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.Ma vei plimba in spate? Nu , nu in felul asta!
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.*Mi farai fare un giro a cavalluccio? No, non è questo!
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.Sinä päästät minut reppuselkään? Ei, sitä!
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.*Θα με κουβαλήσεις στην πλάτη; Όχι δεν είναι έτσι!
Beni domuz gibi sırtında taşımak mı? <i>Hayıe öyle değil.* ستحملني على ظهرك؟ كلا , ليس هذا
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Il me poignarde tout le temps dans le dos, et il m'abandonne...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Mindig hátbaszúr és elhagy...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Με μαχαιρώνει πισώπλατα συνέχεια και με αφήνει πίσω...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...انه يطعنني دائما في الظهر ويتركني خلفه..لكن فجأة
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Cu asprimea mea ignorantă, arogantă, în mândria mea secretă, eu întorcându-mă cu spatele.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Ik betoonde me een domme, arrogante lomperik, een verwaande kwast die haar ontkende.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.내 무지하고, 교만한 천박함, 나의 비밀스런 오만, 나의 외면.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.La mia crudezza ignorante, arrogante, il mio segreto orgoglio, il mio girarmi dall'altra parte.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Meine ignorante, arrogante Ungehobeltheit, mein geheimer Stolz, wie ich mich wegdrehe.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Mi ignorante, arrogante grosería, mi orgullo secreto, mi huída.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Moja bezwiedna, wyniosła szorstkość tajemna duma, odwrócenie się.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Моя непонимающая, обидная грубость, моя тайная гордость, мой отказ.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Моята невежа, арогантна грубост, моята тайна гордост, отвръщането ми.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.החיספוס היהיר והנבער שלי, גאוותי הנסתרת, הפניית-הגב שלי,
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.تجاهلي , تغطرسي الفظ , اعتزازي السري , ابتعادي .
Beni ,sa,sırtıyorsun.Du förvånar mig.
Beni ,sa,sırtıyorsun.Du overrasker mig.
Beni ,sa,sırtıyorsun.Me sorprendes.
Beni ,sa,sırtıyorsun.Mi sorprendi.
Beni ,sa,sırtıyorsun.Olen yllättynyt.
Beni ,sa,sırtıyorsun.Surpreendes-me.
Beni ,sa,sırtıyorsun.Złamałeś tabu? Zadziwiasz mnie.
Beni ,sa,sırtıyorsun.Με εκπλήσσεις.
Beni ,sa,sırtıyorsun.Ты меня удивляешь.
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin?Hogy merészelt hátbaszúrni!
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin? "Kraliyet ailesi politik anlamda tarafsız olmalı."Πως τόλμησες να με καρφώσεις πισώπλατα. "η Βασιλική Οικογένεια πρέπει να είναι πολιτικά ουδέτερη"
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin?كيف امكنك طعني في الظهر؟
Ben sırtıma izlerken gerekir.Aku butuh kau menonton punggungku.
Ben sırtıma izlerken gerekir.Am nevoie de tine uitam spatele meu.