Ana içeriğe geç
Sözlük

sırf ile cümle

sırf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Ve fakir insanların sırf biz bu tek kullanımlık ürünlere sahip olalım diye ödedikleri bedeli göremiyoruz.社会に流通させるため、貧しい人たちが 払っている代償に気付いていません それに、貧しい人たちが被害を受けるのは、
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.제가 저희 자랑을 하는지는 모르지만 2006년 한해에만 저희가 국제적인 상을 3회 수상 했는데,
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.2006年だけで 3つの国際的な賞を頂きました 国際新聞編集者協会からは
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.E non so se possa considerato un vanto, ma nel solo 2006, abbiamo vinto tre premi internazionali.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Ich weiß nicht, ob ich jetzt angeben, aber nur 2006, haben wir drei internationale Preise gewonnen.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Ik weet niet of ik nu opschep, maar alleen al in 2006 hebben we drie internationale prijzen gewonnen.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.In ne vem, ali bo tole zvenelo kot samohvala, ampak samo v letu 2006 smo dobili tri mednarodne nagrade.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nechtěla bych se teď chlubit, ale jenom v roce 2006 jsme získali tři mezinárodní ceny.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nem tudom, hogy most dicsekszem-e, de csak 2006-ban három nemzetközi díjat nyertünk.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nie wiem, czy się teraz nie przechwalam, ale w samym 2006 roku otrzymaliśmy trzy międzynarodowe nagrody.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Och jag vet inte om jag kommer skryta nu, men bara under 2006, vann vi tre internationella utmärkelser.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Și nu știu dacă mă voi lăuda acum, dar numai în anul 2006 am câștigat trei premii internaționale.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Y no sé si voy a pecar de soberbia pero solo en 2006 ganamos tres premios internacionales.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Και δεν ξέρω αν φαίνεται ότι κομπάζω αλλά μόνο το 2006, κερδίσαμε 3 διεθνή βραβεία.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.И не знам дали ще прозвучи като самохвалство сега, но през 2006 само, спечелихме три международни награди.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.ואני לא יודעת אם אני הולכת להתפאר עכשיו, אבל בשנת 2006 לבדה, אנחנו זכינו בשלושה פרסים בינלאומיים.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.ولم اكن أنوي التبجح بإنجازاتنا ولكن في عام 2006 وحده ربحنا 3 جوائز عالمية
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.42 cikket publikált csak erről a témáról.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.그리고 그녀는 오로지 그 주제에 대한 논문만 42개나 발표하였죠.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.42本も発表しています 想像できますか? 毎日毎晩、20年間、
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.E ha pubblicato 42 articoli dedicati solo a questi grafici.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.Et elle a publié pas moins de 42 articles juste sur ces courbes.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.Şi a publicat 42 de articole dedicate doar acestui subiect.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.Und sie hat 42 Artikel veröffentlicht, nur über dieses Thema.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.Wydała 42 artykuły na ich temat. Wydała 42 artykuły na ich temat.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.Ze publiceerde 42 artikels alleen gewijd aan dit onderwerp.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.И е публикувала 42 статии, посветени само на темата.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.И опубликовала 42 научных статьи, посвященные только этому вопросу.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.והיא פרסמה 42 מאמרים המוקדשים רק לנושא זה.
Ve sırf bu konuya adanmış 42 makale yayınladı.وقامت بنشر 42 مقالاً كرستها لهذا الموضوع
Ve son olarak, paramı istiyorsunuz, sırf param olduğu için değil, benim ben olduğum için.Als laatste -- je vraagt om mijn geld, niet omdat het mijn geld is, maar omdat ik het ben.
Ve son olarak, paramı istiyorsunuz, sırf param olduğu için değil, benim ben olduğum için.Dann fragen Sie endlich nach meinem Geld. Aber nicht, weil es mein Geld ist, sondern wegen meiner Person.
Ve son olarak, paramı istiyorsunuz, sırf param olduğu için değil, benim ben olduğum için.마지막으로 당신이 내 돈을 요구할 때에는 그것이 단지 돈 때문이기 보다 저 때문이어야 합니다.
Ve son olarak, paramı istiyorsunuz, sırf param olduğu için değil, benim ben olduğum için.Sau đó, bạn hỏi xin tiền của tôi, không chỉ bởi vì đó là tiền của tôi, mà còn vì đó là tôi
Ve son olarak, paramı istiyorsunuz, sırf param olduğu için değil, benim ben olduğum için.Y, finalmente, piden mi dinero, no solo por mi dinero, sino porque soy yo,
Ve son olarak, paramı istiyorsunuz, sırf param olduğu için değil, benim ben olduğum için.ולסיום -- אתה מבקש את הכסף שלי לא רק בגלל שזה הכסף שלי, אלא בגלל שזה אני
Ve son olarak, paramı istiyorsunuz, sırf param olduğu için değil, benim ben olduğum için.و أخيرا -- أنت تطلب مالي, ليس فقط لأنه مالي, لكن لانه يمثلني
Ve son olarak, paramı istiyorsunuz, sırf param olduğu için değil, benim ben olduğum için.お金自体よりも 私の支援にあるわけだから 教えられる人間でなければなりません
Ya da biz her zaman bağımlı yazmaya alışık sırf x i sol tarafta değişken, yazabilirsiniz관습적으로 종속변수를 왼쪽에 쓰니까 이 식을 다시 고쳐 쓰면
Ya da biz her zaman bağımlı yazmaya alışık sırf x i sol tarafta değişken, yazabilirsinizاو لأننا اعتدنا دائماً على كتابة المتغير المستقل على الجانب الايسر، يمكننا ان نعيد كتابتها لتصبح x
Ya da biz her zaman bağımlı yazmaya alışık sırf x i sol tarafta değişken, yazabilirsinizこれを書き直し、 x=ーy+4とします。
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.A samozřejmě některý jejich obsah je hodně obscéní a to jen v řeči samotné.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Clairement, il y a des choses vraiment obscènes, ne serait-ce qu'en terme de langage.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Deci, clar există conținut foarte obscen pe el, chiar și doar în termeni de limbaj.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Er staat uiteraard zeer beledigende, obscene inhoud op, alleen al wat taalgebruik betreft.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Es que, obviamente, tiene contenido muy obsceno. tan solo en términos del lenguaje.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Intendo, ovviamente, ha contenuti molto osceni, solo in termini di solo linguaggio.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Jest tu sporo obsceniczności, już choćby w samym języku.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.분명히 얘기하면, 몇몇 굉장히 음란한 내용들도 있습니다. 단지 언어적인 면에서만 보더라도요.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Obsahuje určité veľmi nemravné veci, čo sa týka už samotného jazyka.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Quero dizer, obviamente, tem algum conteúdo obsceno, só em termos de linguagem.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Úgy értem, nyilván van nagyon obszcén tartalom rajta, már csak a szóhasználat szempontjából is.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Ý tôi là, hiển nhiên nó có 1 số nội dung rất tục, nếu chỉ tính riêng về lời ăn tiếng nói.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Εννοώ, προφανώς, έχει αρκετό άσεμνο περιεχόμενο, μόνο σε όρους γλώσσας.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Я сейчас говорю о действительно непристойном контенте, хотя бы языковом.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.כלומר, ברור, יש שם תוכן מאוד גס, ולו רק מבחינת השפה.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.أعني، بصراحة، يوجد به بعض المحتويات الفاحشة جداً، فقط من ناحية اللغة وحدها.
Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.存在します おっしゃるとおり お金を稼ぐには
Yani, KGB, sırf o değil tabii ki, bu verilere ulaşmak için işkence yaparlardı.De KGB, en niet alleen de KGB, had de gewoonte om te folteren om deze gegevens te verkrijgen.
Yani, KGB, sırf o değil tabii ki, bu verilere ulaşmak için işkence yaparlardı.Dulu KGB, bukan cuma KGB, harus menyiksa untuk mendapatkan data ini.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod