PETA'yı da arıyorum, sırf eğlencesine, hiç hoşlanmıyorlar ama onlar da onaylıyor.Обадих се също и на Хора за етично отношение към животните - не им харесва, но потвърждават.
PETA'yı da arıyorum, sırf eğlencesine, hiç hoşlanmıyorlar ama onlar da onaylıyor.وأتصلت أيضاً ب PETA فقط للمتعة و إنهم لا يحبونها، لكنهم يأكدون ذالك.
PETA'yı da arıyorum, sırf eğlencesine, hiç hoşlanmıyorlar ama onlar da onaylıyor.「そうか これが正しいやり方なのか」
Şimdi sırf eğlencesine, size, 5732 çarpı 10'un kaç olduğunu sorsam, nasıl çarparsınız?이제, 그냥 재미로, 10 에 대한 곱셈표가 이 것입니다. 어떤 것이라도 할 수 있는 경향을 아셨을 것 같은데요. 5732 에 10 을 곱하면 얼마입니까? 라고 물으면
Şimdi sırf eğlencesine, size, 5732 çarpı 10'un kaç olduğunu sorsam, nasıl çarparsınız?Сега да си поиграем. Това са ви е таблицата за умножение с 10. Но след като вече знаете закономерността.
Şimdi sırf eğlencesine, size, 5732 çarpı 10'un kaç olduğunu sorsam, nasıl çarparsınız?الآن ها هو جدول ضرب العدد 10 واذا فهمت النمط تستطيع ان تحل المسائل اذا قمت بسؤالك 5732x10
Şimdi sırf eğlencesine, size, 5732 çarpı 10'un kaç olduğunu sorsam, nasıl çarparsınız?しかしこのパターンがわかればどこまでもできます. もし私が5,732かける10は?と言ったら. 答えは何になるでしょうか?
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Din cauza ta, acum arat amuzant.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Door jou, lijk ik nu grappig.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Karena kau, aku jadi kelihatan lucu sekarang.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..På grund av dig, så är jag i en komisk sits.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Przez ciebie, teraz wyglądam śmiesznie.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Puisque c'est toi, cela semble être amusant maintenant.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Vì cậu nên giờ trông mình đáng cười đấy.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Visto che sei tu, ora sembro buffa.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Wegen dir steh ich jetzt lustig dar.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Zaradi tebe pa sem videti smešna.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Εξαιτίας σου, τώρα φαίνομαι γελοία.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..И теперь из-за тебя я попала в смешное положение.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..בגללך, אני נראית מצחיק עכשיו
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..بسببك الآن, أنا أبدوا مضحكة
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..私も驚いたよ きみとヘラが知り合いだとはね
Sıfır kere. Sırf eğlence olsun diye buraya bir sıfır koyabilirsiniz.0 gange, så vi skriver 0 her.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.2 miałem pod domem.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Ada dua orang di luar rumahku.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Eu am avut doi în faţa casei.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Había dos fuera de mi casa.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Ich hatte zwei vor meinem Haus.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Ik heb er twee gehad buiten mijn huis.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.J'ai deux accès chez moi.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Jeg har haft to udenfor mit hus.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Kaksi kiersi taloni ulkopuolella.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Láttam kettőt a lakásom előtt.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Láttam kettõt a lakásom elõtt.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Měl jsem dva uvnitř svého domu.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Ne avevo due fuori casa.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Tôi thấy có 2 người bên ngoài nhà mình.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Είχα δύο έξω από το σπίτι μου.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.Имам двама пред къщи.
Sırf benim evin civarında 2 tane var bunlardan.У меня было два за пределами моего дома.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.C'est juste parce que j'y vais doucement avec elle.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Chỉ là vì tớ hơi dễ dàng với cô ta thôi
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Dat is alleen maar omdat ik haar met een korreltje zout neem.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Det är bara för att jag tar det lätt med henne.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Es ist nur weil ich es ihr leicht mache
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.E' solo perchè con lei ci sto andando leggero.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Ini karena aku masih baik terhadap dia.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Je to jen proto, že na ní jdu zlehka.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Se intampla asa doar pentru ca sunt bland cu ea.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Se johtuu siitä, että otan rennosti hänen kanssaan.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.To je le zato, ker sem bil prizanesljiv do nje.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.To len preto, že som na ňu jemný.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.To tylko dlatego, że dotąd jej pobłażałem.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Είναι που είμαι επιεικής μαζί της.
Sırf ben üzerine gitmiyorum diye böyle.Это просто я с ней слишком мягок.
Sırf birşeyler yapayım diye, bunun gibi fotoğraflar çekip, etrafta gezindim.Andava de um lado para o outro, a tirar fotografias como esta, apenas para fazer alguma coisa.
Sırf birşeyler yapayım diye, bunun gibi fotoğraflar çekip, etrafta gezindim.Csak mászkáltam és ilyen képeket lőttem, csak hogy csináljak valamit.
Sırf birşeyler yapayım diye, bunun gibi fotoğraflar çekip, etrafta gezindim.Ero solo in grado di girovagare e fare foto come queste, solamente per avere qualcosa da fare.
Sırf birşeyler yapayım diye, bunun gibi fotoğraflar çekip, etrafta gezindim.Ich wanderte nur herum und machte Fotos wie dieses, um irgendetwas zu tun.
Sırf birşeyler yapayım diye, bunun gibi fotoğraflar çekip, etrafta gezindim.Ik liep gewoon wat rond terwijl ik foto's nam, zoals deze, om iets te doen te hebben.