Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.E potreste sentirvi come questo personaggio, che lo sta facendo solo per il gusto di farlo.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Je kan je voelen zoals deze persoon, die ook gewoon naar eigen bestwil handelt.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.이 아이와 같은 기분이 들지도 모르겠습니다. 특별한 의미를 갖고 하는 행동이 아니죠.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Możliwe że poczujesz się jak ten osobnik, który robi to tylko dla czystej przyjemności.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Og du føler dig måske som denne skikkelse, der også bare gør det for sin egen skyld.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Podem sentir-se como esta personagem, que também só o faz porque lhe apetece.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Pueden sentirse como este personaje, que también lo hace porque sí.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Şi s-ar putea să te simţi ca acest personaj, care face asta tot spre binele lui.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Úgy érezhetik majd magukat mint ő aki csak puszta kedvtelésből ugrál.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Und Sie könnten sich fast wie dieser Kerl hier fühlen, der das auch nur für sich selbst macht.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Vous allez peut-être vous sentir comme lui, qui ne le fait que pour son propre bien.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Μπορεί κιόλας να νιώσετε όπως αυτός εδώ ο τύπος, ο οποίος το κάνει επίσης απλά για να το κάνει.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.А може да се почувствате и като този герой, който си играе заради самата игра.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Ви почуватиметесь, як цей хлопчик, який теж вирішив пострибати, просто так.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.Или вы можете почувствовать себя как этот персонаж, который тоже делает это просто так.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.ואולי תרגישו כמו הדמות הזו, שגם עושה את זה סתם בשביל הכיף.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.و ربما تشعر بما تشعر هذه الشخصية, و التي تفعل الأمر فقط لأجل فعله.
Kendinizi bunu sırf yapmış olmak için yapan bu kişi gibi hissedebilirsiniz.彼は単純に遊んでいます 目的がないのが遊びの素晴らしいところです
Lezzetli, değil mi? Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Ko smo bili mladi, smo naredili pakt,
Lezzetli, değil mi? Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Когато бяхме млади, ние направихме един пакт, за да се ожени за нашите деца.
Lezzetli, değil mi? Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.של Sangmin היה ידיד ותיק וחבר מלחמה
Lezzetli, değil mi? Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.الجد سانجماين كان رفيق الحرب والصديق القديم
Muhtemelen, "Sırf o Nobel ödülünü aldım diye bugün buradayım"."Gracias a esa premio Nobel hoy estoy aquí".
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.-bara för att delägarna har hjälpt till med Pirate Bay på hobbybasis.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.-bara för att delägarna har hjälpt till med Pirate Bay på hobbybasis.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Bare fordi at medstifterne var involveret i the Pirate Bay for sjov.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Csak mert a társalapítók szórakozásból foglalkoztak a Pirate Bayjel.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Đơn giản là vì những người sáng lập đang cùng tham gia TPB cho vui 315 00:28:30,840 --> 00:28:35,200.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Đơn giản, những người sáng lập Pirate Bay là vì niềm vui.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Jenom proto, že její spoluzakladatelé v tom byli s Pirate Bay jen ze srandy.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Nur weil die Mitbegründer zum Spaß bei "The Pirate Bay" involviert sind.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Nur weil die Mitbegründer zum Spaß bei The Pirate Bay involviert sind.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.PRQ の強制捜査で 注目されたけど
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Semplicemente perche' i co-fondatori avevano a che fare con Pirate Bay per divertimento.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Şi asta din simplul motiv că fondatorii aveau legături cu TPB, din amuzament.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Simpelweg omdat de mede-oprichters betrokken waren met the Pirate Bay voor plezier.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Simpelweg omdat de mede-oprichters betrokken waren... met The Pirate Bay voor plezier.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Simplement parce que les co-fondateurs s'étaient impliqués dans the Pirate Bay pour le fun.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Solo porque los co-fundadores están involucrados con The Pirate Bay por diversión.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.회사 창립자가 그저 TPB와 조금이라도 관계가 있다고 해서 말이죠.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Yksinkertaisesti siksi että kanssaperustajat olivat tekemisissä the Pirate Bayn kanssa vain huvin vuoksi.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Zrobili to, bo współzałożycielie zaangażowali się w TPB dla zabawy.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Απλά επειδή οι συν-ιδρυτές της... ανακατεύτηκαν με το Pirate Bay για πλάκα.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Просто защото някой от основателите са в "Пиратският Залив" за забавление.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Просто потому, что соучредителями были связанных с Pirate Bay для удовольствия.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.פשוט כי שותפי המייסדים היו .מעורבים במפרץ הפיראטים לכיף
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.لأنه و ببساطة مؤسسيها كانوا متورطين في موقع القراصنة لأجل المتعة
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!De ce sotia ta m-a bagat in aceasta situatie?
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Dlaczego utkwiłam w takiej sytuacji przez twoją żonę?
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Kenapa saya harus terjebak dalam situasi ini karena istri anda?!
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Perchè sono incastrata in questa situazione per colpa di sua moglie?!
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Pourquoi je suis dans cette situation à cause de ta femme ?
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Sao tôi lại phải kẹt trong tình huống oái gở này vì vợ anh kia chứ?
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Varför är jag fast i den här situationen på grund av din fru?
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Waarom moet ik in deze situatie zitten door jouw vrouw?
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Warum stecke ich wegen deiner Frau in dieser Situation?
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Zakaj sem se znašla v tej situaciji zaradi vaše žene?
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Γιατί έχω κολλήσει σ'αυτήν την κατάσταση εξαιτίας της γυναίκας σου;!
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Почему я должна находиться в такой ситуации из-за вашей жены?!
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!!لماذا أنا عالقة فى مثل هذا الموقف بسبب زوجتك؟