sıralarda ile cümle

sıralarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kane'de bu sıralarda MVP ile feud içerisindeydi.Тоді в студії були тільки я і Fif.
O sıralarda Alice N' Chainz dağıldı ve Staley geçici olarak bir funk grubuna katıldı.Alice N 'Chainz незабаром розпалася і Стейлі приєднався до фанк -колективу, якому був потрібний гітарист.
2014 yılında Jay Hardway ile çıkardığı "Wizard" adlı parça da birçok listede üst sıralarda yer almıştır.Його сингл «Wizard», який був створений разом із Jay Hardway, був успішний у багатьох країнах в 2014 році.
O sıralarda şehrin iktidarı Beyazların elindeydi ve Siyahların çoğunluğu sürgün edilmişti.Білим потрібно було перемагати, а чорним достатньо було нічиєї.
Sanatçı, bu sıralarda Avrupa'da bir ressam olarak da tanındı.Він був чи не єдиним на той час художником у місті.
O sıralarda Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı girmişti.Таким чином, Османська імперія вступила в Першу світову війну.
Doktorasını verdiği sıralarda, ünlü eserleri ‘Gargantua’ ile ‘Pantagruel’ yayımlanmıştı.Світову літературну славу він здобув своїм романом «Гаргантюа і Пантагрюель».
Bu sıralarda kendisi için bir Yahudi İncili kopyaladı.Певний час його переховував у себе один єврей.
İşte bu sıralarda Kimmeryalı Conan geldi.Туди ж приїжджає Камеяма.
Bu sezon umuyorum üst sıralarda yer alıp, adımızdan uzun seneler bahsettireceğiz.Також ми знаємо, як сказати котра година та прийти на зустріч вчасно.
Bu sıralarda kulüp maddi sıkıntılar içerisindeydi.В цей час клуб неодноразово переживав трудності з фінансованням.
Çok başarılı bulunan albüm, İngiltere'de üst sıralarda kendine yer buldu.Досить тепло серіал сприйняли і в самій Англії.
Bu sıralarda Céline doktor olmayı istemeye başlamıştır.Тому Олександр вирішив стати лікарем.
Şu sıralarda müzik kariyerine solo olarak devam ediyor.Тепер їхня музика є самодостатньою.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Když Mojžíšovi umdlévaly ruce, vzali kámen a podložili jej pod Mojžíše, aby se na něj posadil.
O sıralarda Minaj, MTV'nin yayımladığı Annual Hottest MC List'e dahil edilen ilk kadın oldu.Stala se také první zpěvačkou zahrnutou na MTV's Annual Hottest MC List.
O sıralarda ilk hikâyelerini yazmaya başladı.V té době napsal své první povídky.
Bu sıralarda İngiltere kulüpleri kendisiyle ilgilenmeye başladı.V tomto období si ho začaly všímat i ostatní německé kluby.
Aynı sıralarda XXL dergisinde yer aldı.Byl také v magazínu XXL.
Bu sıralarda yerel bir şirket olan Fiat Records'ta ilk kaydı olan "Look For Love"ı kaydetti.Svoji první skladbu Look for Love nazpíval již v pěti letech v místní nahrávací společnosti Fiat Records.
Bu sıralarda Kasparov dünya şampiyonu Anatoli Karpov ile oyun oynama şansı arıyordu.Turnaj tehdy navštívil i mistr světa Anatolij Karpov.
Bu sezon umuyorum üst sıralarda yer alıp, adımızdan uzun seneler bahsettireceğiz.Budeme sedět před takovými věcmi po staletí a čekat, co bude příště?
Bu sıralarda Türkler Kurtuluş Savaşı'ıyla bağımsızlık mücadelesi veriyorlardı.V tuto chvíli Turci bojovali jen o možnost útěku.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Když byla v osmé třídě, její otec ji vytáhl ze školy.
Ümit,bu sıralarda yeraltı dünyasıyla tanıştı.Stejně tak se věřilo, že v tuto dobu může živý navštívit podsvětí.
Bu sıralarda 17 yaşındaydı.V té době mu bylo 17 let.
Her şey bu sıralarda başlamaktadır.V ten okamžik všechno začalo.
Bu sıralarda Semih Sergen'in asistanlığı yaptı.Právě u těchto sester Kružík sloužil.
Sirius-B kızıl dev aşamasını geçirdiği sıralarda yoldaşı Sirius-A’nın metalliğini zenginleştirebilmiştir.În timp ce a trecut prin faza de gigant roșu, Sirius B posibil a îmbogățit metalicitatea companionului său.
Aynı sıralarda Rob Caggiano'nun da tekrar lead gitarist olarak döndüğü duyuruldu.Cam tot în acea perioadă s-a confirmat faptul că Rob Caggiano se va întoarce în trupă ca și chitarist solo.
Bu sıralarda 17 yaşındaydı.Ea avea doar 17 ani la momentul respectiv.
Ümit,bu sıralarda yeraltı dünyasıyla tanıştı.În felul acesta ea s-a legat, o dată pentru totdeauna, de lumea subpământeană.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Tatăl ei a scos-o de la scoală când era în clasa a IX-a.
Loeb bu sıralarda ayrıca zamanını başka şarkılar besteleyerek geçirdi.May a efectuat, de asemenea, o serie de alte cântece în acea noapte.
Bu sıralarda Walker, Latin Amerika ile ilgili fikirlerini oluşturmaya başlar.Tot în această perioadă, Pepsi începe să se extindă în America Latină.
O sıralarda sanat yaşamının en verimli devresini yaşamaktaydı.După acea perioadă, a urmat cea mai frumoasă etapă a vieții sale artistice.
Bu sıralarda Romanos Argyros ciddi olarak hasta olmuştu.La acel moment, Gregoria Maximiliana era grav bolnavă.
Tramvayla aynı sıralarda tünelin inşaatına da başlandı.În același an a circulat și primul tramvai prin tunel.
O sıralarda Civil War 1990'da Farm Aid konserinde sergilenmiştir.A "Civil War" az 1990-es Farm Aid koncerten debütált.
O sıralarda, William Watson da aynı tanımlamalarda bulunmuştur.William Watson nagyjából ugyanebben az időben ugyanerre a magyarázatra jutott.
Bu sıralarda Henri Le Rennet müstear ismini kullanmaya başladı.Ebben az időben kezdte használni az Henri Le Rennet álnevet.
Andrews, şu sıralarda Barbara Hershey ile beraberdir ve Los Angeles'ta yaşamaktadır.Andrewst szerelmi szálak fűzik Barbara Hershey színésznőhöz; együtt élnek Los Angelesben.
Tam bu sıralarda Nil Nehri suları inmeye başladı.Ilyenkor kiárad a Niger folyó.
Bu sıralarda Tate, Fransız aktör Philippe Forque ile çıkmaya başladı.Ebben az időszakban találkozott Philippe Forquet francia színésszel, akivel viszonyt kezdett.
O sıralarda sanat yaşamının en verimli devresini yaşamaktaydı.Hiszen akárhogyan is van, életem legeredményesebb korszakát velük éltem át.
Türk asıllı göçmenlerin sorunları şu sıralarda birçok filme konu olmaktadır.A dal az akkoriban sok konfliktust okozó török bevándorlókról szól.
Beş yaşından itibaren keman dersleri almaya başlamış, ve bu sıralarda müziğe olan tutkusunu keşfetmiştir.Ötéves volt, amikor elkezdett hegedűórákat venni, ekkor fedezte fel a zene iránti szenvedélyét.
İşte 27 yıldır süren dostluğun temelleri o sıralarda atıldı.Ezzel legördült a függöny 27 év után.
Tam o sıralarda gazeteciliğe merak sardı.Idővel érdeklődése az újságírás felé fordult.
Aynı zamanda üyeler o sıralarda kendi adlarına hayır kuruluşlarına yardımda bulundu.Ínséges időkben saját jobbágyaikat is felmentették szolgálataik alól.
O sıralarda göçük altında kalan işçilerin bunda etkisi büyüktür.Később ezt a munkát az időközben kifejlődő dolgozók veszik át.
Bu sıralarda evlendi.Abban a pillanatban beleszeretett.
Loeb bu sıralarda ayrıca zamanını başka şarkılar besteleyerek geçirdi.Stuart ez idő tájt énekórákat vett.
Okula gittiği sıralarda bir takım sınıf arkadaşıyla grubunu kurdu.Barátaival már az iskolában megalkotott egy rap csapatot.
Bunun dışında ligi orta sıralarda bitirdiler.Ezek a kapcsolatok a középkor végére gyakorlatilag megszűntek.
Bu single ile İtalyan single listelerinde üst sıralarda yer almıştır.Az olasz kupában viszont csak egyszer értek a csúcsra.
Bu sıralarda, CHAOS, NJPW'nin başka bir stable'ı ile feuda katılmıştır.Amikor ez nem sikerül, Nerissa egy másik világ, Aridia szívével próbálkozik.
(Genellikle ön sıralardan seçilirdi.)(Kyllä, olen ollut usein teidän olohuoneessanne.)
İkisi o sıralarda daha çok sosyal-eleştirel konularla ilgileniyorlardı.Molemmat sisälsivät entistä vakavampia kannanottoja yhteiskunnallisiin kysymyksiin.
Albümde aynı zamanda o sıralarda süregelen Bosna Savaşı'ndan da bahsedilmektedir.Albumin erikoinen nimi viittaa tuolloin käynnissä olleeseen kylmään sotaan.
İlgili Sayfalar