sıralarda ile cümle

sıralarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
1910'da da o sıralarda yöneticisi olduğu Uluslararası Barış Bürosu, Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Em 1910, seria o próprio Gabinete Internacional Permanente para a Paz a receber o Nobel.
Bu sıralarda fitness eğitmeni Carlos Leon ile romantik bir yakınlaşma içine girdi.Ainda durante o percurso ela se envolveu romanticamente com o personal trainer Carlos Leon.
Čech'in takıma katıldığı sıralarda Carlo Cudicini, Chelsea takımının banko kalecisiydi.Quando Čech chegou ao Chelsea, Carlo Cudicini foi estabelecido como o primeiro goleiro do Chelsea.
Bu bölgeye Batı Cephesi'nden o sıralarda birlik kaydırılmasına olanak yoktu.Você não será capaz de navegar na Internet durante esse tempo.
Bu değişikliklere rağmen Beşiktaş ligin ilk yarısını orta sıralarda bitirdi.Apesar dessas alterações, metade dos trabalhadores de Mittelwerk morreram no ano seguinte.
Bu sıralarda, 29 Şubat 1792’de Berlin’de maden vergi tayin memuru olarak resmî bir göreve atandı.Durante este tempo, obteve um posto público como assessor de Minas em Berlim, em 29 de fevereiro de 1792.
2014 yılında Jay Hardway ile çıkardığı "Wizard" adlı parça da birçok listede üst sıralarda yer almıştır.O single "Wizard", produzido com Jay Hardway, também foi um sucesso em diversos países em 2014.
Aynı zamanda üyeler o sıralarda kendi adlarına hayır kuruluşlarına yardımda bulundu.Parece também ter sido forçado a se esconder de seus credores naquele período.
Bu sıralarda Hanbeli fıkhıyla da ilgilenmiş bu konuda da çalışmaya başlamıştır.Para ficar perto dele, comecei a jogar sinuca também.
Bu sıralarda Meksika Porfirio Diaz tarafından diktatörlükle yönetilmekteydi.Mexico werd op dat moment geregeerd door de dictator Porfirio Díaz.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Zij werden bedekt door een wolk en God waarschuwde Mozes en Aäron om te gaan liggen.
O sıralarda Ayasofya harap bir haldeydi.De gezagvoerder was op dat moment aan het rusten.
Takım ligi orta sıralarda bitirdi.De ploeg eindigde in de middenmoot.
(Genellikle ön sıralardan seçilirdi.)(Zijn voorgangers werden door het parlement gekozen.)
Bu sıralarda Céline doktor olmayı istemeye başlamıştır.Locke besloot echter dokter te worden.
Daha sonraki yıllarda genelde üst sıralarda mücadele ettiler.Ook de volgende jaren eindigden ze meestal in de subtop.
O sıralarda Minaj, MTV'nin yayımladığı Annual Hottest MC List'e dahil edilen ilk kadın oldu.Minaj werd vervolgens de eerste vrouwelijke rapster die werd opgenomen in MTV's jaarlijkse raplijst.
Ligi üst sıralarda bitiren takımlar AFC Başkanllık Kupası'na katılır.Teams uit lager geklasseerde landen doen mee aan de AFC Cup.
Bunun dışında ligi orta sıralarda bitirdiler.De jaren daarna eindigden ze in de middenmoot.
Genellikle bir önceki sezonun en kötü takımları üst sıralarda seçme hakkına sahip olurlar.De sterkste teams van het voorgaande seizoen waren vrijgesteld van de eerste fase.
Bu sıralarda dünyada çıkarılan altının yarısı Batı Afrika'dan geliyordu.De helft van dat geld ging naar Afrika.
16 yaşında Liceo Classico isimli okula başladığı sıralarda modellikle tanıştı.Als bijbaan had ze vanaf haar 16e modellenwerk bij de Liceo Classico.
Ayrıca o zamana kadar yüzlerce takma isim kullanan yazar, Stendhal ismini bu sıralarda seçmiştir.Veel namen die nu nog gebruikt worden, werden toen door D'Urville gegeven.
O sıralarda Beyblade dünya şampiyonası başlar.Het Beyblade wereldkampioenschap is begonnen.
Şarkı kısa sürede listelerde ilk sıralarda yer aldı.In Duitsland kwam het lied al meteen op de eerste plek in de hitlijsten.
O sıralarda sinema sektörü henüz gelişme devrindeydi.De filmindustrie veranderde in die tijd.
Rowland, bu sıralarda hip hop sanatçısı Nelly ile "Dilemma"yı yayımladı.Rowland scoorde toen een wereldhit samen met Nelly, Dilemma.
İkisi o sıralarda daha çok sosyal-eleştirel konularla ilgileniyorlardı.Beiden waren sociaal erg actief in artistieke kringen uit die tijd.
Takım genel olarak orta sıralarda yer aldı.De ploeg speelde er meteen mee in de middenmoot.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.Hij begon zich toen al te interesseren aan pacifistische organisaties.
Bu sıralarda tanımadığı bir kadınla mektuplaşmaktadır.Hij had een relatie met een niet bij naam genoemde vrouw.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Chelsea nam hem op zijn achtste op in haar jeugdopleiding.
Bu sıralarda o zamana dek Aron'un sevgilisi olan Abra aslında Cal'i daha çok sevdiğini fark eder.Abra, Arons vriendin, voelt zich ondertussen meer en meer aangetrokken tot Cal...
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Wzniesiono go w widłach rzek Mēmele (Niemenek) i Musa (Musza), które łącząc się tworzą Lelupę.
Aynı sıralarda, başka bir şair, Elizabeth F. Ellet, Poe'ya aşık oldu ve Osgood'u kıskandı.W tym samym czasie inna poetka, Elizabeth F. Ellet, zakochała się w Poem i była zazdrosna o Osgood.
Bu sıralarda Henri Le Rennet müstear ismini kullanmaya başladı.W pewnym momencie zaczął używać pseudonimu Henri de Rennet.
Konstantinopolis bu sıralarda terk edilmiş ve yıkık dökük bir durumdaydı.W tym okresie Konstantynopol był wyludniony i zrujnowany.
Bu sıralarda okulun mevcudu 725' e ulaştı.Historia szkoły sięga 1925 roku.
O sıralarda sanat yaşamının en verimli devresini yaşamaktaydı.Ogólnie rzecz biorąc był to najaktywniejszy czas w jego życiu.
Fakat o sıralarda, henüz kesinleşmiş bir grup ismi yoktu.W tym czasie zespół nie miał jeszcze ustalonego stałego składu.
Her yeri titrer ve bu sıralarda Özdemir Birsel maddi sıkıntıya düşer.Wszystko układa się idealnie, aż do momentu, kiedy w ich życie wchodzi mafia.
İşte bu sıralarda Kimmeryalı Conan geldi.W tym czasie przybył Conall Cernach.
Bu sıralarda Avis hem Amerika hem de Avrupa'da hızla genişlemiştir.Wiadomość ta rozniosła się szybko wzdłuż i wszerz Ameryki.
Bu sıralarda giriş sınavları vasıtasıyla birkaç görev aldı ve eser yapma çalışmalarına koyuldu.Na treningach potrafił przekazać wiele cennych uwag i potem je wyegzekwować.
Bu görüşe göre o sıralarda insan yerleşimleri hala dağınıktı ve burası şehir aşamasına geçemeden terkedildi.W ten sposób Pan rozproszył ich stamtąd po całej powierzchni ziemi, i tak nie dokończyli budowy tego miasta.
Bu sıralarda Florida'daki Fort Lauderdale'de yer alan Dillard Lisesi'ne devam etti.Przeprowadził się do Fort Lauderdale na Florydzie.
Bu sıralarda evlendi.W tym czasie ożenił się.
Bu sıralarda tanımadığı bir kadınla mektuplaşmaktadır.Jadąc na spotkanie z ojcem, którego nigdy nie znał.
Bu sıralarda adını Harold Arlen olarak değiştirdi.Det var nu som han bytte namn till Harold Arlen.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Hennes pappa tog henne ur skolan när hon gick i åttan.
Ve O Sıralarda, Ne-Yo ve Afrojack ve Pitbull İle "Me Everything Give Adlı parçaya klip çektiler.Tillsammans med Pitbull, Ne-Yo och Afrojack, är hon mest för att medverka i låten "Give Me Everything".
Bu sıralarda tanımadığı bir kadınla mektuplaşmaktadır.Den har en bild på henne och en man som hon aldrig sett.
Tam bu sıralarda Nil Nehri suları inmeye başladı.Därifrån skulle vattnet falla ner till floden Nera.
Albümde aynı zamanda o sıralarda süregelen Bosna Savaşı'ndan da bahsedilmektedir.Under invigningsceremonin påmindes det om Bosnienkriget som då pågick.
Bu sıralarda Samiler, bölgede ticaret yapmaya başladı.Snart tror folk att han kommit dit för att starta fiskerinäring.
Bu sıralarda Henri Le Rennet müstear ismini kullanmaya başladı.Här började han använda pseudonymen Henri Le Rennet.
Aynı sıralarda Rob Caggiano'nun da tekrar lead gitarist olarak döndüğü duyuruldu.Den tidigare gitarristen Rob Caggiano återvände också till bandet.
Tam bu sıralarda ülkenin başka bir yerinde diğer bir gelişme ortaya çıkar.Numera sker bearbetningen på annat håll.
Film, 12 Haziran 2016'nın haftasının bitiminde, ev medyası satış çizelgesine üst sıralardan giriş yaptı.Natten till den 20 februari 2016 brann huset i TV-serien ned till grunden.
O sıralarda Ayasofya harap bir haldeydi.Redan då var sömnaden väl utvecklad.
İlgili Sayfalar