sıralarda ile cümle
sıralarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.Thần của Ðức Giê-hô-va lìa khỏi Sau-lơ; Ðức Giê-hô-va bèn khiến một ác thần khuấy khuất người.
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.Thần của Ðức_Giê - hô-va lìa khỏi Sau-lơ ; Ðức_Giê - hô-va bèn khiến một ác_thần khuấy khuất người .
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.Und der Geist des HERRN wich von Saul, und ein böser Geist vom HERRN machte ihn unruhig.
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.Και το Πνευμα του Κυριου απεσυρθη απο του Σαουλ, και πνευμα πονηρον παρα Κυριου εταραττεν αυτον.
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.А Господният Дух беше се оттеглил от Саула, и зъл дух от Господа го смущаваше.
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.А от Саула отступил Дух Господень, и возмущал его злой дух от Господа.
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.ורוח יהוה סרה מעם שאול ובעתתו רוח רעה מאת יהוה׃
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.وذهب روح الرب من عند شاول وبغته روح رديء من قبل الرب.
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.耶 和 華 的 靈 離 開 掃 羅 、 有 惡 魔 從 耶 和 華 那 裡 來 擾 亂 他
Bu sıralarda RABbin Ruhu Sauldan ayrılmıştı. RABbin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.耶和華 的 靈離開掃羅 、 有 惡魔 從 耶和華 那 裡來擾 亂他
Cennet tonoz sıralardaydı.Alrededor de la bóveda del cielo.
Cennet tonoz sıralardaydı.Autour de la voûte des cieux.
Cennet tonoz sıralardaydı.Em torno da abóbada do céu.
Cennet tonoz sıralardaydı.În jurul valorii de bolta cerului.
Cennet tonoz sıralardaydı.Intorno alla volta celeste.
Cennet tonoz sıralardaydı.하늘의 금고 주변.
Cennet tonoz sıralardaydı.Kolem nebeské klenby.
Cennet tonoz sıralardaydı.Noin taivaankannen.
Cennet tonoz sıralardaydı.Okoli nebesni obok.
Cennet tonoz sıralardaydı.Okolo nebeskej klenby.
Cennet tonoz sıralardaydı.Około sklepieniu nieba.
Cennet tonoz sıralardaydı.Omkring Himmelhvælvingen.
Cennet tonoz sıralardaydı.Rond het gewelf van de hemel.
Cennet tonoz sıralardaydı.Rund um das Gewölbe des Himmels.
Cennet tonoz sıralardaydı.Runt himlavalvet.
Cennet tonoz sıralardaydı.Sekitar kubah surga.
Cennet tonoz sıralardaydı.Xung quanh vòm trời.
Cennet tonoz sıralardaydı. "Yani karşılaştırmak için su ile yangın, okyanus, yüksek hizmet vermektedir"Tehát tüzet vízzel összehasonlítani, Az óceán szolgálja a magas,
Cennet tonoz sıralardaydı.Γύρω από το θόλο του ουρανού.
Cennet tonoz sıralardaydı.Вокруг небесного свода.
Cennet tonoz sıralardaydı.Навколо небесного зводу.
Cennet tonoz sıralardaydı.Около небесния свод.
Cennet tonoz sıralardaydı.בסביבות כיפת השמים.
Cennet tonoz sıralardaydı.حول قبة السماء.
Cennet tonoz sıralardaydı."だから、比較するために水と火は、海には、高を務めています
Fakirliğe, yolsuzluğa, ifade özgürlüğü eksikliğine, siyasi eylemsizliğe gelince hep üst sıralardaydık.오직 가난, 부패, 언론 자유의 결핍, 정치적 행동주의의 결여에 관해서만
Fakirliğe, yolsuzluğa, ifade özgürlüğü eksikliğine, siyasi eylemsizliğe gelince hep üst sıralardaydık.Przodował tylko w statystykach biedy i korupcji, braku wolności słowa i politycznych aktywistów.
Fakirliğe, yolsuzluğa, ifade özgürlüğü eksikliğine, siyasi eylemsizliğe gelince hep üst sıralardaydık.זכינו לדירוג גבוה רק בנוגע לעוני, שחיתות, שלילת חופש הדיבור,
Fakirliğe, yolsuzluğa, ifade özgürlüğü eksikliğine, siyasi eylemsizliğe gelince hep üst sıralardaydık.في التصنيف العالمي كنا نحتل المراكز الأولى في الفقر الفساد وغياب حرية الرأي الحقيقية
Fakirliğe, yolsuzluğa, ifade özgürlüğü eksikliğine, siyasi eylemsizliğe gelince hep üst sıralardaydık.汚職 言論の自由への欠如 政治活動の抑制のみです
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.Ale keď bol Gallion prokonzulom Achaje, povstali Židia jednomyseľne proti Pavlovi a zaviedli ho pred súdište
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.갈리오가 아가야 총독 되었을 때에 유대인이 일제히 일어나 바울을 대적하여 재판 자리로 데리고 와서
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.Ko pa je bil Galion namestnik v Ahaji, so Judje ene misli napadli Pavla; in pripeljejo ga na sodišče,
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.Sendo Gálio procônsul da Acaia, levantaram-se os judeus de comum acordo contra Paulo, e o levaram ao tribunal,
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.Toen Gallio gouverneur van Achaje werd, spanden de Joden samen en brachten Paulus voor het gerecht.
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.Тоя убеждава човеците да се кланят на Бога несъгласно закона.
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.Як же старостував Галион в Ахаї, напали однодушне Жиди на Павла, та й повели його перед суд,
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.ויהי בהיות גליון שר מדינת אכיא ויקומו היהודים כלם וחדו על פולוס ויביאהו אל כסא המשפט׃
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.ولما كان غاليون يتولى اخائية قام اليهود بنفس واحدة على بولس وأتوا به الى كرسي الولاية
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.到 迦 流 作 亞 該 亞 方 伯 的 時 候 、 猶 太 人 同 心 起 來 攻 擊 保 羅 、 拉 他 到 公 堂
Gallionun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlusa karşı gelen Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.到 迦流 作亞 該亞 方伯 的 時候 、 猶太人 同心 起 來攻擊 保羅 、 拉 他 到 公堂
GENERAL WESLEY CLARK: " Birkaç hafta sonra onu görmeye geldim ve o sıralarda Afganistan"ı bombalıyorduk.Cela n'a absolument aucun sens, à moins de prendre en compte le Pétrodollar. GEN. WESLEY CLARK:
GENERAL WESLEY CLARK: " Birkaç hafta sonra onu görmeye geldim ve o sıralarda Afganistan"ı bombalıyorduk.'Dus ik kwam terug om hem een paar week later te treffen, en tegen die tijd bombardeerden we Afghanistan.
GENERAL WESLEY CLARK: " Birkaç hafta sonra onu görmeye geldim ve o sıralarda Afganistan"ı bombalıyorduk.جين ويسلي كلارك: "لذلك جئت لرؤيته بعد بضعة أسابيع، وبحلول ذلك الوقت كنا في قصف أفغانستان
Günümüzdeki tipik bir sınıfı düşünürseniz: Ben okula giderken, sıralarda otururduk.Ak si predstavíte typickú triedu, keď som ja chodila do školy, sedeli sme v radoch.
Günümüzdeki tipik bir sınıfı düşünürseniz: Ben okula giderken, sıralarda otururduk.Pl. ha felidézzük a mai osztálytermeket; amikor én jártam iskolába, sorokban ültünk.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Actualmente, o al menos por el momento, trabajo con materiales inteligentes y un bimetal térmico inteligente.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Attualmente, o almeno per ora, lavoro con materiali intelligenti e un bimetallo termico intelligente.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Atualmente, trabalho com materiais inteligentes e com uma placa térmica bimetal inteligente.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Ich arbeite derzeit mit intelligenten Werkstoffen und einem intelligenten Thermo-Bimetall.
İlgili Sayfalar