sıralarda ile cümle

sıralarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Ik werk op dit moment met slimme materialen en slim thermo-bimetaal.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.În prezent lucrez cu materiale "inteligente" şi fâşii termo-bimetalice "inteligente".
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.현재 저는 스마트 물질에 대해 연구하고 있어요. 그리고 스마트 열-바이메탈도 연구합니다.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Obecnie pracuję z materiałami inteligentnymi i termicznym bimetalem.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Saat ini saya bekerja pada bahan cerdas dan bimetal-panas cerdas.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Tôi hiện nay, hay gần đây, làm việc với những vật liệu thông minh, và nhiệt - lưỡng kim.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Αυτήν την εποχή δουλεύω με "έξυπνα" υλικά... και με "έξυπνο" θερμο-μέταλλο διπλής φύσης.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.В настоящее время я работаю с умными материалами, умным термо-биметаллом.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Зараз я працюю з розумними матеріалами і розумним термо-біметалом.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.Сега работя с интелигентни материали и интелигентен термобиметал.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.כיום, עבודה עם חומרים חכמים, ובי-מתכות תרמיות חכמות.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.حاليا أقوم بالعمل بمواد ذكية وآلة حرارية ذكية ثنائية المعدن.
Halen, şu sıralarda, akıllı malzemelerle çalışıyorum ve akıllı bir termo-bimetal ile.スマート・サーモ・バイメタルです まずこれを「スマート(賢い)」と 称するのは
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.De fapt, comentariul lui despre acei oameni săraci era un fel de idee secundară.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Hablaba de individuos que eran pobres, pero el ser pobre era una nota al margen.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Hän puhui yksilöistä, joiden köyhyys oli ikään kuin sivuasia.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Igazából az, hogy ezek az emberek szegények, mellékes volt.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Infatti, gli individui di cui parlava e che erano poveri erano una specie di nota a margine.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.In feite was armoede een bijzaak van de mensen waar hij over sprak.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Keď rozprával o tých ľuďoch, ich chudoba bola len poznámka na okraji.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.사실, 그가 이야기한 사람들이 가난하다는 사실은 중요한 것이 아니었습니다.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Les individus dont il parlait, le fait qu'ils soient pauvres était secondaire.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Os indivíduos pobres de quem ele falava eram como uma nota à parte.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Sebenarnya, individu-individu miskin yang dia ceritakan adalah semacam catatan pinggir.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Tatsächlich waren die Menschen über die er redete -- und ihre Armut -- eher eine Anmerkung.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Thật ra thì ông nói về người nghèo chỉ là phần phụ bên lề.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Ti jedinci, o kterých mluvil, jakoby vlastně ani chudí nebyli.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Ubodzy, o których mówił, byli jakby na marginesie.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.V bistvu je le mimogrede povedal, da so posamezniki, o katerih je govoril, revni.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Στην πραγματικότητα, το γεγονός ότι τα άτομα για τα οποία μιλούσε ήταν φτωχοί αποτελούσε μια λεπτομέρεια
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Всъщност, за тези хора, за които той говореше, че са бедни, това беше странична забележка.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.На самом деле, бедность тех людей, о которых он рассказывал, была лишь второстепенным фактором.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Насправді, ті люди, про яких він говорив, і які були бідним, не відігравали провідної ролі у його розмові.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.למעשה, את העוני הוא הזכיר רק בהערת שוליים.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.في الحقيقة كانت تلك النماذج التي تحدث عنها .. تعرض جانباً مختلفاً من القصص
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.力と知恵と熱意のある起業家が
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Ambele sunt foarte, foarte flexibile, motiv pentru care se găsesc în zona de entropie ridicată.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Ambos son muy, muy flexibles, y es por ello que se encuentran en un rango muy alto.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar. Aşağılara bakarsak,E ambas são muito, muito flexíveis, pelo que é por isso que vocês as encontram na variação muito alta.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Båda dessa är ytterst flexibla, vilket är orsaken till att de återfinns högst upp i skalan.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Beide sind sehr, sehr flexibel, weshalb sie sehr weit oben rangieren.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Dan semua ini benar-benar sangat fleksibel, itulah sebabnya rentang yang ada sangat luas.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.De er begge meget foranderlige, hvorfor man ser dem øverst i feltet.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Die zijn allebei heel erg flexibel en dus hebben ze een zeer grote variatie.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Entrambe sono estremamente flessibili, e per questo sono collocate nella fascia più alta.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Et ceux-ci deux sont très, très flexibles, c'est pourquoi vous les trouvez dans la gamme très haute.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.I jedno, i drugie jest bardzo, bardzo przypadkowe, dlatego znajdują się w górnej części wykresu.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.이 배열들은 매우 매우 신축성있게 변하기 때문에 엔트로피가 매우 높다고 합니다.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Mindkettő nagyon nagyon változékony, ez az oka annak, hogy a legfelső tartományban találjuk.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Ne molemmat ovat hyvin, hyvin joustavia, mistä johtuen ne ovat aivan yläasteikolla.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Oba sú veľmi, veľmi flexibilné, a preto ich na tejto škále môžete nájsť veľmi vysoko.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Obě tyto řady jsou velice, velice proměnlivé, a proto je v rámci grafu najdete velice vysoko.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Và cả hai đều rất, rất linh hoạt, đó là lý do tại sao bạn tìm thấy chúng trong phạm vi rất rộng.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Και τα δύο είναι πολύ, πολύ ευέλικτα, ο οποίος είναι και ο λόγος που είναι τόσο διαδεδομένα.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.И двете са много, много променливи, за това ги намираме високо в графиката.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.И обе эти последовательности очень свободные, поэтому они и находятся в самой интенсивной части спектра.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.Ці обидві послідовності надзвичайно гнучкі, тому вони й розташовані найвище в спектрі.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.ושני אלה הם מאוד, מאוד גמישים, ולכן גם הם נמצאים מאוד גבוה.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.وكلا هذه هي مرنة للغاية ، ولهذا السبب تجدها في نطاقات عالية جدا.
Her ikisi de fazlasıyla esnek, bu sebeple ikisi de üst sıralardalar.エントロピーが高いのです 最も低い位置にあるのが
İlgili Sayfalar