sırada ile cümle

sırada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İsviçre yüksek öğrenim düzeyinde yabancı öğrenci oranı açısından Avustralya'dan sonra ikinci sırada gelir.Suiza tiene la segunda tasa más alta de estudiantes extranjeros en educación terciaria, después de Australia.
O sırada Anya gözükür.En ese momento aparece Linda.
Bu sırada at sırtında dolaşan Edna'ya rastlar ve ona âşık olur.Ve a Edna cabalgando y se enamora de ella.
Sıradaki erkekler kimliklerini göstermemekte direnmeye başladı.Los demás hombres comenzaron a negarse a mostrar su identificación.
O sırada Locke'u buluyor.Un momento más adelante, Locke lo encuentra.
Eylül 2004'te Blender dergisi, Perry'den "Sıradaki Büyük Şey" olarak bahsetti.En octubre de 2004, la revista Blender, Katy Perry ha llamado como "The Big Thing Next!"
Bu sırada Fenton ile Nanette gelip paravana arkasına saklanırlar.Mientras tanto, Fenton y Nannetta se han escondido detrás de la pantalla.
O sırada Peter ve Lois, oğulları Stewie'ye üç tekerlekli bisiklet alır.Por otro lado, Peter y Lois le compran a Stewie un triciclo.
Ancak, Fransa İrana yardım etmeye hazırlandığı sırada, Napolyon Rusya ile barış anlaşması imzaladı.Sin embargo, justo cuando los franceses estaban dispuestos a ayudar a Persia, Napoleón firmó la paz con Rusia.
O sırada, Rick Grimes, bir önceki bölümde kaçmayı başaran Memur Lamson'ı yakalar.Mientras tanto, Rick Grimes persigue al oficial Lamson, que se escapó.
Bu sırada Hoffstetler, Elisa'nın planını öğrenir ve ona yardım etmeyi seçer.Hoffstetler descubre la trama de Elisa y decide ayudarla.
Bu sırada kampta Kate ve Jack mutfakta eski günlerden konuşmaktadırlar.En el campamento, Kate y Jack tienen una conversación en la cocina, y recuerdan los días pasados en la isla.
Bu sırada bazen Leonore için uvertür No. 3 parçası çalınır.Aquí se interpreta, a veces, la obertura "Leonora n.º 3".
Daryl ve Zach, Bob'u kurtarabilmeye müsaittir ancak bu sırada Zach bir aylak tarafından ısırılıp öldürülür.Daryl y Zach pueden liberar a Bob, pero Zach es mordido y asesinado en el proceso.
Ancak bu sırada kendisi de düşerek ölür.A esta altura incluso tú morirás.
Viyana'da bulunduğu sırada, Napolyon'un Elba'dan kaçtığı haberini aldı.Mientras tanto, se propaga la noticia de que Napoleón ha escapado de Elba.
IC 167 gibi bazı cisimler, başka bir açıdan bakıldığında sıradan sarmal galaksilerdir.Algunos objetos, como IC 167,​ son simplemente galaxias ordinarias vistas desde un ángulo poco usual.
Bölge Avrupa'da tahıl üretiminde birinci sıradadır ve Fransa'nın beşinci sanayileşmiş bölgesidir.Es la primera productora de cereales del país y la quinta región industrial de Francia.
Yönetim kurulu o sırada şirketin kimliğinin simgesi olmasına bile karar verdi.El consejo de dirección de la época decidió que encarnaba realmente la identidad de la empresa.
Bu sırada kapının kendiliğinden açılıp kapandığını görür.Pronto se dan cuenta de que la puerta se ha cerrado y cerrado por sí misma.
Bu sırada Kellerman Sara'nın duruşmasıyla ilgili haberi görmektedir ve intihara hazırlanmaktadır.Kellerman escucha un avance de las noticias del juicio de Sara, mientras se prepara para suicidarse.
Bunu yaptığı sırada râhipler, bir uçak ile tarlanın üzerinden uçarak Lois'i kaçırırlar.Mientras lo hace, los curas aparecen en un avión y secuestran a Lois.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.En la isla, Claire se desmaya del agotamiento por calor, y descubren que el agua restante ha sido robada.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.Con el tiempo llegó a ser conocido como Paul.
Bu öngörülerin yapılması sıradan değildir, basit sistemler için dahi.Sin embargo, llevar a cabo estas predicciones no es trivial, incluso en los sistemas más simples.
Temel bilimlerdeyse 19. sıradadır.«Las ciencias médicas básicas en el siglo XIX.
Çin'deki nüfus artış hızı sadece %0,47, yani bu konuda dünya çapında 159. sırada.La tasa de crecimiento demográfico de China es solo de 0,47%, lo que la sitúa en el 156º lugar en el mundo.
Goller ve sonuçlarda Kuzey İrlanda golleri ilk sırada gösterilmiştir.Las puntuaciones y los resultados muestran los goles de Irán primero.
Bu sırada Jacob çıkagelir ve Hurley'e kendisinin öldüğünü, kendisini kimsenin göremeyeceğini anlatır.Jacob se aparece ante Hurley y le explica que nadie más puede verlo debido a que está muerto.
Bu sırada, Sawyer Hurley'i, Libby'e karşı olan ilgisini göstermesi için cesaretlendirir.Por otra parte, Sawyer ayuda a Hurley en su relación con Libby.
Birmingham Üniversitesine kaydını yaptırdı ve o sırada tanıştığı oyuncu April Stride ile 1951 yılında evlendi.Ingresó a la Universidad de Birmingham donde conoció a April Stride, una actriz, con la que se casó en 1951.
Bu sırada, iki çocuğu yan odada uyumaktaydı.Habían venido ese días dos frailes, que dormían en la sala contigua.
Tam bu sırada beklenmedik olarak Geronte geri gelir.Geronte regresa inesperadamente.
Bu sırada amca vurulur.Ése fue el día en que fusilaron a mi tío.
Bu sırada Sayid, Sun'da su olduğunu fark eder ve suyu Sawyer'dan aldığı ortaya çıkar.Sayid encuentra que Sun tiene agua, y ella revela que Sawyer se la dio.
Bu sırada Jack, Kate'in geçmişi hakkında bir şeyler öğrenir.Jack ve una visión del pasado de Ty.
Hiza - Yandaki (aynı sıradaki) şahıslar ile aynı hizada olma.¡No osacicaléis como se acicalaban las antiguas paganas!
Bu sırada da şarkıları kompoze etmeye ve kendi şarkılarını yaratmaya başlamıştı.Así que empecé a crear las canciones por mí mismo.
O sırada Nikaragua’da sürmekte olan bir iç savaş vardı.He recibido una pregunta de Nicaragua.
Bu sırada Duff sürekli kıyafet değiştirmektedir.Es la primera vez que Finn se cambia la ropa.
Ayrıca 2003 ve 2005 yıllarındaki yarışmalarda beşinci sırada yer aldı.También obtuvo el 5.º lugar en las competencias individuales en el 2003 y el 2005.
Bu sırada Michaels, Hart'a Sharpshooter bağladı.Entonces, Michaels procedió a agarrar las piernas de Hart para ejecutar el Sharpshooter.
O sırada 23 yaşındaydı.Tenía entonces 23 años.
O sırada Usta Windu bir grup Jedi ile yardıma gelir.Está hecho con el auxilio de una varillita guía.
Millî takım genel klasmanda 9. sırada yer aldı.Por tanto, se ubicó noveno en la clasificación general.
Bu sırada sağ fildişi tamamen kopmuş ve dudağı ile sinir boşluğuna kadar yarılmıştır.Cuando lo hizo, su colmillo derecho se rompió del todo, hasta el labio y la cavidad nerviosa.
İlk olarak 1985 yılında Detroit Pistons tarafından 4. sırada draft edilmiştir.Fue elegido en la cuarta ronda del draft de 1985 por los Detroit Pistons.
Tam bu sırada Arbace yeni bir haberle gelir; İdamante canavarı öldürmüştür.Arbaces trae la noticia de que Idamante ha matado al monstruo.
Bu sırada çeşitli sağlık sorunları geçirdi.Sufrió varios problemas graves de salud.
Bu sırada Sun, Jin'i bulamadığı için sinirlidir ve bahçesine gider.Sun está molesta porque no buscan a Jin y se va furiosa a trabajar en su huerto.
Diplomasını aldığı sırada casusluk görevinin parçası olan bir emir altında Moskova'yı terk etti.Para cuando obtuvo su grado académico, había dejado Moscú como parte de un subterfugio.
Sıradağların doğu kesiminin büyük bölümü Grand Teton Ulusal Parkı sınırları içinde yer almaktadır.La mayoría de la cordillera se encuentra el Parque nacional de Grand Teton.
Timothy McVeigh’in bombalama için kullandığı kamyonu kiraladığı yerde o sırada üç çalışan bulunmaktaydı.Tras pasar por el edificio donde Oswald trabajaba, se oyeron tres disparos.
Stockton Utah Jazz tarafından 1984 yılında 16. sırada draft edildi.En 1984, Stockton fue elegido en la 16º posición del draft por Utah Jazz.
Tam bu sırada gözetmenler konseyi patlar.Con posteridad en que sigue dicho condado.
Bu sırada Bosna 1463-1479 Osmanlı-Venedik Savaşı'nın ön cephelerinden biriydi.Esto fue seguido por la Guerra otomano-veneciana de 1463-1479.
"Şimdi sırada çocuk var".Esperamos un bebé".
Bu sırada Anya uyanır ve baygın haldeki Giles'ı bulur.Anya encuentra a Giles, que aún respira.
Tarım, ilçede ikinci sıradaki ekonomik etkinliktir.La agricultura es la segunda actividad económica importante.
Bu sırada, Buffy, Riley, Willow, Tara ve Giles, Toth hakkında araştırma yapmaktadırlar.Mientras tanto, Buffy, Riley, Willow, Tara y Giles se encuentra en el cuarto de estudio.
İlgili Sayfalar