sırada ile cümle

sırada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Evleri teker tekrer dolaştığım sırada, çiçek hastalığı bildirenlerin sayısı arttı.Every time we did a house-to-house search, we had a spike in the number of reports of smallpox.
Bu olayların failleri bundan çok daha normal ve sıradan kişilerdir.Perpetrators are much more normal than that, and everyday than that.
Yani bu neredeyse bir özet niteliğindedir. Fakat siz de onlara bu sırada yorumlarda bulunacaksınız.So this is almost a summary, but you will be giving them comments.
Sizce sırada ne var ?What do you think happens next?
Ama okyanuslarda, gezegenin en uzun sıradağları var.And in the oceans, there are the longest mountain ranges on the planet.
Sıradaki öğrenci, lütfen girin. <i> PK Ekibi @ viikii.nette size getirdi.Next student, please come in. Brought to you by the PKer team @ www.Viki
Bir hafta içinde başarı listesinde 90. sıradan 50. sıraya yükselmişsinIn a week, you were able to raise your grades from the 90th place to the 50th.
Biz sıradan bir insan seçmiyoruz.We're not picking just any miscellaneous writer.
Sıradaki katılımcıNext participant.
Sıradan, rölatif skydivingden sonra freeflying'a başladım.From regular, relative skydiving I went on to freeflying.
Ve sırada Google Vücut browserı.Now there's Google Body browser.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı:[Thrun] The next concept I'd like to teach you is called D-separation.
Ve bu, 17 ülkede listelerde birinci sırada oldu.And it went number one on the pop chart in 17 countries.
Bu bilgisayarların sıradan işlevlerinin yan ürünü.That is a side effect of their ordinary operation.
Peki sıradaki ne?So what happens next?
Sırada ben vardım.Well, I was next.
"Ben hatırlamak gibi yakın, sadece sıradan bir hava idi.""It was just ordinary weather, as near as I can recollect."
Sırada şu var.This is what comes next.
Ve o yüzden tüm sıradan makamlara gönderilmiştim. başkalarının reddedeceği makamlara.So I was sent to all indiscriminate postings, postings which others would say no.
O sırada barda sadece barmen ve birasını yudumlayan yaşlı bir adam vardır.And the only people in there is a bartender and an old man nursing a beer.
İkinci sırada oturan kadına bak, hiç fena değil.Look, the woman seated in the second row isn't bad.
Ve dikkatli olun, illa o sırada olmak zorunda olduğunu söylemiyorum.And notice, I'm not saying that it has to be in that order.
Ben, o sırada saflıkla, "Ah, evet. Tabi olur." dedim.And I, naively by this stage, said, "Oh, yes, sure."
Sıradan ve bildiğimiz şevkat ile korunuyor. Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.In South Africa, they have a phrase called Ubuntu.
Sırada bekleyenlerin hepsi siyasi suçlu değil; bazıları gerçekten çok kötü insanlar.And not everybody on death row was a political prisoner. There were some really bad people there.
Sırada kanallar var.The next is channels.
Sırada bekleyen bir paradigma var.There was one waiting in the wings.
Soru şu : Sırada ne var ?The question is: what's next?
Kendilerini haklı göstermek için sıradan bir mazeret.It's a lame self-justification.
Hemen şuraya pozitif 3 koyayım. Bu sıradaki değer,hemen şuraya koyalım.So I'll plot it right over there, positive 3.
Sırada 0'ın mutlak değeri var.Then we have the absolute value of 0.
Onun temelleri sıradan, dünyevi; eleştirilebilir, eleştirilmiştir zaten.His grounds are ordinary, mundane; can be criticized, have been criticized.
AR:Sıradaki parçam Litvanyaca olabilir.Bazı kalıpları öğreneceğim.I'm just kidding AR: My next song maybe, I will learn some phrases
Şimdi, 3'ün 1'inci kuvveti var sırada.Now, we have 3 to the first power.
O sırada iki ayrı düşünce ekolü vardı.And there were two schools of thought.
Bu sırada Hindistan levhasının da Avrupa levhasını sıkıştırdığını biliyoruz.Let's rewind the clock.
Gerçekten sıradan bir şey ile ilgili konuşmak istiyorum, sadece sıradan kum.I want to talk about something really ordinary, just ordinary sand.
Yoksa eşitlik üzerinde odaklanmak ve sıradanlığı kabul etmek mi istiyoruz?Or do we want to focus on equity and accept mediocrity?
Bizim kaderimiz sıradan bir kader olmamalı.Our destiny must not be just some regular destiny.
Sizinle gurur duyuyorum.Son ders yılı boyunca hep birinci sırada kaldınız ve...I am very proud of you. Over the course of last year, you have stayed first and...
İşte, Kuzey Amerika'daki "suck" kelimesinin anlamını altıncı sırada görüyoruz.So definition number six is the North American definition of the word "suck."
Sıradaki sayımız kolay, ondalık sayı formunda.Well the next one is easy, it's already in decimal form.
O zaman sıradaki sayı 0.357 olur.Then the next largest is going to be 0.357. Right?
Sırada, r üssü 4 çarpı s üssü 5 var.Times r to the fourth times s to the fifth.
Ya aynı şeyi ters sırada yaparsam?What I if I did it in the other order?
Sırada, iş geliştirme grubu var.The next piece was the Bus Dev.
Sırada ise mühendislik var. Ne kadar zor olabilir ki?The other piece is engineering, and engineering--how simple could that be?
Ve sıradaki de 144/180'e eşit olan 4/5.And then the next one is going to be the 144/180, which was 4/5.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Ordinary people: barbers, clerks, white-collar people.
Kahramanlığın bayağı yanı şu sıradan insanlar kahramanca işler yapıyorlar.Banality of heroism. It's ordinary people who do heroic deeds.
Bunu, o sırada yeni bir kol elde ettiği için yaptı.Well, she did that because she, at that time, had acquired a new arm.
Bugün, sıradan bir günde... ...bu rakam birkaç yüz km civarında.Today, on a typical day... ...the corresponding number is perhaps a few 100 kilometers.
Bu "merhaba" ya da "teşekkürler" gibi sıradan bir şey değil.So it's not like "hello" or "thank you," that ordinary stuff.
Ama aynı zamanda sıradan şeyler.But they're also common things.
Şimdi, başka, başka bir -- sıradaki kişileri alalım, sizinle başlayarak.So, let's see, let's take a different row of people, starting with you.
Beş rakam alacağım: bir, iki, üç, dört -- a, bu sıradan zaten almıştım.I'll get five digits: one, two, three, four. Oh, I did this row already.
Sizin arkanızdaki sıradan alalım, sizinle başlayarak beyefendi: bir, iki, üç, dört, beş.Let's do the row before you, starting with you: one, two, three, four, five.
Mozart'ı kastediyor. ortadan üçüncü sırada falan gibi (kahkahalar) olan Mozart'ı.He means Mozart, which is -- (Laughter) -- like a third seat from the center.
Şimdi sıradaki şefe bakalım, Richard Strauss.Let's look at the next conductor, Richard Strauss.
Jen'in cildi her zaman taze bir görüntüye sahip ve O herkesin sevdiği sıradan biri.Jen her zaman ışıl ışıl görünür.
İlgili Sayfalar