sırada ile cümle
sırada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sıradan eşya haline geliyorlar ve herşey sıfıra giderken olan budur.They're being commodified, and that's what happens when things go to zero.
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John says, "I suppose an occasional blow job is..." [laughter]
Tam o sırada gürültülü bir patırtıyla... ...cennetler açıldı.Just then, with a loud bang, the heavens opened. (Claps)
O halde sıradaki işim: Mika getirmek için çıkıp İskoçya'ya gittim.I was off to Scotland to get mica.
Sıradaki Senaryo D, marjinal maliyet 60.It's right over there. This is scenario D - the marginal cost is 60 -
Benim yemeğe ihtiyacım yok, fakat sıradan köpek sahipleri der ki,I don't need food, but the average owner says,
Tamam, bu çalışmanın sıradaki bölümüOkay, so the next part of this study
Sıra dışı malzemeler ve sıradan malzemelerin sıra dışı kullanımlarına da ilgi duyuyorum.I'm also interested in working with unusual materials and common materials in unusual ways.
Şimdi sırada birkaç şeyin birarada olduğu bir kısım var.Next is a compilation of a bunch of stuff.
Bu sırada devlet ise Noel Baba gibi davranıyor.The government, meanwhile, has been acting like Santa Claus.
Bu artık sıradanlaştı, çok hızlı ilerliyor, ve dünyada pek çok yerde çalışmalar yapılıyor.And this is becoming common, it's moving very quickly, it's moving in a whole series of places.
Hominidler için evrimleşme sıradandır.It is common for hominids to evolve.
Yani, eğer evrenin amacı bu değilse, sırada ne var?So, if that's not the purpose of the universe, then what's next?
Ve onu sıradan bir mıknatısın üzerine koyduğum zaman, sadece havada asılı kalır.And when I place it on top of a regular magnet, it just stays locked in midair.
On beşinci sırada İzlanda ve Polonya ile beraberiz.We're tied for 15th with Iceland and Poland.
Amerika okumada on beşinci sırada berabere kalıyor ama fen bilimlerinde 23.cü ve matematikte 31.ci.The U.S. is tied for 15th in reading, but we're 23rd in science and 31st in math.
İşte o sırada Amerikan elçiliğine bir saldırı düzenlendi.That's when America's compound came under attack.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.At the time he was looking after the rights of political prisoners in Italian jails.
Ve sonra, tabii, sıradan yaşam içine geri sürüklenir ve hafıza unutur.And then, of course, it drifts back into ordinary life and the memory fades.
Sadece hatırlamak için diyorum Ortalama bir insanın, sıradan bir gününde başlar hikâyeStart on an average day, average person not expecting anything to happen today.
Peki, fotoğrafçı bunu nasıl sağlamış? Bu fotoğraf sıradan bir objektifle mi çekilmiş?like they checker floor of renaissance right, did she take this to ordinary lens
Sırada, benim favorilerimden biri olan ağır ateşte pişirme hakkında bir kaç ipucu var.Up next, A few helpful hints on one of my favorite topics Braising.
Evet, Kuzey Kutbu'nda yüzmek yapılacak sıradan bir şey değil.Well, swimming across the North Pole, it's not an ordinary thing to do.
Cevap da doğal olarak, meslek sırrı. Son soru: Sıradaki ne?The answer, of course, to which is a trade secret -- and the last question, what's next?
Sıradaki ne?What's next:
Hayatımdaki en önemli şey de bu sırada meydana geldi.And the most important thing in my life also happened in this time.
Burada size integrali iki değişik sırada alabileceğimi göstermiş oldum. -And all I showed you here is that there's two ways of doing the order of integration.
Dikkat edin, bizim sıradan x karemiz kırmızı olan.So notice, our regular x squared is just in red.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Rather, it's applied when we remove that path from the frontier, and we haven't done that yet.
Sıradan bir eser değil.This is not an ordinary object.
Sırada hangi yola genişleteceğiz?Which path do we expand next?
Dört: Bu filmin Philadelphia'nın merkezindeki sıradan bir sinema salonunda gösterilmesi.Four: this was being shown in a regular movie theater in Center City, Philadelphia.
Sıradaki iki tanesiyle devam edelim. b bölümünü yapmayacağım.Let's do the next two. I won't do part b.
Bu çizmiş olduğum sıradan geometrik bir üçgendir.This is just a regular, run of the mill, geometric triangle.
O, o sırada tahliye için uygun değildi, çünkü toplum içinde bir tehdit oluşturuyordu.He was not eligible to be let out at that time because he'd be a threat to society.
Sonra o sırada çocuklarımı unuttum, ona ulaşmaya çalıştım.And then I tried to ... I forgot my children. I tried to get to him.
Radyoyu açtım, o sırada aklımdan bir önceki gece olanlar geçiyordu.And I clicked the radio on, as I stood there, thinking about what had happened the night before.
Bu sırada temel bir soru İngilizce hakkındaydı.At this time there was a -- the main question was about English.
Sıradaki şiir E.E. Cummings'e ait,The next poem is by E.E. Cummings,
Sıradaki şiir "Ya Hiç Kimse Benimle Evlenmezse".The next poem is "If No One Ever Marries Me."
O sırada, Dublin'deki Trinity Üniversitesinde klasikleri öğretiyordu.At the time, he was teaching classics at Trinity College in Dublin.
Sıradan bir arabanın içinde neden koşamıyoruz diye düşünmüştüm.I thought - why can't we run in a regular car?
Ben en sıradan, en basit, en yaratıcı olmayan sözleri yazmaya çalıştım.I tried to make the most banal, the most simple, the most ingenious text about it.
Hesapları yaptığım sırada doğruydularAt the time I made those calculations, they were correct.
Bütün anlatmak sitediğim O'nu sıradan biri gibi tedavi etmeyi bırakmalılar.I'm saying they have to stop treating him like he's a normal human being.
O sıradan biri değilHe's not.
Çoğunuz zaten biliyorsunuz: ABD'deki kanser ölümlerinin üçüncü sıradaki sebebi.Most of you already know it: third leading cause of cancer deaths in the U.S.
Sıradaki bir kaç slaytta size biraz bundan bahsedeceğim.And I'll just take you through that a little bit in the next few slides.
O sırada 1 kilo almıştım, yani 30 kiloydum.At that point, I had gained four pounds, so I was 68 pounds.
Bu insanlara göre, ...hayatını yok etmen sıradan bir işti.To these people, the extermination of your life was simply a job.
On yıl önce Filedelfiya'daki bu güneşli odada bulunanlar için, bu sadece sıradan bir gündü.To those gathered in that sunny room in Philadelphia 10 years ago, it was just another day.
İlk sırada "geçici" var. Bir girişimin amacı hep girişim kalmak değildir.The goal of a startup is not to be startup.
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?[laughter] He was...aaaahhhhhh! You see.
"Senden önce sırada bekleyen elli kişi var!" demesini istemezsiniz.There's fifty people before you!"
İçine tam bir milyon Dünya'nın sığabileceği sıradan bir nesne.It's a common object that literally fits one million Earths.
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi?The kids' number one wish?
Starr ailesi, sıradan Amerikan aile problemleri olan sıradan bir Amerikan ailesi.The Starrs are a regular American family with their share of regular American family problems.
O sırada başka bir şey yaparlarken, birden onları alır ve yatırıverirsiniz.They may be doing something else, and then you plop them down.
Sırada yüksek makas var. Bu hareket orta seviyedeki boyun çekmeden sonra geliyor.This is swan dive, which is an advancement of swan from the intermediate mat sequence.
Ama beni kurban etme, çünkü özgür olmak benim tanrımın cezası, sıradan bir hakkım.But don't make me a victim, because it's my goddamned, mediocre little right to be free.
İlgili Sayfalar