Tom sır saklamada iyidir.Tom is good at keeping secrets.
Bir aceleci sırtlan boynuz ısırır.A hasty hyena bites the horn.
Tom kronik sırt ağrısından muzdarip.Tom suffers from chronic back pain.
Bu şirket Çin'de bir fabrika inşa ediyor.This company is building a factory in China.
Onların sırlarını ifşa etmeyeceğim.I'm not going to reveal their secrets.
Piyanonun yanı sıra, herhangi başka enstrüman çalabilir misin?Besides the piano, can you play any other instruments?
Yeni Yılda, Liu'nun şirketi her çalışanına bir torba un verir.For the new year, Liu's company gives every employee a bag of flour.
Bizim için sırada ne var?What's next for us?
Tom ağır bir sırt çantası taşıyordu.Tom was carrying a heavy backpack.
İkimiz de sırıtıyorduk.We were both grinning.
Sıra sıra patatesler topraktan çıkarılır ve bir çapayla toplanır.Row after row the potatoes are unearthed and collected with a hoe.
Sizin şirketin ihaleyi kazandığını duydun mu?Did you hear that your company won the bid?
Tom uzun boylu ve sırık gibi.Tom is tall and lanky.
Biz sıra ile yapıyoruz.We're taking turns.
Bunu sırt çantana koy.Put this in your backpack.
Onu yapmak için benim sıram.It's my turn to do that.
Tom sadece sıradan bir genç çocuk.Tom is just an average teenage boy.
Ara sıra erkek arkadaşıma o işteyken bir öğle yemeği götürürüm.Every once in a while, I take my boyfriend a lunch while he's at work.
Onun sırlarını açığa vurmayacağım.I'm not going to reveal her secrets.
Alfabetik sıralamaya göre öğrenci isimlerinin bir listesini yaptım.I made a list of the students' names in alphabetical order.
Şimdi erkek kardeşimin sırası.Now it's my brother's turn.
Bulaşıkları yıkamak için benim sıram.It's my turn to wash the dishes.
Bulaşıkları yıkama sırası bende.It's my turn to wash the dishes.
Tom sırt çantasını açtı.Tom opened his backpack.
O kedi yavrusu çok şirin.That kitten is so adorable.
Bu kedi yavrusu çok şirin.That kitten is so cute.
Tom sırt çantasından bir kitap çıkardı ve okumaya başladı.Tom took a book out of his knapsack and started reading.
Ben Boston'da yaşarken Tom ara sıra beni görmeye gelirdi.Tom occasionally visited me when I lived in Boston.
Tom üç kez sırtından vuruldu.Tom was shot three times in the back.
Tom iki kez sırtından bıçaklandı.Tom was stabbed twice in the back.
Çalışma saatleri sırasında sigara içemezsin.You can't smoke during work hours.
Tom telefon şirketi için çalıştı.Tom worked for the phone company.
"Ne için diledin?" "Bu bir sır.""What did you wish for?" "It's a secret."
Ben senin sırlarının kilidini açmak istiyorum.I want to unlock your secrets.
Maria çok kibar, sıradan bir kız.Maria is a very polite, simple girl.
Bu gün başka sıradan bir gün gibi başladı.This day started like any other ordinary day.
Kızım beni ara sıra ziyaret eder.My daughter visits me now and then.
Tom sırada birinci.Tom is first in line.
Sirius çoğunlukla Dog Star olarak adlandırılır.Sirius is commonly called the Dog Star.
Tom şu an ilk sırada.Tom is in the lead at the moment.
Tom şu anda birinci sırada.Tom is in the lead right now.
Tom sıradan bir adam değil.Tom is no ordinary man.
Mary Tom'un en yakın sırdaşlarından biri.Mary is one of Tom's closest confidantes.
Sırplar ve Brezilyalılar futbolu gerçekten çok severler.Serbians and Brazilians really like soccer.
Sırları olan tek kişi sen değilsin.You're not the only one with secrets.
Görüşme sırasında hiçbir şeyle uğraşmayın.Don't fumble with anything during an interview.
Tom ve Mary şirin bir çift.Tom and Mary are a cute couple.
Sırları saklamaktan bıktım.I'm tired of keeping secrets.
Büyücüler sırlarını kıskançlıkla korurlar.Magicians jealously guard their secrets.
Tom'un sırıttığını görebiliyordum.I could see that Tom was grinning.
Tom bir şirket çalıştırmak için neredeyse uygun değil.Tom is hardly fit to run a company.
Tom sırt masajlarına düşkündür.Tom is fond of back massages.
Brezilya eyaletlere bölünmüştür ve bunlar sırasıyla belediyelere bölünmüştürBrazil is partitioned into states, which in turn are partitioned into municipalities.
Sırları saklamaktan çok bıktım.I'm so tired of keeping secrets.
Parası için onunla evlendi ve onun sıradan yaşantısına katlanamadı.She married him for his money, and couldn’t put up with his plain way of living.
Mucizeler sıradan.Miracles are ordinary.
Mutluluk küçük bir kuş gibidir. O ara sıra uçar gider.Happiness is like a little bird. At some time or another it flies away.
Sirk ve gösteri eğlence ve kahkahalarla doludur.The circus and the show are brimful of fun and laughter.
İnsanlar, inşaatı sırasında Eyfel Kulesi'ni şiddetle eleştirdiler.People severely criticized the Eiffel Tower during its construction.
Sana bir sırla güveneceğim.I will trust you with one secret.