Şirket ayakta kalabilmek için çabaladı.The company scrambled to stay afloat.
Tom ve Mary birçok sırları paylaştı.Tom and Mary shared many secrets.
Şirket bana cömert bir paket teklif etti.The company offered me a generous package.
Tom birçok sırları Mary'den sakladı.Tom kept many secrets from Mary.
Tom, Mary'den birçok sır sakladı.Tom kept many secrets from Mary.
Bu bir sır. Başka kimsenin bilmesine izin veremezsiniz.It's a secret. You can't let anyone else know.
Her şirket böyle pahalı bir olayı imzalamayı göze alamıyor.Not every company can afford to underwrite such an expensive event.
Diğer şirketler benzer programlar sunuyor.Other companies offer similar programs.
Şirket asla düzelmedi.The company never really recovered.
Bazı şirketler işçi ekliyor.Some companies are adding workers.
Tom tutuklandığı sırada Boston'da yaşıyordu.At the time of his arrest, Tom was living in Boston.
Ara sıra basketbol oynarım.I shoot hoops every now and then.
Tom ölüm sırasında on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Tom idam sırasında on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Tom sizin sıradan politikacınız değildir.Tom isn't your average politician.
Ara sıra kahkaha vardı.There was occasional laughter.
Bu şirketin şikayetime karşı duyarlılığı zayıftır.This company's responsiveness to my complaint is poor.
Şirketin gelecek sene kısıntı yapılması gerekiyor.The company needs to make cutbacks next year.
Tom sırıttı ve Mary'ye baktı.Tom grinned and looked at Mary.
Tom'un giysileri sırılsıklam.Tom's clothes are soaking wet.
Sırlarını bilen var mı?Does anyone know your secrets?
Herhangi biri sırlarını biliyor mu?Does anyone know your secrets?
Öğeleri büyükten küçüğe doğru sıralayın.Sort the items from large to small.
Sır resmi olarak açığa çıktı.The secret is officially out.
Tom sıradışı bir kariyere sahipti.Tom has had an unusual career.
İlk sırada olmayı planlıyorum.I intend to be first in line.
O, Tom'un tek sırrı değildi.That wasn't Tom's only secret.
Tom yağmur tarafından sırılsıklam edildi.Tom was drenched by the rain.
Tom sıradışı bir adamdı.Tom was an extraordinary man.
Üst sıralara çıktığımıza sevindim.I'm glad we came out on top.
Bizim için sırada ne var merak ediyorum?I wonder what's next for us?
Tom sıradışı bir oyuncudur.Tom is an outstanding player.
Tom kendi sırrını açıklamadı.Tom didn't reveal his secret.
Tom sırrını ifşa etmedi.Tom didn't reveal his secret.
Bu yıl oldukça sıradışıdır.This year is quite unusual.
O konuda hiç sır yok.There's no secret about it.
Tom iyi bir şirkette olacak.Tom will be in good company.
Tom bu gece sıra dışıydı.Tom was outstanding tonight.
Çok iyi bir şirketteydim.I was in very good company.
Tom ilk sıraya çıktı.Tom moved up to first place.
Tom ilk sıraya yükseldi.Tom moved up to first place.
Tom birinci sıraya yükseldi.Tom moved up to first place.
Şirketler istihdamı azaltıyorlar.Companies are cutting jobs.
Tom sağdan üçüncü sırada.Tom is third from the right.
Onlar ara sıra et yerler.They eat meat on occasion.
Burada hiç sır yok.There are no secrets here.
Tom baskın sırasında öldü.Tom was killed in the raid.
Boykotlar şirketleri değiştirir.Boycotts change companies.
O gerçek bir sır değil.That's not a real secret.
Tom sırtüstü yatıyordu.Tom was lying on his back.
Tom sırtüstü uzanmıştı.Tom was lying on his back.
Yarın bizim sıramız.Tomorrow it's our turn.
Başka sırlarım yok.I have no more secrets.
Koşullar sıradışıdır.Conditions are unusual.
İyi bir şirketteyiz.We're in good company.
Oldukça sıradandı.It was quite ordinary.
Onlar sırları paylaşırlar mı?Do they share secrets?
Siren arızalı.The siren is broken.
Bu çok sıradışıydı.It was very unusual.
İyi bir şirketteyim.I'm in good company.