Bazı zengin insanlar ve şirketler vergilerde adil paylarını ödemez.Some rich people and corporations don't pay their fair share in taxes.
Bir paravan şirket oluşturmak hakkında yasa dışı bir şey yok.There's nothing illegal about creating a shell company.
Grev sırasında trenlerin % 35'i çalışacak.During the strike, 35% of the trains will operate.
O, sırtına bir sıcak su şişesi koydu.He laid a hot-water bottle on his back.
Latince sözcük sırası serbest ama keyfi değil.Latin word order is free, but not arbitrary.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.The king was captured during the battle and beheaded.
Dört şirketten biri hiç vergi ödemez.One in four corporations doesn't pay any taxes.
Bu artık bir sır değil.It's not a secret anymore.
O sırtını Tom'a döndü.She turned her back on Tom.
Bu çok, çok sıra dışı.This is very, very unusual.
O sırrımı söyledi.He told my secret.
O benim sırrımı söyledi.She told my secret.
Biz bu sırrı saklamak zorundayız.We have to keep this secret.
Üst sırtın gerçekten sıkı.Your upper back is really tight.
Sadece Tom'un sırrı nedir?Just what is Tom's secret?
Onlar şirketin umutları hakkında iyimserdi.They were sanguine about the company's prospects.
Tom hâlâ babasının ona verdiği sırt çantasına sahip.Tom still has the knapsack his father gave him.
O sırrı saklayamazsın.You can't keep that secret.
Biz o sırrı çözdük.We've solved that mystery.
Nihayet benim sıram.It's finally my turn.
Çeke miktarı rakamların yanı sıra kelimelerle de yaz.Write the amount on the check in words as well as figures.
O beni sırtımdan bıçaklamayan tek kişi.She's the only one who's not stabbed me in the back.
Tom Mary'ye sır verdi.Tom confided in Mary.
Senin sıran, Tom.It's your turn, Tom.
Tom Mary'ye bir sır söyledi.Tom told Mary a secret.
Şu anda meşgulüm ancak öğle yemeği sırasında konuşabiliriz.I'm busy now, but we can talk during lunch.
Onun söylediği her şeyin neredeyse yarısı sırf kurgu.About half of everything he says is sheer fiction.
Onlar yolculuk sırasında uzlaşmak zorunda kaldı.They had to compromise during the trip.
Şirketimizin senin gibi insanlara ihtiyacı var.Our company needs people like you.
İşleri öncelik sırasına koymamız gerekiyor.We need to prioritize things.
Bir kadına sırrını güven ama onu dilini kesip kopar!Trust a woman with your secret, but cut off her tongue!
Sırtlan insan sesi taklit eder.The hyena imitates the human voice.
Babam yemek zamanı sırasında tek söz söylemedi.My father didn't say a word during dinnertime.
Onlar ara sıra farkları üzerinde tartışırlar.Every now and then they clash over their differences.
Bir fırtına sırasında dağlara tırmanmak tehlikelidir.It's dangerous to climb mountains during a storm.
Bir fırtına sırasında bir dağa tırmanmak tehlikelidir.It's dangerous to climb a mountain during a storm.
Neden çocuklar bu kadar şirin, merak ediyorum?Why are kids so cute, I wonder?
Neden sırada bekliyorsun?Why are you waiting in line?
Ben sırtımı incittim.I hurt my back.
Tatilim sırasında hiçbir şey yapmadım.I didn't do anything during my vacation.
Bu şirketi seviyorum.I love this company.
Keşke geçen yıl o şirkette stok alsaydım.I wish I had bought stock in that company last year.
Sırayla kürek çekelim.Let's take turns rowing.
Her şeyi sırasıyla yapalım.Let's not put the cart before the horse.
Sırt üstü uzanıyordum.I was lying on my back.
Siren sesi duymaya alışıyorum.I'm used to hearing sirens.
Sırtıma biraz güneş losyonu sürer misin?Can you put some suntan lotion on my back?
Sırtıma biraz losyon sürer misin?Would you rub some lotion on my back?
O, yatakta sırtüstü yatıyordu.He was lying in bed on his back.
Bir sırrı çözmeme yardımcı olabilir misin?Can you help me solve a mystery?
Tom ve Mary birlikte şirin görünüyorlar.Tom and Mary look cute together.
Sana bir sır söylersem söylemeyeceğine söz verir misin?If I tell you a secret, do you promise not to tell?
Sen ve Tom için sırada ne var?What's next for you and Tom?
Onun ölümü sırasında ne yapıyordun?What were you doing at the time of his death?
Mary sıradışı bir iş kadınıdır.Mary is an outstanding businesswoman.
Tom sıradışı bir insan.Tom is an exceptional person.
İlaç şirketi bir gecede hayat kurtaran ilacın fiyatını yükseltti.The pharmaceutical company raised the price of a lifesaving drug overnight.
Ben onların sırtını kaşımam.I don't scratch their backs.
O bizim şirketimizin altyapısına yatırım yapmak istiyor.She wants to invest in our company's infrastructure.
Tom 2013 yılında şirketten ayrıldı.Tom left the company in 2013.