Bu sana söyleyemeyeceğim bir sır.That's a secret I can't tell you.
Bu, Sırbistan'da üçüncü büyük şehir.This is the third largest city in Serbia.
Şirket ne kadar büyük?How big is the company?
Sıranın üstündeki sözlük Tom'undur.The dictionary that is on the desk is Tom's.
Tom Mary'nin sırrını bildiğini söyledi.Tom said he knows Mary's secret.
O sırt çantasını açıyor.She unzips her backpack.
Tom ara sıra beni görmeye gelir.Tom comes and sees me once in a while.
Bu şirket ve ben üç yıllık bir sözleşme imzaladık.This company and I have signed a three-year contract.
Sendika ve şirket yeni sözleşme konusunda anlaşmaya vardı.The union and the company have agreed upon a new contract.
Sırası gelmişken, adresin nedir?By the way, what's your address?
İlişkimiz sırasında ikimiz de istemeden bazı sözler ve davranışlarda bulunduk.During our relationship we both said and did things we didn't mean.
Senin sırlarını kimse bilmez.No one knows your secrets.
Vücudun yanı sıra zihnin de egzersize ihtiyacı var.The mind needs exercise as well as the body.
Tom ara sıra bizi ziyarete gelir.Tom comes to visit us every now and then.
Tom şirketin yalnızca isim olarak başkanıdır. Tüm önemli kararları oğlu alır.Tom is the head of the company in name only. His son makes all the important decisions.
Tom beni sırtımdan hançerledi.Tom stabbed me in the back.
Her zamanki gibi olacağını umuyorduk, ama sıra dışı bir durumla karşılaştık.We expected the routine, but we got the extraordinary.
Sırada duruyordu.He was standing in line.
Sırada bekliyordu.He was standing in line.
O bir sirk!That is a circus!
O sadece sıradan bir kız.She is just an ordinary girl.
Tom sırada duruyordu.Tom was standing in line.
Tom bana sırrını söylemedi.Tom didn't tell me his secret.
Bu şeyleri önem sırasına göre sıralamaya çalış.Try to prioritise these things.
"Terden sırılsıklamım." "Öyleyse duş aldığından emin ol.""I'm dripping sweat." "Then make sure you take a shower!"
Tom geçen yıl bizim şirket için çalışmaya başladı.Tom began working for our company last year.
İşte öğrenmek istediğim diller, kabaca kronolojik sıra.Here are the languages I want to learn, in roughly chronological order.
O, çok uluslu bir şirket için çalışıyor.He works for a multinational company.
O, sırrı saklamamı istedi.He asked me to keep the secret.
Şirket bu saldırıları nasıl geçiştireceğini hemen bilmedi.The company did not immediately know how to ward off these attacks.
Bu oldukça sıra dışı bir istek.This is a rather unusual request.
Sırtım tekrar acıyor.My back is hurting again.
Sırtım sürekli ağrıyor.My back hurts all the time.
Benim şirket bir başarıdır.My company is a success.
Bunu kaçıncı sıraya koyuyorsun?How do you rank that?
Şirket ne yaptı?What did the company do?
Tom sıra dışı iş yapıyor.Tom is doing extraordinary work.
Şu sıralar BT sertifikasyonlarına çalışmaya çok vakit harcıyorum.I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently.
Tom sınıfımızdaki en şirin çocuk.Tom is the cutest boy in our class.
Şirketimizde otuz çalışan var.Our company has thirty employees.
O bunu yüzünde bir sırıtma ile söyledi.He said it with a grin on his face.
Mary bir hayalet ya da ruhu sırtına dokunmuş gibi hissetti.Mary felt as if a ghost or spirit had touched her back.
Tom üçüncü sırada tamamladı.Tom finished in third place.
O şirket kurdu.He founded the company.
Işık ara sıra gider.The light goes on and off.
Olanlar bir sır değil.What happened isn't a secret.
Şirket için umutsuz musunuz?Are you desperate for company?
Bu, entrika, aşk, ihanet ve sırlarla dolu bir hikaye.This is a story full of intrigue, love, betrayal and secrets.
Şirket borç içinde.The company is in debt.
Fransız Devrimi 16.Louis dönemi sırasında başladı.The French Revolution began during Louis XVI's reign.
Tom sırt kaşıyıcısı ile sırtını kaşıdı.Tom scratched his back with a backscratcher.
Tom sırtında oğlunu taşıyordu.Tom was carrying his son on his back.
Ben sırılsıklam ıslandım.I got soaking wet.
Tom sırada birinciydi.Tom was first in line.
Matzo, mayasız ekmek, hamursuz bayramı sırasında yenir.Matzo, an unleavened bread, is eaten during Passover.
Tom onu bir sır olarak sakladı.Tom kept it a secret.
Mary sırtını Tom'a döndü.Mary turned her back on Tom.
Sana sırrımı güvendim ve sen bana ihanet ettin.I trusted you with my secret and you betrayed me.
Tom Mary'nin şirin olduğunu düşündü.Tom thought Mary was cute.
Tom, British Virgin adalarında bir paravan şirkete sahip.Tom owns a shell company in the British Virgin Islands.