Sırrımızı sızdırmayacağın konusunda sana güveniyorum.I'm counting on you not to let our secret leak out.
Mary Cadılar Bayramı kostümüyle sevimli ve şirin görünüyordu.Mary looked adorable and cute in her Halloween costume.
İsimler alfabetik olarak sıralanır.The names are sorted alphabetically.
Kiralık arabamız yolculuk sırasında bozuldu.Our rented car broke drown during the journey.
Bugünkü hava, ara sıra bulutlu güneşli.Today's weather is sunny with occasional clouds.
Tom'un sırtında bir yılan dövmesi var.Tom has a tattoo of a snake on his back.
Tom her zamankinden biraz daha sıradan giyinmiş.Tom is dressed a little more casually than usual.
Sıra dışı konuşursam üzgünüm.I'm sorry if I spoke out of turn.
Tom'un sırt çantası kapının yanında.Tom's backpack is near the door.
Tom üç saattir sırada bekliyor.Tom has been waiting in line for three hours.
Şirket için canım bir şey yapmak istemiyor.I'm not in the mood for company.
Tom'dan sırrı bana söylemesini istedim, ama söylemedi.I asked Tom to tell me the secret, but he wouldn't.
Mary, Tom'a sır saklayıp saklayamayacağını sordu.Mary asked Tom could he keep a secret.
Git sırt çantanı al.Go grab your backpack.
Bu yer savaş sırasında bombalandı.This place was bombed during the war.
Bunu sır olarak saklanması gerekiyordu.It was supposed to be kept secret.
Öpüşme sırasında bulaşan bakteriler, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.The bacteria that are transferred during a kiss help improve your immune system.
Bu şirket iflas etti.This company has filed for bankruptcy.
Bütün çocuklar yüzlerini boyatmak için sıraya girdiler.All the kids lined up to have their faces painted.
Bir Çin şirketi New York'taki en ünlü otellerden birini satın aldı.A Chinese company has bought one of the most famous hotels in New York.
Birisi hançeri sırtımdan çıkardı.Someone withdrew the dagger from my back.
Tom sadece sıradan bir erkek.Tom is just an average guy.
Mary sadece sıradan bir kız.Mary is just an average girl.
Tom hademe olarak başladı ama o şimdi şirketin başkanıdır.Tom started as a janitor, but he's now the president of the company.
Denetçi, şirketin hesaplarında bazı anormallikler algıladı.The auditor picked up some anomalies in the company's accounts.
Bu şirketin bir kadın CEO'su var.This company has a female CEO.
Bu şirketin CEO'su bir kadın.This company's CEO is a woman.
"Dazhong" taksi şirketinin numarası nedir?What's the number of the taxi company "Dazhong"?
Şirket yirmi kişiyi işe almak istiyor.The company want to employ twenty people.
Şirktimizin yapılacak birçok projesi vardır.Our company has many projects to do.
Ne zaman sıra dışı bir şey olsa, ben suçlanırım.Every time something unusual happens, I get blamed.
Ben sır vermeyeceğim.I won't breathe a word.
Sırra kadem basacağım.I'll make myself scarce.
Sırrın benimle ölecek.Your secret will die with me.
Bunlar sadece herkese sorduğumuz sıradan sorular.These are just routine questions we ask everyone.
Şirketin nakit rezervinden ödünç para aldım.I borrowed money from the company's cash reserve.
Bacaklarınla kaldır, sırtınla değil.Lift with the legs, not with the back.
Sanırım sadece sırtımı incittim.I think I just hurt my back.
Tom sırt çantasına bazı gerekli şeyleri doldurdu.Tom packed some essentials into his knapsack.
Beni sana sırtından ateş ettirmeye zorlama, Tom.Don't make me shoot you in the back, Tom.
Gerçekten Tom'la sırayla araba kullanma anlaşması yapmamalıydık.We really shouldn't have carpooled with Tom.
Tom sadece sıradan bir insan.Tom is just an ordinary person.
Sirk kasabada.The circus is in town.
Tom'a şirketimizin logosu olan bir kahve kupası verdim.I gave Tom a coffee mug with our company logo.
Sırlarla aramın iyi olmadığını biliyorsun.You know I'm not good with secrets.
Sırlarını paylaşmak kolay değil.It's not easy sharing your secrets.
Artık aramızda sır olmayacak.There will be no more secrets between us.
Aramızda hiçbir sır olmamalıdır.There should be no secrets between us.
Bunun olmasının tek yolu bir sır.The only way this is going to happen is in secret.
Burada bir sır var ve bunu iyice incelemek istiyorum.There's a mystery here and I want to get to the bottom of it.
Senden sır saklayan biri değilim.I'm not the one who kept secrets from you.
Tom şirketine çok para kazandırdı.Tom made his company lots of money.
Çok iyi bir şirket olacağımı sanmıyorum.I don't think I'd be very good company.
Tom şirketteki çoğunluk hissedarıdır.Tom is the majority shareholder in the company.
Tom bizim şirketimize katılıyor.Tom is joining our company.
Tom hangi sırrı saklıyor?What secret is Tom hiding?
Tom Mary'ye sırılsıklam aşık oldu.Tom fell head over heels in love with Mary.
Bizim bir sırrımız olduğunu sana düşündüren nedir?What makes you think we have a secret?
Tom'un bir sırrı mı var?Does Tom have a secret?
Ne şirin bir çocuk!What a cute little boy!