Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sıradan olmak için çok çalışıyor.Tom is trying very hard to be casual.
Tom Mary'ye baktı ve sırıttı.Tom looked at Mary and grinned.
Tom sırada üçüncü.Tom is the third one in line.
Tom'un sırt çantası orada.Tom's backpack is over there.
Fransız şirketlerin rekabeti azalmaya devam etmektedir.The competitiveness of French companies continues to decrease.
Bu işler parayla değil sırayla.Turnabout is fair play.
Belgrad, Sırbistan'ın başkentidir.Belgrade is the capital of Serbia.
Tom toplantı sırasında sessiz kaldı.Tom remained silent during the meeting.
Onun ana dili Sırpçadır.She is a native speaker of Serbian.
Sırpça çok güzel bir dildir.Serbian is a very beautiful language.
Tom yemek sırasında görünmedi.Tom didn't appear during the meal.
Tom sınıftaki bütün boş sıralara bakındı.Tom looked around at all the empty desks in the classroom.
Tom sırt çantasını toplamaya başladı.Tom started packing his backpack.
Tom sırt üstü uzanıyor, tavana bakıyor.Tom is lying on his back, staring at the ceiling.
Siraküza, Sicilya'nın en büyük ve en güzel şehirlerinden biridir.Syracuse is one of the biggest and most beautiful cities of Sicily.
Senin sırrını başka kim biliyor?Who else knows about your secret?
Herhangi bir sırrın var mı?Do you have any secrets?
Tom sıranın sonunda duruyordu.Tom was standing at the end of the line.
Tom sıranın sonuna yakın duruyordu.Tom was standing near the end of the line.
Tom bir Alman şirketi için çalışır.Tom works for a German company.
Tom bir Japon şirketi için çalışır.Tom works for a Japanese company.
Tom bir Amerikan şirketi için çalışır.Tom works for an American company.
Tom bir İtalyan şirketi için çalışır.Tom works for an Italian company.
Mary bir Kanada şirketi için çalışıyor.Mary works for a Canadian company.
Devrim sırasında hapsedilip öldürüldü.He was imprisoned and killed during the revolution.
Tom sıradan görünmeye başladı.Tom tried to sound casual.
Tom sırtından bıçaklandı.Tom was stabbed in the back.
Çöpü çıkarmak için Tom'un sırası.It's Tom's turn to take out the garbage.
Kartları dağıtmak için Tom'un sırası.It's Tom's turn to deal the cards.
Tom sırasını alsın.Let Tom have his turn.
Onların hepsi Tom'a sırıtıyorlar.They're all grinning at Tom.
Sıradışı bir şey bulunmadı.Nothing unusual was found.
Bu sıra dışı bir istek.That's an unusual request.
Ben Tom'a sırtımı dönmeyeceğim.I'm not going to turn my back on Tom.
Şirket, önümüzdeki aydan itibaren yeni yönetim sistemini uygulamaya başlıyor.The company is starting to implement the new management system from next month.
Neden onu bir sır olarak tuttun?Why did you keep it a secret?
O beni sırtımdan bıçaklamaya çalıştı.She tried to stab me in the back.
Üç kişi, onlardan ikisi ölene kadar bir sırrı saklayabilir.Three people can keep a secret so long as two of them are dead.
Üç kişi onlardan ikisi ölmek koşuluyla bir sırrı saklayabilir.Three people can keep a secret so long as two of them are dead.
Üç kişi onlardan ikisi ölürse bir sırrı saklayabilir.Three can keep a secret, if two of them are dead.
Üç kişi sır tutabilir, eğer ikisi ölüyse.Three can keep a secret, if two of them are dead.
Sırtımı ovar mısın, lütfen?Would you scrub my back, please.
Tom'un şirketi Cayman Adalarında kurulmuştur.Tom's company is incorporated in the Cayman Islands.
Tom'un şirketi, Federal Ticaret Komisyonu tarafından soruşturma altındadır.Tom's company is under investigation by the Federal Trade Commission.
Bu şirket FTC tarafından soruşturma altında bulunuyor.This company is under investigation by the FTC.
Şirket tarafından koyulan kurallar çok serttir.The rules established by the company are very strict.
Ara sıra Tom'a rastlarım.I run into Tom occasionally.
Tavşanlar sincaplardan daha şirin mi?Are rabbits cuter than squirrels?
Şimdi, sıra sizde.Now, it's your turn.
Şimdi, bu o kadar sıra dışı değil.Now, that's not so unusual.
Şimdi, size yardım etmek için benim sıram.Now, it's my turn to help you.
Cinayet sırasında nerede olduğunuzu bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me where you were at the time of the murder?
Sırayı kaçırdım mı?Did I miss the turn?
Benim hoppalığım cazibem için sırdır.My frivolity is the secret to my charm.
Hey, sırtını bana dönme.Hey, don't turn your back on me.
Hey, bu benim sıram.Hey, that's my line.
Telefon şirketiyle 2 yıllık arama planı için sözleşme imzaladım.I signed up for the 2-year calling plan with the phone company.
Kosova Sırbistan’ın bir iliydi.Kosovo was a province of Serbia.
Tom film sırasında Mary'yi öptü.Tom kissed Mary during the movie.
Ben bir şirkette çalışmak istiyorum.I want to work in a company.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod