Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni şeyleri ara sıra denemek yararlıdır.It's good to try new things once in a while.
Tom, şirketin şubesi merkez ofisi ile birleşince işini kaybetti.Tom lost his job when his branch of the company amalgamated with head office.
O, tatiller sırasında ne yaptı?What did he do during the holidays?
O, dosyaları alfabetik olarak sıraladı.She sorted the files in alphabetical order.
O şirket için çalışmak istemediğine emin misin?Are you sure that you don't want to work for that company?
Tom, Singapur'da Londra merkezli bir şirket için çalışır.Tom works in Singapore for a London-based company.
Onunla ara sıra kulüpte karşılaşırım.I occasionally meet him at the club.
Bildirilecek sıradışı hiçbir şey yok.There's nothing unusual to report.
Tom çok daha şirin.Tom is much cuter.
Üzgünüm ama bunun bir sır olduğunu bilmiyordum.I'm sorry, but I didn't know it was a secret.
Tom şu anda dokuzuncu sırada.Tom is ninth at the moment.
Tom şu anda onuncu sırada.Tom is now in tenth place.
O, savaş sırasında pek çok korkunç şeyler gördü.She saw many terrible things during the war.
Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.Women also played an important role during the war.
Ülkemiz için öldüğümüzü düşünürüz ama şirketler için ölürüz.We think that we die for our country, but we die for corporations.
Neden sincaplar bu kadar şirin?Why are squirrels so cute?
Bu şirket hem turistlerden hem de iş adamlarından müşteri çekiyor.This establishment attracts a clientele of both tourists and businessmen.
Biz onu dışarı sıralayacağız.We'll sort it out.
Tom'un yüzünde çok büyük bir sırıtış vardı.Tom had a great big grin on his face.
Tom'un yüzünde büyük bir sırıtış vardı.Tom had a big grin on his face.
Louis XVI Fransız Devrimi sırasında idam edildi.Louis XVI was executed during the French Revolution.
Şirket sorunu giderme yerine ispiyoncuyu kovdu.Instead of fixing the problem, the company fired the whistle-blower.
Mary 16 saatlik bir kıtalararası uçuş sırasında, zamanından önce doğdu.Mary was born prematurely during a 16 hour transcontinental flight.
Bu pek sır sayılmaz.It's hardly a secret.
O, sırtından bıçaklandı.She was stabbed in the back.
O, sırları sever.She likes secrets.
Onun şirketi halka arz hisse sattığında Tom milyarder oldu.Tom became a billionaire when his company sold shares in an initial public offering.
Sıra ile yapmayı kabul ettin.You agreed to take turns.
Tom sırları seviyor.Tom loves secrets.
Senin saçın şirin. Ben onu o şekilde seviyorum.Your hair is cute. I like it that way.
Şirketimiz sadece kaliteli mal satar.Our company only sells quality goods.
Merak etme, sen iyi bir şirkettesin.Don't worry, you're in good company.
Bu sabah bana sıra dışı bir şey oldu.Something extraordinary happened to me this morning.
Sırılsıklam oldum.I got soaked.
Çocuğun yüzünde yaramaz bir sırıtma vardı.The boy had a mischievous smirk on his face.
"Senin erkek kardeşin benimkinden çok daha şirindir." "Neee?""Your brother is much cuter than mine." "Whaat?"
Tecavüzcü, yargılanması sırasında hiçbir pişmanlık işareti göstermedi.The rapist showed no signs of remorse during his trial.
Her şeyin bir sırası var.First things first.
Bizim şirketimiz var gibi görünüyor.It looks like we have company.
Arabayı sırayla sürelim.Let's take turns driving.
Asla sırtını Tom'a dönme.Never turn your back on Tom.
Rönesans sırasında, Floransa dünyadaki en büyük kentlerden biriydi.During the Renaissance, Florence was one of the greatest cities in the world.
Bu çok sıradışı.This is very unusual.
Sıramı ne zaman alırım?When do I get my turn?
Tom ara sıra uğrar.Tom comes around now and then.
Tom ameliyat sırasında öldü.Tom died during surgery.
Tom senin sırrını biliyor.Tom knows your secret.
Tom sırt çantasını aldı ve odadan ayrıldı.Tom grabbed his knapsack and left the room.
Ödeme sırası bende mi?Is it my turn to pay?
Biz üniversitede ara sıra çıktık.We dated on and off through college.
Tom şimdi bu şirkette çalışıyor, değil mi?Tom is working at this company now, isn't he?
Tom sırf tartışma olsun diye tartışıyor.Tom argues just for the sake of arguing.
Şirketin iflas haberi hiç kimseye bir sürpriz gibi gelmedi.The news of the company's bankruptcy didn't come as a surprise to anyone.
Öğrenciler tek sıra halinde yürüdüler.The students walked in a single file.
Tom sırtını bara dayadı.Tom leaned back against the bar.
Tom bu şirkette yüzde otuzluk bir hisseye sahip.Tom has a thirty percent interest in the company.
Tom Jackson bu şirketi işletmiyor.Tom Jackson doesn't run this company.
Tom hastalığını bir sır olarak tutuyor.Tom kept his illness a secret.
Bu şirket, işçilerinin evden çalışmalarına imkan veriyor.This company allows its workers to work from home.
Tom çöpü çıkarma sırası senin diyor.Tom says it's your turn to take out the garbage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod