Tom şirkette büyük bir adamdır.Tom is a big man in the company.
Tom bir sigorta şirketinde yöneticidir.Tom is an executive in an insurance company.
Tom o şirketle bağlantılıdır.Tom is connected with that company.
Tom şirketin yasal sahibidir.Tom is the legal owner of the company.
Tom şirketin sahibidir.Tom is the owner of the company.
Şirketi bugün bulunduğu duruma Tom Jackson getirdi.Tom Jackson has made the company what it is today.
Şirketi bugün bulunduğu konuma Tom Jackson getirdi.Tom Jackson has made the company what it is today.
Tom Jackson, şirketin yeni başkanı olacak.Tom Jackson will be the new head of the company.
Tom bir şirketin nasıl yönetileceğini bilir.Tom knows how to manage a company.
Tom 30 yıl sonra şirketten ayrıldı.Tom left the company after 30 years.
Tom'un kendi şirketi var.Tom owns his own company.
Tom şirketi bıraktı.Tom quit the company.
Tom 65 yaşına girdiğinde şirketten emekli oldu.Tom retired from the company when he turned 65.
Tom yakınlarda bir şirket kurdu.Tom set up a company recently.
Tom şirketine üç yıl önce başladı.Tom started his company three years ago.
Tom bana şirketten ayrılmak istediğini söyledi.Tom told me he wanted to quit the company.
Tom bir ticaret şirketinde bir iş aldı.Tom took a job with a trading company.
Tom bizim şirketimiz için çalışırdı.Tom used to work for our company.
Tom şirketten ayrılmaya kararlıydı.Tom was determined to leave the company.
Rakip bir şirket tarafından Tom'un işine son verildi.Tom was hired away by a rival company.
Tom şirketi tarafından Boston'a gönderildi.Tom was sent by his company to Boston.
Tom şirketi çalıştıracak.Tom will run the company.
Tom bir Avustralya şirketi için çalışıyor.Tom works for an Australian company.
Tom bir sigorta şirketi için çalışıyor.Tom works for an insurance company.
Ne tür bir şirket için çalışıyorsun?What kind of company do you work for?
Lütfen sırada kalın.Please stay in line.
Sırayı bozmayın lütfen.Please stay in line.
Saman nezlesi mevsimi sırasında, Tom genellikle evde kalmaya çalışır.During hay fever season, Tom usually tries to stay indoors.
Yemek sırasında iş konuşma.Don't talk about work at meal time.
Biz öğle yemeği sırasında çalıştık.We worked through lunch.
Hava o gün soğuktu, ve bunun yanı sıra, yağmur yağıyordu.The weather was cold that day, and besides, it was raining.
Lütfen bana şirketinden bahset.Please tell me about your company.
Bana şirketinden bahseder misin?Could you tell me about your company?
Sırt ağrından Tom'a bahsettin mi?Have you told Tom about your back pain?
Hiç sana nasıl bir sirk palyaçosu olduğumu söyledim mi?Have I ever told you how I became a circus clown?
Sır saklamada iyi olmadığın için sana söylemeyeceğim.I'm not going to tell you because you're not good at keeping secrets.
Başkalarının bilmesini istemediğin bir şeyi bana söyleme. Sır saklamada iyi değilim.Don't tell me anything you don't want others to know. I'm not good at keeping secrets.
Şirket Asya'ya açılma planını rafa kaldırdı.The company shelved plans to expand into Asia.
Şirket yorum için taleplere hemen yanıt vermedi.The company didn't immediately respond to requests for comment.
Tom şirketini Mary'ye sattı.Tom sold his company to Mary.
Ön sırada oturalım.Let's sit in the front row.
Tom birinci sırada oturuyor.Tom is sitting in the first row.
Tom genellikle arka sırada oturur.Tom usually sits in the back pew.
Tom sınıfa geldi ve sırasına oturdu.Tom came into the classroom and sat at his desk.
Siren çaldığında Tom oturmak üzereydi.Tom was about to sit down when the siren sounded.
Saatlerce bilgisayarın önünde oturmaktan sırtım ağrıyor.I have a sore back from sitting in front of the computer too many hours.
Şimdi, gülme sırası benim.Now, it's my turn to laugh.
Bir kasırga sırasında evinizde en güvenli yerin neresi olacağını düşünüyorsunuz?Where do you think the safest place in your house would be during a tornado?
Yakından korunan bir sırdır.It's a closely guarded secret.
Sana ön sırada bir koltuk ayıracağım.I'll save you a seat in the front row.
Tom'un tasarımı şirkete milyonlarca dolar kazandırdı.Tom's design saved the company millions of dollars.
Ben sadece sıradan bir erkeğim.I'm just an average guy.
Ben sadece sıradan bir kızım.I'm just an average girl.
Bu şirketin yurt dışında birçok iş anlaşmaları vardır.This company has many business dealings abroad.
yolculuk sırasında çok fazla giysi getirmeyin.Don't bring too much clothing when you travel.
Coty şirketi parfüm satar.The Coty company sells perfumes.
Sınav sırasında yazmak için bir kalem kullanmayın.Don't use a pencil to write the exam.
Biz mola sırasında biraz daha sohbet edeceğiz.We'll chat some more during intermission.
Nice'teki kalışımız sırasında, denize yüzmeye gitmeyi planlıyorum.During our stay in Nice, I plan to go swimming in the sea.
Bu gezi sırasında birkaç ilginç ve çok nazik kişiyle tanıştım.During this trip I met several interesting and very kind individuals.