Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir kızıl kahverengi sıraya sahip.Tom has a mahogany desk.
Kartları dağıtmak için kimin sırası?Whose turn is it to deal the cards?
Kartları dağıtma sırası kimde?Whose turn is it to deal the cards?
İş yapmak için kimin sırası?Whose turn is it to deal?
Bulaşıkları yıkamak için kimin sırası?Whose turn is it to wash the dishes?
Araba sürmek için kimin sırası?Whose turn is it to drive?
Ödeme yapmak için kimin sırası?Whose turn is it to pay?
Çörekleri almak için kimin sırası?Whose turn is it to buy donuts?
Masayı hazırlamak için kimin sırası?Whose turn is it to set the table?
Çöpü çıkarmak için kimin sırası?Whose turn is it to take out the garbage?
Bu gece yemek pişirmek için kimin sırası?Whose turn is it to cook tonight?
Lütfen sıranı bekle.Please wait your turn.
Bu gece akşam yemeği yapmak için kimin sırası?Whose turn is it to make dinner tonight?
Kahve yapmak için kimin sırası?Whose turn is it to make the coffee?
Köpeğe banyo yaptırmak için kimin sırası?Whose turn is it to give the dog a bath?
Hiçbir hayvan bu cümlenin yapımı sırasında zarar görmemiştir.No animals were harmed during the making of this sentence.
Tom uyuduğu zaman sırtını dayamak için bir yastık kullanır.Tom uses a pillow to support his back when he sleeps.
Hasta sırtüstü uzanıyor.The patient is lying flat on her back.
Fennec tilkileri şirindirler.Fennec foxes are cute.
Bu herkesçe bilinen bir sır.That's an open secret.
Ben sıramı bekliyorum.I am waiting my turn.
Sıramı bekliyorum.I am waiting my turn.
Bu sıra dışı bir şey.This is something out of the ordinary.
Neden sadece bana karşı şirinsin?Why are you only nice to me?
Küçük bir ada üzerindeki bir göletin ortasında şirin bir ördek evidir.In the middle of a pond on a tiny island is a charming little duck house.
Bugün şirketten bir e-posta almayı bekliyorum.I expect to receive an email from the company today.
Artık sır açığa çıktı.Now the secret is out.
Tom aile şirketini miras olarak aldı.Tom inherited the family business.
Tom aile şirketini devraldı.Tom took over the family business.
Çöpü çıkarmak için benim sıram.It's my turn to take out the trash.
Nerede yemek yiyeceğimizi seçmek için benim sıram.It's my turn to choose where we eat.
Akşam yemeğini ödemek için benim sıram.It's my turn to pay for dinner.
Zar atma sırası benim.It's my turn to roll the dice.
O sırtüstü uyuyor.She sleeps on her back.
Bana sirke ve yağ getirin lütfen.Bring me vinegar and oil, please.
Senin şirin olduğunu söylüyor.She says you're cute.
Sırbistan'da, trenler çok yavaştır.In Serbia, the trains are very slow.
Tom sırtını incittiğini söylüyor.Tom says he has hurt his back.
Tom senin sırtını incittiğini söyledi.Tom said you hurt your back.
Tom Mary'ye şirin olduğunu söyledi.Tom told Mary she was cute.
Tom Mary'nin şirin olduğunu söylüyor.Tom says Mary is cute.
Benim dini gün sırasında bir füg besteledim ve bir narbülbülü evcilleştirdim.During my sabbatical, I composed a fugue and domesticated a robin.
Kurs sırasında sessiz olun.Be quiet during the course.
Sürüş sırasında elde tutulan bir cep telefonu ile konuşmanın büyük cezaları vardır.There are big fines for talking on a hand-held mobile phone while driving.
Lise sırasında hoşnutlukla yurt dışına gitmek isterdim ama ebeveynlerim gitmemi istemezdi.I would have gladly gone abroad during high school, but my parents didn't want me to.
Şirketimiz istikrarlı ücretler için karar verdi.Our company decided for consistent fees.
Sayısız insan kasabın önünde sırasını bekliyor.Countless people wait their turn in front of the butcher's.
Kalem sıranın üstündedir.The pen is on the desk.
Onların şirketlerini ben işletmiyorum.I don't manage their company.
Şirkette içmeyen birisi ya bir hırsızdır ya da bir casus.Someone who doesn't drink in company is either a thief or a spy.
Bunun gerçekten şirin olduğunu düşündüm.I thought it was really cute.
Tatilim sırasında her gün golf oynadım.I played golf every day during my vacation.
O ders sırasında akıllılığını göstermek istedi ama o başarısız oldu.She wanted to show off her cleverness during class, but she failed.
Emily büyük bir şirkette çalışmak istiyor.Emily wants to work in a major company.
Sen sırlardan nefret ediyorsun, değil mi?You hate secrets, don't you?
O, sırlardan nefret ediyor.He hates secrets.
Tom sırlardan nefret ediyor.Tom hates secrets.
Mary sırlardan nefret ediyor.Mary hates secrets.
Biz sırlardan nefret ediyoruz.We hate secrets.
Onlar sırlardan nefret ediyor.They hate secrets.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod