Şu kız çok şirin görünüyor.That girl looks very cute.
Tom sır tutabilir.Tom can keep a secret.
Yöneticilerden bazısı onun şirketin başkanı olmasından yakındı.Some of the managers complained about him becoming the president of the company.
Onun şirketin başkanı olmasından yakınan bazı yöneticiler vardı.There were some managers who complained about him becoming the president of the company.
Ara sıra ağaçlara tırmanmayı severim.I enjoy climbing trees every once in a while.
Şirinler'de de Navi'de de mavi deri var.The Smurfs and the Navi both have blue skin.
Onun neden karısını öldürdüğünün sır olduğunu düşünüyorum.I think it a mystery why he killed his wife.
Terfi için sıradaki sensin.You're the next in line for promotion.
Tom gerçekten şirin bir adamdı.Tom was a really nice guy.
O, sıra dışı değil,değil mi?That's not unusual, is it?
Tom gerçekten çok şirin.Tom is really very nice.
Gerçekten şirinsin.You're really cute.
Biri sırtıma tekme attı.Someone kicked me in the back.
Hamilelik sırasında alkol içmek doğum kusurlarına neden olabilir.Drinking alcohol during pregnancy can cause birth defects.
Ameliyat sırasında öldü.He died during surgery.
Bu, insanlardan yararlanan kötü bir şirkettir.This is an evil company that takes advantage of people.
Bu şirket özel bilgilerinizi üçüncü şahıslara satarak para kazanır.This company makes money by selling your private information to third-parties.
Tom'un sırrının ne olduğunu biliyor musun?Do you know what Tom's secret is?
Tom'un sırrını biliyor musun?Do you know Tom's secret?
Tom bütün sırlarını Mary ile paylaştı.Tom shared all his secrets with Mary.
Tom sırları Mary'den saklayamaz.Tom can't keep secrets from Mary.
Tom sır saklamayı bilir.Tom knows how to keep a secret.
Sırrı saklayamadın.You never could keep a secret.
Bilmem gereken başka sırların var mı?Do you have any other secrets I should know about?
Tom'un sırrının ne olduğunu bilmeyi gerçekten isterdim.I'd really like to know what Tom's secret is.
Tom'un sırrının ne olduğunu gerçekten bilmek istiyorum.I'd really like to know what Tom's secret is.
Onu bir sır olarak saklamaya çalışıyorduk.We were trying to keep that a secret.
Onu bir sır olarak saklamalıydık.We should've kept that a secret.
Onun bir sır olarak saklanacağını sana söylediğimi düşünüyordum.I thought I told you that was to be kept a secret.
Tom sır tutmada iyi değildi.Tom has never been good at keeping secrets.
Tom'un Mary'yi sevmediği bir sır değil.It's no secret that Tom doesn't like Mary.
Bu bir aile sırrı.It's a family secret.
Sırrı bana açacak mısın?Are you going to let me in on the secret?
Bunu bir sır olarak saklayabileceğini düşünmedim.I didn't think you could keep it a secret.
Hâlâ bana tüm sırlarını söylemedin.You still haven't told me all your secrets.
Bir sır bilmek ister misin?Do you want to know a secret?
Korkarım ki Tom herkese bütün sırlarımızı söyleyecek.I'm afraid Tom will tell everyone all our secrets.
Bunu sonsuza kadar bir sır olarak tutamayacağız.We won't be able to keep this a secret forever.
Tom'un sizinle aynı fikirde olmadığı bir sır değil.It's no secret that Tom doesn't agree with you.
Bazı insanlar arkadaşlar arasında herhangi bir sır olmaması gerektiğini söylüyorlar.Some people say there shouldn't be any secrets between friends.
"Ama nasıl bu kadar çabuk büyüdün?" "O bir sır!""But how did you grow so quickly?" "That's a secret!"
Onun maaşı düşük olsa bile, o, o şirket için çok çalışır.Even though her salary is low, she works hard for that company.
O sıradışı notlar aldı.She got extraordinary grades.
Onun kökeni ve amacı hala tam bir sırdır.Its origin and purpose is still a total mystery.
Onların sapıkça sırıtmalarını görmek istemiyorum.I do not want to see their perverted smirks.
Evli insanların birbirlerinden sırları olması gerektiğini düşünmüyorum.I don't think married people should have secrets from each other.
Tom'un benden gizlediği hiç bir sırrı yok.Tom has no secrets from me.
Yaz sırasında sıcaklığı sevmiyorum.I don't like the heat during the summer.
O, sıradan kitaplarımı düşürdü.He knocked my books off my desk.
Savaş sırasında, sanki zaman durmuştu.During the battle, it was as if time had stopped.
Gizem bir sır olarak kalacak.The secret will remain a secret.
İkinci bardak sırasında o konuşkan oldu.During the second glass, he became talkative.
Sırt çantası nedir?What is in the backpack?
Serseri mermiler savaş sırasında her yere uçtular.Stray bullets flew everywhere during the war.
Aman Tanrım, onlar çok şirinler!Oh my God, they're so cute!
Bu adam gerçekten şirin.This guy is really cute.
O, savaş sırasında hayalet bir kasabaydı.It was a ghost town during the war.
Sincaplar böcekler ve mantarların yanı sıra tohumlar ve fındıklar da yer.Squirrels eat seeds and nuts, as well as insects and mushrooms.
Kuzular çok şirindirler.Lambs are very cute.
O, üniforması içinde şirin görünüyor.He looks cute in his uniform.