Sirenler kesildi.The sirens went off.
Şirket projeyi iptal etti.The company canceled the project.
Ne şirin bir kedi!What a cute cat!
Tom dergiyi kapattı ve onu sırt çantasına koydu.Tom closed the magazine and put it into his knapsack.
Sıradışı bir şey fark ettin mi?Have you noticed anything out of the ordinary?
Yerdeki adamın sırtında bir bıçağı vardı.The man on the floor had a knife in his back.
Tom ve Mary sıra ile bebeğe baktı.Tom and Mary took turns caring for the baby.
Tom ve Mary evliliklerini bir sır olarak tuttular.Tom and Mary kept their marriage a secret.
Savaş sırasında askerdin, değil mi?You were a soldier during the war, right?
Aradığın kitap benim sıramda.The book you're looking for is on my desk.
Benim Tom ile anlaşmazlığım bir sır değil.My disagreement with Tom is no secret.
Tom ve ben aynı şirkette çalışıyoruz.Tom and I work at the same company.
Tom artık şirket ile birlikte değil.Tom is no longer with the company.
Tom sırt çantasını aldı ve gitti.Tom grabbed his backpack and left.
Tom şirketimize geri döndü.Tom has rejoined our company.
Ne için sırıtıyorsun?What are you smirking about?
Tom Mary'nin sırtını sıvazladı.Tom patted Mary on the back.
Tom sırıtmaktan kendini alamadı.Tom couldn't help grinning.
Her şey şirketten.Everything is on the house.
Tom sırt çantasının fermuarını açtı.Tom unzipped his knapsack.
Neye sırıtıyorsun?What are you smirking at?
Hepimizin karanlık sırları vardır.We all have dark secrets.
Tom ilk sırada oturdu.Tom sat in the first row.
Şirket için teşekkürler.Thanks for the company.
Tom'un sırrı neydi?What was Tom's secret?
Tom'un sırrı ne idi?What was Tom's secret?
Bu bizim sırrımız olacak.This'll be our secret.
O senin sırt çantan mı?Is that your knapsack?
Siz ikiniz çok şirinsiniz.You two are so cute.
Sıranı bekle, Tom.Wait your turn, Tom.
Tom Mary'ye sırıttı.Tom grinned at Mary.
O benim sırt çantamda.It's in my backpack.
Tom bir sırıtmayı bastırdı.Tom stifled a grin.
Neden o benim sıram?Why is it my turn?
Bu senin sırandadır.It's on your desk.
Bu bizim sırrımızdı.It was our secret.
Onu bir sır olarak tut.Keep it a secret.
Bu bir sır mı?Is that a secret?
Tom sıraya girdi.Tom got in line.
O benim sıramdı.It was my turn.
O bir sır mı?Is it a secret?
Şimdi sizin sıranız.Now you do it.
Tom sıradaki üçüncü kişi.Tom is the third man in line.
Ben ilk sırada ödeme aldım.I get paid on the first.
Tek sıra halinde sıralan.Line up in single file.
Sırtımı kaşıyabilir misin?Can you scratch my back?
Artık çok geç. Sır ortaya çıktı.It's too late now. The cat's out of the bag.
Bu küresel şirket genel olarak kabul görmüş muhasebe ilkelerini izliyor.This global company follows generally accepted accounting principles.
O büyük bir şirket için çalışır.He works for a large corporation.
Tom toplantılar sırasında uyanık kalma sorunları yaşadığını söyledi.Tom says he's having problems staying awake during meetings.
Tom ve Mary'nin sorunlar yaşadığı sır değil.It's no secret Tom and Mary are having problems.
Tom'un sırt sorunları var.Tom has back problems.
Sıra çok yavaş ilerliyor.The line is moving very slowly.
Sana hayatını değiştirecek bir sır söyleyeceğim.I'll tell you a secret that will change your life.
Hayat büyük bir sirk.Life is one big circus.
Şehre sirk geldi.The circus has come to town.
Bir sirk, kenti ziyaret ediyor.A circus is visiting the town.
Sirke almamız gerekiyor.We need to buy vinegar.
O sırada neredeydi?Where was she at that moment?
O sırada o neredeydi?Where was she at that moment?