Yurt dışındaki gezin sırasında benim örneklerimi izlemeyi unutma.Don't forget to follow my examples during your trip abroad.
Bunun büyük bir sır olduğunu bilmiyordum.I didn't know it was a big secret.
Bunun bir sır olduğunu fark etmedim.I didn't realize it was a secret.
Tom'dan sır saklamam.I don't keep secrets from Tom.
Ne kadar da şirin görünüyordu pencereden mendilini sallarken!How cute she looked as she waved her handkerchief from the window!
Ben yapabileceğimi yaptım. Şimdi sıra sende.I did what I could. It's your turn now.
Bu sırrı bildiğini söyledi.He said he knows this secret.
Bu sanatçının yaşam tarzı sıradışıdır.This artist's lifestyle is unconventional.
Denizaşırı bir petrol şirketi için uçmak istiyorum.I'd like to fly for an offshore oil company.
Almanlar, Bulge Savaşı sırasında 100.000'den fazla kayıp verdi.The Germans suffered more than 100 000 casualties during the Battle of the Bulge.
Bu şirket güvensiz ürünleri sattı.This company sold unsafe products.
Ben şirketi kullanabilirim sanırım.I guess I could use the company.
Birkaç ay önce sırt ameliyatı oldum.I had back surgery a couple of months ago.
Sırrımı saklamak zorunda kaldım.I had to keep my secret.
Bu şirkette bu kadar uzun çalışmayı istememiştim.I hadn't intended to work at this company this long.
Şirket bu yıl beklenmedik kâr gördü.The corporation saw windfall profits this year.
Sır saklamaktan nefret ederim.I hate keeping secrets.
Ben ders sırasında uyuyakaldığımı düşünüyorumI think I fell asleep during class.
Çıkmak üzere olduğumuz sırada deprem başladı.When he was just about to leave, an earthquake started.
O onun sırtını sıvazladı.He patted her back.
Kitap sıranın üzerinde.The book is on the desk.
Kitap sırada.The book is on the desk.
Bir sırrım var.I have a secret.
Ben onun tamamına sıralanmış olarak sahibim.I've got it all sorted.
Tom'u sıraya aldım.I've got Tom on the line.
Bir sirkte asla bulunmadım.I've never been to a circus.
Onu bir sır olarak saklamalıyım.I have to keep it a secret.
Onu bir sır olarak saklamam gerekiyor.I have to keep it a secret.
Onu bir sır olarak saklamak zorundayım.I have to keep it a secret.
Öncelik sırasına karar vermeliyim.I have to prioritize.
Ben ön sırada oturmayı sevmiyorum.I don't like sitting in the front row.
Tom'dan sırlarım yok.I've got no secrets from Tom.
Ben sadece sırtımı incittim.I just hurt my back.
Bir sırrı nasıl saklayacağımı biliyordum.I knew how to keep a secret.
Ben artık senin tüm sırlarını biliyorum.I know all your secrets now.
Bir sırrı nasıl saklayacağımı biliyorum.I know how to keep a secret.
Ben nasıl sır tutulacağını bilirim.I know how to keep a secret.
Bu şirket için çalışmayı seviyorum.I like working for this company.
Küçük bir şirkete ihtiyacım var.I need a little company.
Şu sıralar hiç çarşıya çıkmıyorum.I never go downtown nowadays.
Şu sıralar hiç şehir merkezine gitmiyorum.I never go downtown nowadays.
Mary'nin şirin olduğunu düşündüm.I thought Mary was cute.
Yüksekliğe göre sıralanın, lütfen.Line up by height, please.
Tom bir bilgisayar şirketi için çalışıyor.Tom works for a computer company.
Tom'un üçüncü sırada oturduğunu gördüm.I saw Tom sitting in the third row.
Sanırım Tom'un sırrını biliyorum.I think I know Tom's secret.
Sıramda bir kitap var.There's a book on my desk.
Bu bir sır.This is a secret.
2. Dünya Savaşı sırasında, Avrupa'daki birçok ünlü yer moloza dönüştü.During World War II, many famous landmarks in Europe were reduced to rubble.
Sırada kal.Stay in line.
Şimdi o benim sıram.It's my turn now.
Şirket borç altında.The company is in debt.
Sırtımı ovalayabilir misin?Can you rub my back?
Bir güvenlik şirketi için çalıştığını bilmiyordum.I didn't know that you worked for a security company.
O bir sırt masajı istedi.He wanted a back massage.
İlk sırayı alabileceğine kesinlikle inanıyorum.I believe that you'll definitely be able to get first place.
Neden bu şirketi seçtin?Why did you choose this company?
Tom onlara sırtını döndü ve odayı terk etti.Tom turned his back on them and left the room.
Dik oturmanın sırtın için zararlı olduğunu duydum.I've heard that sitting up straight is bad for your back.
Bana bilgisayarımda çalışırken saatlerce oturmanın sırtım için zararlı olduğu söylendi.I've been told that sitting for hours working on my computer is bad for my back.