Tom sırıtmaya başladı.Tom started grinning.
Şirketi devralıyoruz.We're taking over.
Sırayla yapacağız.We'll take turns.
Onlar sırılsıklam.They're drenched.
Onların ikisi de sırıttılar.They both grinned.
Onların şirketi var.They have company.
Onların her ikisi de sırıtıyor.They're both grinning.
Tom şirin mi?Is Tom cute?
Her iki kadın sırıttı.Both women grinned.
Sırlardan nefret ediyorum.I hate secrets.
Sirenler duyuyorum.I hear sirens.
O şirketi kurdu.He established the company.
Sırlarım var.I've got secrets.
O sıra dışı mı?Is that unusual?
Şirin değil mi?Isn't it cute?
Sıra dışıydı.It was unusual.
O bizim sırrımız.It's our secret.
Sırt üstü yat.Lie back down.
Sırada dur.Stand in line.
Bu sıra dışı değil.That's not uncommon.
Bu bizim sırrımız.That's our secret.
Bu çok şirin.That's very cute.
Bu çok sıra dışı.That's very unusual.
Sırrımı verme.Don't give away my secret.
Sırada ne var?What comes next?
Şirketin var.You've got company.
Sırrın güvende.Your secret's safe.
Popüler olmak için sıradan olmalısın.To become popular, you need to be mediocre.
Meyvenin yanı sıra, dondurma yiyeceğiz.Besides fruit, we're going to have ice cream.
O, plajda sırtüstü yatıyordu.He was lying on his back on the beach.
O büyük bir sigorta şirketinin temsilcisidir.He's an agent for a big insurance company.
Sıralaması bu pozisyon için yeterince yüksek değil.His rank isn't high enough for that position.
Şirketin milyonlarca dolarlık bir sermayesi var.The company has a capital of a million dollars.
Şirket konuyu görüşmek için birkaç temsilci gönderdi.The company has sent several representatives to discuss the matter.
Bu yılki sirkin on tane fili var.This year the circus has ten elephants.
Tom'un çok kötü bir sırrı var.Tom has a terrible secret.
O bir New York şirketinin sigorta acentesidir.He is an insurance agent for a New York company.
Senin şirketin zaten beni ziyaret etti.Your agent has already called on me.
Kötü şirketten kaçının.Avoid bad company.
Posta sıralandı mı?Has the mail been sorted?
Sıram geldiğinde yapacağım.I'll do it when my turn comes.
Bunu sana sır olarak söylüyorum.I'm telling you this confidentially.
Arkadaşım Güney Amerikan şirketleriyle iş yapmak istiyor.My friend wants to do business with South American firms.
Sirkin harika bir vahşi hayvan koleksiyonu var.The circus has a wonderful collection of wild animals.
Şirket başarısız oldu.The company's failed.
Askerler iki sıra halinde yürüyorlardı.The soldiers were marching two abreast.
Ağaçlar bir sıra halindeydi.The trees were in a row.
Bu kalem seninki. Benimki sırada.This pencil is yours. Mine is on the desk.
Tom çok şirin.Tom is very cute.
Bizim sırlarımız yok.We don't have secrets.
Bana şirinlik yapma.Don't get cute with me.
Şu sirenleri duymuyor musun?Don't you hear those sirens?
Tom'un şirketi plastik ticareti yapıyor.Tom's company deals in plastic.
Tom'un şirketi plastikle ilgileniyor.Tom's company deals in plastic.
Mary oldukça şirin.Mary is pretty cute.
Sırtını Tom'a dönme.Don't turn your back on Tom.
Şirketin olduğunu fark etmedim.I didn't realize you had company.
Ben senin sırrını zaten biliyorum.I already know your secret.
Bu şirketi kurdum.I built this company.
O yaklaşım, şirket kültürünün parçasıdır.That attitude is part of the company's culture.