Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şirket maddi zorluklar içinde.The company is in financial difficulties.
Şirket ayakta kalmayı başardı.The company managed to keep afloat.
Şirket o projeden vazgeçti.The company abandoned that project.
Şirketin paraya ihtiyacı vardı.The company was in want of money.
Şirketin kazancı arttı.The company's profits soared.
Bu şirket, başarısını ona borçludur.This company owes its success to him.
Şirket yöneticilerinden bazıları bir konferans için şehir dışındalar.Some of the company's executives are out of town for a conference.
Benim sorumluluğum şirket çözücüsünü korumak.My responsibility is to keep the company solvent.
Şirket zurnanın zırt dediği yerde.The company is at the end of its rope.
Şirket sabrının sınırında.The company is at the end of its rope.
Hepimiz şirket Noel partisinde çok yemek yedik özellikle dana rosto.We all pigged out at the company Christmas party, especially on the roast beef.
Bazı şirketler işçilerine yaşam boyu bir iş garanti ediyor.Some companies guarantee their workers a job for life.
Şirket onların ücretlerini artırmayı reddettiğinde onlar greve gitti.When the company refused to increase their wages, they walked out.
Toplantı sırasında karnım guruldamaya başladı. Bu utanç vericiydi.My stomach started growling right there in the meeting. It was embarrassing.
Savaş sırasında benzinsiz yapmak zorunda kaldık.We had to do without oil during the war.
Arabayı sırayla sürdük.We took turns driving the car.
Biz başkaları ile iletişim kurmak için sözlerin yanı sıra jestler de kullanırız.We use gestures as well as words to communicate with others.
Şu şirketle sert bir yarış halindeyiz.We are in a fierce competition with that company.
Şirketteki hissemiz 60% tır.Our ownership in the company is 60%.
Şirketimiz internetten faydalanmaktadır.Our company makes use of the Internet.
Şirketimizin merkezi Tokyo'dadır.Our company's base is in Tokyo.
Şüphesiz şirketimizi duymuşsunuzdur.You have, no doubt, heard of our company.
Ticari şirketlerimiz bütün dünyada işlerini yaparlar.Our trading companies do business all over the world.
Ben yaz tatili sırasında genellikle saat onda yatmaya gittim.I usually went to bed at ten during the summer vacation.
Yaz tatili sırasında Hokkaido'yu ziyaret ettim.I visited Hokkaido during summer vacation.
Ben yaz tatili sırasında Amerika'ya gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to the States during the summer vacation.
Onlar yaz tatili sırasında kampta bizi ziyaret etti.They visited us at the camp during summer vacation.
Yaz tatili sırasında bir yere gittin mi?Did you go anywhere during the summer vacation?
Yaz tatili sırasında sadece dinleneceğim.I'm just going to rest during the summer vacation.
Yaz tatili sırasında ziyaretini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to your visit during summer vacation.
Yaz sırasında Miami'ye giderdim.During summers, I used to go to Miami.
Sıradan bir uyarı birine zarar verebilir.A casual remark can hurt someone.
Ne şirin bir bebek!What a lovely doll!
Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Don't you smell something unusual?
Sırtımda bir şeyin süründüğünü hissettim.I felt something crawling on my back.
Güçlü yen şirket için ölümcül bir darbeydi.The strong yen was a fatal blow to the company.
Yenin değerlenmesi o şirketin düşüşünü hızlandırdı.The yen's appreciation accelerated the decline of that company.
İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşur.He speaks German, not to mention English.
İngilizcenin yanı sıra Fransızca konuşabilir.In addition to English, he can speak French.
İngilizce dersi sırasında öğretmeni dinledik.We listened to the teacher during the English lesson.
İngilizcenin yanı sıra, Almanca da konuşur.In addition to English, he speaks German.
Zaten sinema salonunun önünde bir sırada bekleyen bir sürü insan vardı.There were already a lot of people waiting in a line in front of the movie theater.
Yağmur elbiselerimi sırılsıklam etti.The rain soaked through my clothes.
Ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining off and on.
Lütfen art arda sıraya girin.Please line up in a row.
Şirket adına sizi karşılarım.On behalf of the company, I welcome you.
Sizin şirkette çalışmak için sabırsızlanıyoruz.I'm looking forward to serving your company.
Evvelsi günden beri ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining on and off since the day before yesterday.
Bir doktor olmak yolculuk sırasında bana çok yardımcı oldu.Being a doctor helped me greatly during the journey.
Kötü şirketten kaçınmaya çalışın.Try to avoid bad company.
Kötü şirketten uzak durmalısın.You should keep away from bad company.
Hepimiz terden sırılsıklam olduk.We were all drenched with perspiration.
Biz şirket başkanı ile konuşmak istedik, ama o bizimle konuşmayı reddetti.We wanted to speak to the president of the company, but he refused to speak to us.
Biz şirketimizin atletizm karşılamasına katıldık.We participated in the athletic meet of our company.
Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık.All of us are connected with the past and the future as well as the present.
Şirketimiz kurulduğundan beri uzun bir yol katetti.Our company has come a long way since it was set up.
Şirketimiz Rusya'da yeni bir kimya tesisi kurmayı planlıyor.Our company is planning to build a new chemical plant in Russia.
Şirketimiz o araştırma projesinde yer almak istiyor.Our company wants to take part in that research project.
Londra'daki kalışı sırasında İngilizcesini tazeledi.He brushed up his English during his stay in London.
Londra'da kaldığı sırada kuzenini ziyaret edecek.During his stay in London, he is going to visit his cousin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod