Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Benim sıram!That's MY line!
Sırça köşkte oturanlar başkalarına taş atmamalılar.Those who live in glass houses should not throw stones.
Uykunun önemine rağmen, onun amacı bir sırdır.Despite the importance of sleep, its purpose is a mystery.
Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.I slept a little during lunch break because I was so tired.
Orkestra akort etme sırasında kulak tırmalayan sesler yapar.The orchestra makes discordant noises when tuning up.
Sırrın benimle güvende olacak.Your secret will be safe with me.
Sır tutabilir misin?Can you keep a secret?
Sır saklayabilir misin?Can you keep a secret?
Bir sır tutabilir misin?Can you keep a secret?
Tanıtım sırasında bir sonraki kişisin.You are the next in line for promotion.
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Bu sırrı saklaman önemli.It is important for you to keep this secret.
Hamle sırası sende.It's your move.
Davranışınız çok sıradışı.Your behavior is too extraordinary.
Hastalığım sırasında yaptığınız yardım için size borçlu hissediyorum.I feel indebted to you for your help during my illness.
Eğitim yaptığın okulda yazı yazmanın yanı sıra sağduyuyu öğretmediler mi?Didn't they teach you common sense as well as typing at the school where you studied?
Banka şirkete bir milyon dolar kredi verdi.The bank loaned the company $1 million.
Bay Kondo, şirketindeki en çalışkandır.Mr Kondo is the most hardworking in his company.
Şu sıralardaki deprem sıklığı bizi endişelendiriyor.The recent frequency of earthquakes makes us nervous.
Sırtınızı açın.Turn on your back.
Yoğun yağmur nedeniyle sırılsıklam oldum.I was drenched to the skin because of the heavy rain.
O, geçen yıl o şirket için çalışmaya başladı.He began to work for that company last year.
Mola sırasında biraz kahve içelim.Let's have some coffee during recess.
O, tatil sırasında canlı.He is lively during recess.
Tatil sırasında hiçbir şey yapmadım.I did nothing during the holidays.
Lütfen tatil sırasında bazen bizi görmeye gel.Please come and see us sometime during the vacation.
Mühendis sıkıntısı şirketimizin gelişimine büyük dar boğaz.The shortage of engineers is the greatest bottleneck to the development of our company.
Japonyanın savaş sırasında açlığa karşı sürekli bir mücadele verdiğini söyleyebiliriz.We can say that Japan was fighting a constant battle against hunger during the war.
İşlerini sıraya koy.Put your affairs in order.
Şirketinizle olan mali sorunlarımızı halletmede yardımınızı istirham etmek istiyoruz.We would like to ask your help in clearing up our financial problems with your company.
Tüm kurallar şirket politikası ile uyumlu olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
Tüm kurallar şirket politikasıyla uyumlu olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
Sıra tozla kaplı.The desk is covered with dust.
Sıranın üstündeki kol saati benimkidir.The watch on the desk is mine.
Sıradaki sözlük benim.The dictionary on the desk is mine.
Sıranın üzerinde bir kitap duruyor.A book is lying on the desk.
Sıranın üstünde bir kitap var.There is a book on the desk.
Sıranın üzerinde bir elma var.There is one apple on the desk.
Şirket iflasları geçen ay yüksek bir düzeyde devam etti.Corporate bankruptcies continued at a high level last month.
Şirket kazançları ilk çeyrekte keskin şekilde gelişti.Corporate earnings in the first quarter improved sharply.
Şirket avukatları birleşmeyi tamamlamak için günün her saatinde çalışıyorlar.Company attorneys are working around the clock to complete the merger.
Bürokratlar dev şirketler ile sağlam bağları sürdürürler.The bureaucrats maintain solid ties with the gigantic corporations.
Her öğrenci sırayla diplomasını aldı.Each student received his diploma in turn.
Öğrencilerinin yanı sıra öğretmen de geldi.The teacher as well as his students has come.
Genel olarak, şirketim şimdi iyi gidiyor.On the whole, my company is doing well now.
Ben, bir deniz nakliyat şirketi için çalışıyorum.I work for a shipping company.
Bu koliyi onun şirketinin eliyle ona gönder.Send this parcel to him in care of his company.
Şirketimizi birlikte çevirmemiz için yeni bir lidere ihtiyacımız var.We need a new leader to pull our company together.
Şirket adına, hepinize içten teşekkürlerimi sunmak isterim.On behalf of the company, I would like to express our hearty thanks to you all.
Bir şirketin yönetimi bir şirketin mülkiyetinden farklıdır.Management of a company is different from ownership of a company.
Şirketi tehlikeye sokmayın.Don't put the company in danger.
Hans patenti bir şirkete sattı.Hans sold the patent to a company.
Şirket onu bir danışman olarak işe aldı.The company engaged him as an advisor.
Şirketine döndüğünde benimle temas kurmayı unutma.When you return to your company, don't forget to keep in touch with me.
Şirket onun transfer talebini reddetti.The company rejected his request for a transfer.
Emekli olduğu gün şirket ona altın bir saat hediye etti.The company presented him with a gold watch on the day he retired.
Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.The company appealed for people to take voluntary resignation.
Şirket, hayatını idame ettirmesi için, ona yetecek kadar bir emekli aylığı bağladı.The company gave him enough pension to live on.
Şirket onu promosyon ile ödüllendirdi.The company rewarded him with promotion.
Şirket çalışanlarını düşük maaşlarla sömürdü.The company exploited its workers with low pay.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod