Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom terfi için sırada bir sonrakidir.Tom is the next in line for promotion.
Tom sırtından bir ameliyat olmak zorunda.Tom has to have an operation on his back.
Tom'un sırt ağrısı var.Tom has a backache.
Tom sırıl sıklam ıslandı.Tom got drenched to the skin.
Tom sırtında bir ağrı hissetti.Tom felt a pain in his back.
Tom, sırtında bir bıçakla öldü.Tom died with a knife in his back.
Tom sırtı ağrıdığı için piyanoyu taşımaya yardım edemiyor.Tom can't help move the piano because he has a bad back.
Tom bir sır bile saklayamaz.Tom can't ever keep a secret.
Tom obua sırasında yüksek sesle burnunu sildi.Tom blew his nose loudly during the oboe solo.
Tom ve arkadaşları sirke gitti.Tom and his friends went to the circus.
Tom her zaman ön sırada oturmak ister.Tom always wants to sit in the front row.
Tom'un her zaman omuzunda asılı bir sırt çantası vardır.Tom always has a backpack slung over his shoulder.
Tom teklifimizi kabul etti ve bizim şirkete katıldı.Tom accepted our offer and joined our company.
Tom'un şirketindeki işçiler daha kısa çalışma saatleri talep ediyorlar.The workers at Tom's company are demanding shorter working hours.
Tom Mary'ye en gizli sırrını fısıldadı.Tom whispered his darkest secret to Mary.
Tom sırrı Mary'ye söyledi.Tom told Mary the secret.
Tom, Mary'nin o şirketle iş bulmasının mümkün olduğunu düşünüyor.Tom thinks it possible for Mary to get a job with that company.
Tom Mary'yi sırtından bıçakladı.Tom stabbed Mary in the back.
Tom Mary'ye sırlarını söylememeliydi.Tom shouldn't have told Mary his secrets.
Tom Mary'ye sırılsıklam âşık.Tom is head over heels in love with Mary.
Tom tüm parasını Mary ve babasının idare ettiği şirkete yatırdı.Tom invested all his money in the company that Mary and her father managed.
Tom Mary'nin şirketinden hoşlandı.Tom enjoyed Mary's company.
Tom sırrını Mary'ye söylemedi.Tom didn't tell Mary his secret.
Tom Mary'ye sırrı anlatmayı amaçlamadı, fakat o yaptı.Tom didn't mean to tell Mary the secret, but he did.
Tom Mary'yi sırtında taşıdı.Tom carried Mary on his back.
Tom Mary'den toplantılar sırasında dikkatli olmasını rica etti.Tom asked Mary to be attentive during meetings.
Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.Tom and Mary usually like to sit in the front row.
Tom ve Mary birbirlerine sırılsıklam âşık oldular.Tom and Mary fell head over heels in love with each other.
Sırlarını mezara götürdü.She took her secrets to the grave.
Eski olanlarının yanı sıra çağdaş Farsça şiirler batı dünyasında bilinmemektedir.Contemporary Persian poems haven’t been known in west world as well as ancient ones.
Deniz samuru, sırtüstü yüzerken istiridye yemeyi seviyor.Sea otters love to eat clams while swimming on their backs.
Polis Tom'a sıradan bir suçlu gibi davrandı.The police treated Tom like a common criminal.
Japonlar uyumaya gitmeden önce sıcak suda sırılsıklam olmayı severler.Japanese like to soak in hot water before going to sleep.
O şirketten istifa etmek için kararını verdi.She's made up her mind to quit the company.
O, arkadaşlarına sırrını anlattı.He told his friends his secret.
Tom, babası Vietnam Savaşı sırasında helikopter pilotluğu yapmış bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom sırtından vuruldu.Tom got shot in the back.
Tom ara sıra Boston'a gider.Tom goes to Boston every once in a while.
Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.Tom enjoys a glass of wine every now and then.
Tom şirketin sahibi olmaktan vazgeçti.Tom ended up becoming the owner of the company.
Tom toplantı sırasında uyukladı.Tom dozed off during the meeting.
Tom Bostonda kalışı sırasında öldü.Tom died during his stay in Boston.
Tom sırtına yavaşça vurulmayı hakediyor.Tom deserves a pat on the back.
Tom şirketin en yeni ürününü kalabalığa tanıttı.Tom demonstrated the company's newest product to the crowd.
Tom kesinlikle bu şirketin kontrolüne sahip.Tom definitely has control of this company.
Tom bizim şirkette kesinlikle bir geleceğe sahip.Tom definitely has a future in our company.
Tom şu anda babasının şirketi için çalışıyor.Tom currently works for his father's company.
Tom onun şirketinin ürünlerinin niçin iyi satmadıklarını anlayamadı.Tom couldn't understand why his company's products weren't selling well.
Tom ders sırasında uyanık kalamadı.Tom couldn't stay awake during class.
Tom düşüncelerini sıraya koyamadı.Tom couldn't put his thoughts in order.
Tom bizim şirketimiz için çalışmayı düşündü, fakat yapmamaya karar verdi.Tom considered working for our company, but decided not to.
Tom sırt ağrısından yakındı.Tom complained that his back hurt.
Tom reklamlar sırasında kanalları değiştirir.Tom changes channels during commercials.
Tom kesinlikle Mary'nin şirketinden hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to enjoy Mary's company.
Tom'la ilgilenmek ara sıra zor olabilir.Tom can be difficult to deal with at times.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Tom toplantı sırasında önemli bir konudan bahsettti.Tom brought up an interesting point during the meeting.
Tom eve sırılsıklam ıslak vardı.Tom arrived home soaking wet.
Tom bir cümleyi yanlış çevirdiğinden dolayı, şirketimiz çok para kaybetti.Because Tom mistranslated one sentence, our company lost a lot of money.
Balla sirkeyle yakaladığından daha çok sinek yakalarsın.You catch more flies with honey than you do with vinegar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod