Bir doktor, onun sırtındaki mermiyi çıkarmaya çalıştı.A doctor tried to remove the bullet from his back.
Yemek için bekleyen insan sıraları eskisinden daha uzundu.The lines of people waiting for food were longer than before.
Çalışan erkekler sert elma şırası içtiler.Working men drank hard apple cider.
Genç bir adam onu görmek için sırada bekledi.A young man waited in line to see him.
Onu vuran adam Sirhan Bişara Sirhandı.The man who shot him was Sirhan Bishara Sirhan.
Bu şirketlerin hisseleri halka satıldı.Shares of these companies were sold to the public.
Güzelliğinin sırrı doğallığıdır.The secret of her beauty is her naturalness.
Şirket, ücretlerimizi artırmadığı için grevdeyiz.We're on strike because the company hasn't improved our wages.
Şirket bu projeye çok fazla para yatırdı.The company invested a lot of money in this project.
Ekonomi zayıf olmasına rağmen, bazı şirketler hâlâ kazanç sağlıyor.Although the economy is weak, some companies are still making a profit.
Yönetici şirketin yapısını iyileştirmek istiyor.The manager wants to improve the company's structuring.
Büyük Oyun sırasında, Afganistan bir tampon devletti.During the Great Game, Afghanistan was a buffer state.
O at sırtında çıkmaktan hoşlanıyor.He likes to go out on horseback.
İşlem sırasında arkadaşlarım yanımda durdular.My friends stood by me during the process.
Küçük sırlar büyük yalanlar yapar.Small secrets make big lies.
Oyun sırasında, aniden yağmur yağmaya başladı ve ayrıca gök gürledi.During the game, it suddenly began to rain and it thundered, too.
Bu sırrın ifşa edilmesini istemiyorum.I don't want this secret to be exposed.
Oh, sırası gelmişken: başarın için tebrikler!Oh, by the way: Congratulations on your success!
O, toplantı sırasında sessiz kaldı.He remained silent during the meeting.
Filiberto okyanusta bir banyo sırasında boğularak öldü.Filiberto died by drowning during a bath in the ocean.
O, ikinci sırayı aldı.He took second place.
Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.At present they are working for a big company in England.
O, sırrı ona söyledi.She revealed the secret to him.
O, onu sırtından bıçakladı.She stabbed him in the back.
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Bilgisayarınız kurulum sırasında birkaç kez yeniden başlatılacaktır.Your computer will restart several times during installation.
Hayal sırasında, insanlar rahat bir hayatı hayal ettiler.During the bubble, people dreamt of a life of leisure.
Sir William fazla konuşmadı.Sir William did not say much.
Biz bu kasabayı Sırp ulusuna veririz.We give this town to the Serb Nation.
Şu sıralar bu problemi tartıştık.We have recently discussed this problem.
O gerçekten şirin ve bu yüzden onunla çalışmayı seviyorumHe's really cute, and so I like working with him.
Birçok büyük Japon şirketi ihracata bağlıdır.Many large Japanese companies depend on exports.
Talihsizlik at sırtında gelir ama yürüyerek yola devam eder.Misfortune arrives on horseback but departs on foot.
Sıra beyazda ve kazandı.White to play and win.
Arada sırada artık yaşamayan annemi düşünüyorum.From time to time, I think about my mother who is no longer living.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, babamın şirketinde bir iş aldım.After I graduated from college, I got a job with my father's company.
Keşke sırtım her zaman öyle çok ağrımasa.I wish my back didn't always hurt so much.
Hamilelik sırasında çiğ balık yemek güvenli midir?Is it safe to eat raw fish during pregnancy?
Sana bir sır anlatayım.Let me tell you a secret.
Bu bizim sırrımız. Lütfen başka birine söyleme.This is our secret. Please don't tell anyone else.
Senin tecrüben ile, herhangi bir şirket sizi hemen işe alacaktır.With your experience, any company would hire you right away.
Üç sırtlan birbirlerini ikna etmeye çalışarak bir daire içinde oturdu.The three hyenas sat in a circle, reasoning with one another.
Tom idam sırasındaki 3.000'den fazla mahkumdan biridir.Tom is one of the more than 3,000 inmates on death row.
Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.I don't know who my ancestors are. Our papers got lost during the Flood.
Ayılar sık sık sırtlarını ağaçların kabuğunda kaşırlar.Bears often scratch their backs on the bark of trees.
Sirius, Brezilya bayrağındaki 27 yıldızdan biridir.Sirius is one of the 27 stars on the flag of Brazil.
Biz o şirketle görüşmelere devam ettik.We resumed negotiations with that company.
O, eski geleneklere sırtını döndü.He turned his back on the old traditions.
Tom'un şirketi petrol için sondaj yapıyor.Tom's company is drilling for oil.
Tom'un şirketi Hindistan'dan çay ithalatı yapıyor.Tom's company imports tea from India.
Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.Tom's company imports coffee from Brazil.
Tom Boston'da bir ticaret şirketi için çalışıyor.Tom works for a trading company in Boston.
Tom büyük bir şirket için çalışıyor.Tom works for a large company.
Tom Boston'da bir yapı şirketi için çalıştı.Tom worked for a construction company in Boston.
Tom şirketin sunduğu erken emeklilik paketini aldı.Tom took the early retirement package the company offered.
Tom çocuklara sıraya girmelerini söyledi.Tom told the boys to line up.
Tom ön sıraya oturdu.Tom sat in the front row.
Tom Boston'da bir şirket işletiyor.Tom runs a company in Boston.
Tom daha yüksek maaş öneren bir şirkete taşındı.Tom moved to a company that offered him a higher salary.
Tom sırrı kendine sakladı.Tom kept the secret to himself.