Gerçekten sırrı söylemek istedi.She really wanted to tell the secret.
Sana söyleyemem. Bu bir sır ve eğer sana söylersem artık sır olmaz.I can't tell you. It's a secret and if I told you, it wouldn't be a secret anymore.
İç Savaş sırasında kaç tane atın öldüğünü merak ediyorum.I wonder how many horses died during the Civil War.
Sırrın nedir?What's your secret?
Senin sırrın nedir?What's your secret?
Bulaşıkları yıkama sırası sende. Dün ben yıkamıştım.It's your turn to do the washing up. I did it yesterday.
Onun bana söylediğini kimseye söylemeyeceğim. O bir sır.I won't tell anyone what he told me. It's a secret.
Şimdi onun sırası.Now it's his turn.
Şimdi sıra onda.Now it's his turn.
Sırbistan'ın başkenti Belgrad'tır.The capital city of Serbia is Belgrade.
Bu şirket için bir grup uzman bulmam gerekecek.I'll require a group of experts for this company.
Bizim şirketimize katılmanızı rica etmeyi düşünüyorduk.We were thinking of asking you to join our company.
Şirketten ayrılmam istendi.I've been asked to quit the company.
Tom sırada üçüncü idi.Tom was third in line.
Tom sırasını bekledi.Tom waited his turn.
Tom toplantı sırasında notlar aldı.Tom took notes during the meeting.
Tom, ders sırasında notlar aldı.Tom took notes during class.
Tom küvetin içinde sırılsıklam oldu.Tom soaked in the bathtub.
Geçen yıl şirket özel yatırımcılara satıldı.Last year, the company was sold to private investors.
Tren istasyonunu önünde bir sıra var.There is a bench in front of the train station.
Bu şirket Paris borsasında işlem görüyor.This company is listed on the Paris stock exchange.
Ciddi ve sıradışı bir sorunum var.I have a serious and extraordinary problem.
Sır ünlü filozofun mezarında gömülü kaldı.The secret remained buried in the grave of the famous philosopher.
Küçük şirket, büyük bir organizasyon tarafından devralındı.The small company was taken over by a large organization.
Davranışı sıradışıydı.Her behaviour was out of the ordinary.
Tom kendi şirketine başlamalıdır.Tom should start his own company.
Nişasta bozulması bir Sirkadyen saate bağlıdır.Starch degradation is linked to a Circadian clock.
Bu şirket ve ben, üç yıllık bir sözleşme imzaladık.This company and I have signed a contract of three years.
Lütfen sıran gelene kadar bekle.Please wait until your turn.
Düz bir sıra oluşturun.Form a straight line!
Amerikan siyasetini, özellikle başkanlık seçimi sırasında gözlemlemek ilginçtir.It's interesting to observe American politics, especially during a presidential election.
O şirket ağabeyim tarafından yönetilmektedir.That company is managed by my older brother.
O şirketi ağabeyim yönetiyor.My older brother manages that company.
Yakında sıra sende, Beşar!It's your turn soon, Bashar!
Sıra bendedir.That's my line!
Yemek sırasında, ağzın dolu konuşma.At dinner time, don't speak with your mouth full.
Ona sırtımı kaşıyıp kaşımayacağını sordum.I asked him if he would scratch my back.
Yaz tatili sırasında bir postanede çalıştım.I work in a post office during the summer holidays.
Yemek sırasında konuşmak iyi bir davranış değildir.It's not good manners speaking during the meal.
Dersim sırasında herhangi türde yorum kabul etmiyorum.I don't accept any kind of comment during my class.
Bulgar sirkini beğeniyor musun?Do you like the Bulgarian circus?
Sirklerin hâlâ hilkat garibesi gösterileri var mı?Do circuses still have freak shows?
Kız kardeşim büyük bir uluslararası şirkette sekreter olarak çalışıyor.My sister works as a secretary in a big multinational.
O şirketin hisse senedi fiyatı dün düştü.That company's stock price fell yesterday.
Ne şirin köpek yavruları!What adorable puppies!
Şu anda, tatil sırasında giymek için bazı uygun kıyafetler seçiyorum.Right now, I'm choosing some suitable clothes to wear during the vacation.
Yaz tatili sırasında dört gözle ziyaretini bekliyorum.I'm looking forward to your visit during the summer vacation.
Otuz yıl bu şirkette çalıştım.I worked in this company for three decades.
Sirius güneşten daha parlak bir yıldızdır.Sirius is a star brighter than the sun.
Sırtımda kırk sekiz yılım var.I have forty-eight years on my back.
Anayasa, diktatörlük sırasında ilan edildi.The Constitution was proclaimed during the dictatorship.
Bu defa ödeme sırası bende.This time it's my turn to pay.
Bu defa ödemek için sıra bende.This time it's my turn to pay.
O, yemekler sırasında gazete okumaya alışmış.He is in the habit of reading the newspaper during meals.
Ayin sırasında binlerce mum kiliseyi aydınlattı.Thousands of candles illuminated the church during the ceremony.
Babamdan beni sirke getirmesini istedim.I asked my father to bring me to the circus.
O, şimdiye kadar gördüğüm en şirin şey.That is the cutest thing I have ever seen.
Herkesin sırları vardır.Everyone has secrets.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi bağlayın.Please fasten your seat belt during takeoff and landing.
Öğretmen öğrencileri alfabetik sırayla çağırdı.The teacher called the students in alphabetical order.