Ben sadece sıradan bir ofis çalışanıyım.I'm just a regular office worker.
O ara sıra dedektif romanları okur.He occasionally reads detective novels.
Sıranın sonunda durdum.I stood at the end of the line.
Kedi şirin.The cat is adorable.
Ben ona sırrı saklamasını tavsiye ettim.I advised him to keep the secret.
Bu gelenek Edo dönemi sırasında başladı.This custom began during the Edo period.
O, sırlarını saklar.She keeps secrets.
Bir konser sırasında konuşmak kabalıktır.Talking during a concert is rude.
Konser sırasında konuşmak kabalıktır.It's rude to talk during a concert.
Bir konser sırasında konuşmak terbiyesizliktir.It's bad manners to talk during a concert.
O sırt üstü uzandı.He laid on his back.
Şu şirket bir yabancı tarafından yönetilmektedir.That company is managed by a foreigner.
Kulübeye yetişinceye kadar onu tek sıra izledik.We followed him single file till we reached the cabin.
Ara sıra Esperanto çalışıyorum.Every once in a while I study Esperanto.
Bana sırrını söylemedi.She didn't let me in on her secret.
O, bana sırrını söylemedi.She didn't tell me her secret.
Lütfen bu sırrı sakla.Please keep this secret.
Benim sıram mı?Is it my turn?
Kazı sırasında insan kalıntıları bulundu.Human remains were found during the excavation.
Cookie bütün köpeklerin en şirini.Cookie is the cutest of all the dogs.
Şu anda sırtımın ortası kaşınıyor ve ben oraya ulaşamıyorum. Arrgghh!I have an itch right in the middle of my back and I can't reach it. Arrgghh!
Başrahip şirret kadına pirinç pilavı verdi.The abbot gave rice to the vixen.
Bana sırnaşmayın genç bayan!Don't get sassy with me young lady!
Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.During droughts, farmers are barely able to eke out a living.
Sırf gülümsemeni tekrar görmek için okyanusu boydan boya yüzerdim.I would swim through the ocean just to see your smile again.
Birçok şirket çalışanlarının internet etkinliğini izlemektedir.Many companies monitor their employees' internet activity.
Sıradan insanlar muazzam bir güce sahip.Ordinary people possess enormous power.
20 yıldan sonra şirketten ayrıldı.She left the company after 20 years.
Hayat büyük bir sırdır.Life is a great mystery.
Hacker şirketin veri tabanında bulunan hassas dosyalara erişimi kazandı.The hacker gained access to sensitive files in the company's database.
Şirketin 12 Avrupa ülkesinde şubesi bulunmaktadır.The company has branches in 12 European countries.
Sırtınızı dik tutun.Straighten your back!
Açığa çıkartılmayacak hiçbir sır yoktur.There is nothing concealed that will not be revealed.
Benim tartışmayı destekleyecek adil bir miktar bilimsel veriyi sıralayacağımI will marshal a fair amount of scientific data to support my argument.
Kaynaklarınız sınırlı olduğunda öncelik sıralaması yapmanız gerekir.When your resources are limited, you have to prioritize.
Oğlunun yanı sıra kızı da ünlüydü.His daughter, as well as his son, were famous.
Bir lastik sırtını kaybederse, yeni bir tane alma zamanıdır.When a tire loses its tread, it's time to buy a new one.
O, şirketten ayrılmaya karar verdi.He's decided to leave the company.
İlerlemenin sırrı başlamaktır.The secret of getting ahead is getting started.
Gezimizde sıradışı hiçbir şey olmadı.Nothing out of the ordinary happened on our trip.
Gezimiz sırasında beklenmedik olaylarımız olmadı.We had no unexpected incidents during our trip.
İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte.He speaks two languages besides English.
Şirket onun başvurusunu kabul etti.The company accepted his application.
Tom şirkette benim dostumdur.Tom is my ally at the company.
Savaş sırasında anarşi olabilir.Anarchy can happen during wartime.
Geçmişin sırlarını arkeoloji ortaya çıkarıyor.Archeology reveals the secrets of the past.
Tom şirketindeki en yüksek satış için ödül aldı.Tom got an award for the highest sales at his company.
Mary tenis oynarken sırtını yaraladı.Mary injured her back playing tennis.
Mary sırtını bize döner.Mary has her back to us.
Tom şirketimizdeki en iyi işçidir.Tom is the best worker in our company.
Tom şirketimizin beynidir.Tom is the brains of our company.
Şirket toplantıyı iptal etti.The company cancelled the meeting.
Birçok öğrenci okula sırt çantası taşır.Most students carry backpacks to school.
Yazılım şirketi ekonomik durgunluk sürecinde büyük başarısızlığa uğradı.The software company collapsed during the recession.
Banka ekonomik durgunluk sırasında çöktü.The bank collapsed during the recession.
Onların şirketi kırk yeni iş oluşturdu.Their company created forty new jobs.
Şirketleri krizi atlattı.Their company survived the crisis.
Büyük bir fırtına sırasında büyük bir tehlike vardır.There's a lot of danger during a big storm.
Film sırasında konuştular.They talked during the movie.
Tom oğlunun mezuniyeti sırasında çığlık attı.Tom cried during his son's graduation.