Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, sadece sıradan bir büro çalışanıdır.He's just an ordinary office worker.
Onun gücü, sıradan bir insanınkinden çok daha büyüktür.His strength is much greater than that of an ordinary man.
O sadece sıradan bir insan.He's just an ordinary man.
O, babasının şirketinin sorumluluğunu üstlendi.He has taken charge of his father's company.
Babasının ölümünden sonra aile şirketinin sorumluğunu üstüne aldı.He took charge of the family business after his father died.
Bir sigorta şirketinde bir iş buldu.He took a job with an insurance company.
Bir sigorta şirketinde bir yönetici.He is an executive in an insurance company.
O bana baktı ve sırıttı.He looked back at me and grinned.
O, Meguro'da bir şirket işletir.He runs a company in Meguro.
O, seyahatleri sırasında çok sayıda etkileyici insanlarla tanıştı.He met many fascinating people in the course of his travels.
O, yolculuk sırasında hastalandı.He got sick during the trip.
Sıranın sonunda durdu.He stood at the end of the line.
Onların hapishaneden nasıl kaçtıkları bir sırdır.It is a mystery how they escaped from prison.
Tatilleri sırasında çalışmaları onlar için iyidir.It is good for them to work during their vacation.
Onlara ne olduğu hâlâ bir sır.What happened to them is still a mystery.
Bütün sırları gözler önüne serildi.All their secrets have been revealed.
Şirketin onlara daha fazla ödeme yapmasını talep ettiler.They demanded that the company pay them more.
Arabayı sırayla itmek zorunda kaldılar.They had to take turns pushing the car.
Onlar çöpü dışarıya taşımak için kimin sırası olduğu hakkında tartıştılar.They disputed about whose turn it was to take the trash out.
Konser salonunun ön sırasında oturdular ve orkestrayı açıkça duydular.They sat in the front row of the concert hall and heard the orchestra clearly.
Sıradan işlerle tanıştılar.They became acquainted with the routine.
Onların hepsi benim sırrımı öğrenmek istedi.All of them wanted to know my secret.
Londra'da yeni bir şirket kurdular.They set up a new company in London.
Onlar bir sırada duruyorlardı.They were standing in a row.
Şirketin başarısızlığı için onu suçladılar.They blamed him for the failure of the company.
Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.They visited me occasionally.
Onlar yeni bir şirket kuracaklar.They will set up a new company.
Savaş sırasında köyde yaşadılar.They lived in the countryside during the war.
Savaş sırasında kırsalda yaşadılar.They lived in the countryside during the war.
Onlar büyük bir plak şirketiyle üç yıllık bir sözleşme imzaladı.They signed a three-year contract with a major record company.
Onun tavsiyesini uygulamadılar, sonuçta şirketleri iflas etti.They neglected his advice, with the result the their company went bankrupt.
Sır onlara açıklandı mı?Were they let in on the secret?
Onlar sahnede sırayla şarkı söylediler.They sang on the stage in turn.
Onlar sırada otobüs beklediler.They waited in line for the bus.
Onun kendini niçin öldürdüğü hâlâ sır.It is still a mystery why she killed herself.
O sırada birinci.She is first in line.
Ben onun şirketinde rahat hissediyorum.I feel comfortable in her company.
Onun şirketinde evimde gibi hissetmiyorum.I don't feel at home in her company.
Ben onun şirketinde asla sıkılmayacağım.You will never get bored in her company.
Ona sırılsıklam âşık olduğum doğrudur.It is true that I was head over heels in love with her.
O, o şirkete bağlıdır.She is connected with that company.
Büyük bir Amerikan şirketi için çalışıyor.She works for a large American corporation.
Bizim şirket için çalışırdı.She used to work for our company.
O güzel olmasının yanı sıra zekiydi.She was intelligent as well as beautiful.
O sıradan bir şarkıcı değildir.She is no ordinary singer.
O bu şirkete katıldığından beri iki kez terfi etti.She has been promoted twice since she joined this company.
Şirket ile yakından ilişkilidir.She is closely associated with the firm.
Onun, şirkette yüzde 10'luk bir hissesi var.She has a 10 percent interest in the company.
O sırada kız kardeşi ile oynuyordu.She was playing with her sister at that time.
Sırrı biliyor gibi görünüyor.She seems to have known the secret.
Sırrı açığa vurmazdı.She would not disclose the secret.
O İspanyolcanın yanı sıra İngilizce de konuşabilir.She can speak Spanish as well as English.
İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşabilir.She can speak not only English but also French.
İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.She speaks English, and French as well.
İngilizcenin yanı sıra İspanyolca da konuşur.She speaks Spanish, not to mention English.
Şirketin çıktı kayıtlarını dikkatlice inceledi.She investigated the company's output record carefully.
O şirketten ayrıldı.She quit the company.
O, şirketten ayrılmaya kararlıdır.She is determined to leave the company.
O şirin olabilir ama ben ondan hoşlanmıyorum.She may be cute, but I don't like her.
O, asla sır saklayamaz.She can never keep a secret.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod