Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Şirkette yüksek bir pozisyona sahiptir.He holds a high position at the company.
Şirkette önemli bir pozisyonu var.He got an important position in the company.
O, şirketimiz için değerli bir kazanımdır.He is a valuable acquisition to our company.
O, şirketin parasını cebine attı.He pocketed the company's money.
Şirketin harcamasıyla gezi yaptı.He traveled at the expense of the company.
İstifasını şirket politikasına itiraz ederek sundu.He submitted his resignation in protest of the company's policy.
O bir şirket kurduğunda hâlâ yeni yetmelik dönemindeydi.He was still in his teens when he founded a company.
Bir cerrah olmanın yanı sıra, o ünlü bir yazardı.Besides being a surgeon, he was a famous writer.
Gözleri kapalı sırtüstü yattı.He lay on his back with his eyes closed.
Sıradışı deneyimlerini anlattı.He recounted his unusual experiences.
O, bayıldı ve sırtüstü düştü.He fainted and fell on his back.
O, tatili sırasında günden güne golf oynadı.He played golf day after day during his vacation.
İyi bir maaş teklif eden iyi bir şirkete geçti.He moved to a good company that offered a good salary.
O sırtüstü yatıyordu.He was lying on his back.
O sırt üstü yatıyordu.He lay face up.
Sırtüstü yatıyordu.He lay on his back.
O sırtüstü yatıyor muydu?Was he lying on his back?
Şirkette bir muhasebecidir.He is an accountant at the company.
O sıradan bir öğrenci değil.He is no ordinary student.
O, şirket için sadece bir köpekle seyahat etti.He traveled with only a dog for company.
O, eski geleneğe sırtını döndü.He turned his back on the old tradition.
O hâlâ ara sıra beni görmeye gelir.He still comes to see me now and then.
Muhtaç arkadaşlarına asla sırtını dönmez.He never turns his back on a friend in need.
O, son zamanlarda bir şirket kurdu.He set up a company recently.
Bana şirketten ayrılmak istediğini söyledi.He told me that he wanted to leave the company.
O, ara sıra bana yazacağına söz verdi.He promised that he would write to me once in a while.
O, sırrımı açığa çıkardı.He disclosed my secret.
O bize tatil sırasında yazmamız için bir kompozisyon verdi.He gave us an essay to write during the vacation.
Oyun sırasında kolunu kırdı.He had his arm broken during the game.
O, arada sırada oraya gider.He goes there now and again.
Ara sıra gelip beni görür.He comes and sees me once in a while.
Ara sıra oğlumu görmek için gelir.He comes to see my son now and then.
Ara sıra beni arar.He gives me a phone call every now and then.
O, ara sıra annesine yazar.He writes to his mother every now and then.
O sırasını bekledi.He waited his turn.
O, işlerini sıraya koydu.He put his affairs in order.
O, ders sırasında uyuyordu.He was asleep during the lesson.
Gelecekte bir şirket işletmeyi umuyor.He hopes to run a company in the future.
O bir gıda şirketinde bir iş buldu.He found a job with a food company.
Savaş sırasında Doğuda yakalandığı sıtmayı asla gerçekten atlatamadı.He has never really got over malaria he caught in the East during the war.
O, sırtında bir çanta taşır.He carries a bag on his back.
O yıllardır sırt ağrısından sıkıntı çekiyor.He's been having trouble with back pain for years.
O, sırtını eğdi.He bent his back.
Sırtını duvara dayamış duruyordu.He stood with his back to the wall.
O, sırt üstü yüzebilir.He can swim on his back.
O, sırtında bir ağrı hissetti.He felt a pain in his back.
Onun sırtını kaşıma ve tırnaklarını yeme alışkanlığı vardı.He has a habit of scratching his back and biting his nails.
O, sırrı ona açıkladı.He revealed the secret to her.
O, bıçağı onun sırtına batırdı.He sank the knife into her back.
Onun sırrını öğrenmeye meraklıydı.He was curious to know her secret.
Onun sırrını arkadaşlarına söyledi.He betrayed her secret to his friends.
O sırrı öğrendi.He found out the secret.
Sırrı kendisine sakladı.He had kept the secret to himself.
O sırrı biliyor.He knows the secret.
O, onun sırrını açığa çıkarmadı.He didn't reveal his secret.
O, öykülerini çok sıra dışı bir şekilde anlattı.He told his stories in a very unusual way.
O, kaşlarını çattı ve sırtını döndü.He frowned and turned away.
O her zaman ön sırada bir koltuk aldı.He always took a seat in the front row.
O hasta olduğundan dolayı şirketten ayrıldı.He quit the company on the grounds that he was ill.
Hastalığı sırasında büyük cesaret gösterdi.He showed great courage during his illness.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod