Ana içeriğe geç
Sözlük

sır ile cümle

sır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Fiyatlar kesinlikle savaş sırasında düzenlendi.Prices were strictly regulated during the war.
Savaş sırasında, biz şekersiz yapmak zorunda kaldık.During the war, we had to do without sugar.
Savaş sırasında pek çok acı deneyimlerimiz oldu.We had many bitter experiences during the war.
Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.During the war, America tried to stop trading with England.
Gemideki yük sırılsıklam oldu.The freight on the ship got soaked.
Nakliye sırasında kırılmış olmalı.It must have been broken during shipping.
Ön sıra koltuklar için ücret 5 dolar.The charge for a front row seats is 5 dollars.
O, sadece sıradan bir kişidir.He is just an ordinary person.
Tamamen NTT'ye ait şirket, iyi kazanıyor.The company, wholly owned by NTT, is doing well.
Şirketi bugünkü durumuna büyükbabam getirdi.My grandfather made the company what it is today.
Sendika ve şirket yeni bir sözleşme üzerinde anlaşma sağladılar.The union and the company have come to terms on a new contract.
Bay Miyake Kurashiki'de kaldığım sırada bana bir sürü yer gösterdi.Mr Miyake showed me lots of places during my stay in Kurashiki.
Ara sıra oğlum beni ziyarete geliyordu.My son came to see me from time to time.
Çok sayıda şirket personelini minimuma indirdi.A lot of companies have pared their staff down to a minimum.
Birçok küçük şirketler iflas etti.Many small companies went bankrupt.
Taksiler sağanak sırasında seyrekti.Taxis are few and far between during a rainstorm.
Birisi düşmana sırrı sızdırdı.Someone leaked the secret to the enemy.
Birinin dirseği sırtıma dokundu.Somebody's elbow touched my back.
Onun başarısının sırrının altında biri var mı?Is anybody in on the secret of his success?
Kısacası, o şirket için çalışmanı istemiyorum.In short, I don't want you to work for that company.
At sırtında bir adam yol boyunca geldi.A man on horseback came along the path.
Bay Nakajima, İngilizcenin yanı sıra, akıcı Almanca konuşabilir.In addition to English, Mr. Nakajima can speak German fluently.
Uzun süredir seni görmedim. Ara sıra beni görmeye gel.I haven't seen you for a long time. Come and see me once in a while.
Bu sıradışı.That's unusual.
Bu güzel ve şirin.It's nice and cool.
Tokyo borsasında, yaklaşık 450 şirketin hisse senetleri sayaç üzerinde işlem gördü.In the Tokyo stock market, stocks of about 450 companies are traded over the counter.
Tokyo borsasında, aşağı yukarı 450 şirketin hisse senetleri sayaç üzerinde işlem gördü.In the Tokyo stock market, stocks of about 450 companies are traded over the counter.
O günlerde ara sıra roman okurdum.I used to read novels at random in those days.
Bu şirkette daha fazla kadına ihtiyacımız olduğu konusunda sana katılıyorum.I agree with you that we need more women in this company.
Bu şirket 1910 yılında kurulmuştur.This company was established in 1930.
Şirketimizin birçok şehirde şubeleri var.Our company has branches in many cities.
Şirketimizin ilk önceliği, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktır.Our company's first priority is meeting our customers' needs.
Şirket, vergi sonrası 200 milyon dolar kar açıkladı.The company announced a profit of $200 million after tax.
Şirketin kuruluşu 1950 yılında oldu.The launching of the company was in 1950.
Şirket merkezi Los Angeles'ta.The corporate headquarters is in Los Angeles.
Şirket 4 milyar dolar satıştan, 300 milyon dolar kazandı.The company earned $300 million on sales of $4,000 million.
Şirket benim ağabeyim tarafından yönetiliyor.The company is managed by my elder brother.
Şirket soya sosu ve diğer gıda ürünlerini üretiyor.The company produces soy sauce and other food products.
Şirket para kaybeden bazı birimlerin satmaya karar verdi.The company has decided to sell some of its money-losing units.
Şirket ilk çeyrekte 400 milyon dolar açık verdi.The company incurred a deficit of $400 million during the first quarter.
Şirket, Tokyo Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem görüyor.The company is listed on the Tokyo Stock Exchange.
İç savaş sırasında, ülke anarşik bir durum içindeydi.While the civil war went on, the country was in a state of anarchy.
Tokyo'nun yanı sıra Osaka bir ticaret merkezidir.Along with Tokyo, Osaka is a center of commerce.
Japon şirketleri genellikle çalışanlarına üniforma sağlar.Japanese companies generally provide their employees with uniforms.
Japon kadınları bebeklerini sırtlarında taşırlar.Japanese women carry their babies on their backs.
Kedi sırtını kabarttı.The cat arched its back.
Kediler sırtlarını kabartırlar.Cats arch their backs.
Bir ata binmeden önce, genellikle onun sırtına bir eyer koyarsın.Before getting on a horse, you usually put a saddle on its back.
Sırtım hâlâ acıyor.My back still hurts.
Sırtım hala ağrıyor.My back still hurts.
Lütfen sırtımı yıkayın.Please wash my back.
Müşteriler sırada bekledi.The shoppers stood in a line.
Onun öyle söylemesi çok sıradandır.It is quite common for him to say so.
Bugünkü şirketi kurdu.He made the company what it is today.
Onun sırrı bildiğine dair izlenimim var.I have the impression that he knows the secret.
Onun onu yazıp yazmadığı her zaman bir sır kalacaktır.Whether he wrote it or not will always remain a secret.
Onun şiiri niçin bitirmediği bir sır.It is a mystery why he did not finish the poem.
İşini niçin bıraktığı bir sırdır.It is a mystery why he quit his job.
Onun kasabayı aniden terk etmesinin nedeni hala bir sır.It is still a mystery why he suddenly left the town.
Şirketin tepesine gelmek için, onun sıkı çalıştığını herkes biliyor.Everyone knows that he worked hard to get to the top of the company.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod