sınırlar ile cümle

sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu nedenle, stüdyonun ilk kuralı... ...burada sınırlara ve korkuya yer yok.אז הנחת היסוד בסטודיו היתה שאין שום גבולות, אין שום פחד.
Bu nedenle, stüdyonun ilk kuralı... ...burada sınırlara ve korkuya yer yok.لذلك كان الاستوديو ، بلا حوجز، ولا خوف.
Bu nedenle, stüdyonun ilk kuralı... ...burada sınırlara ve korkuya yer yok.境界線も恐怖も無い というものでした そして私はこの世で最高の仕事にありつけたのです
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Een ervan is grensoverschrijding.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Eine dieser Fähigkeiten ist Grenzüberschreitung.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Et l'une d'elles c'est le dépassement des limites.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.I jedną z nich jest przekraczanie granic.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.그 중 하나가 경계를 넘는 것입니다.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Och en av dessa är gränsöverskridningar.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Og en af disse kvaliteter er grænseoverskridelse.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Uma delas é ultrapassar os limites.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Una dintre ele e depășirea limitelor.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Và một trong số chúng đã vượt qua ranh giới.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Y uno de ellos es el quiebre de límites.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Και μια από αυτές είναι η διάσχιση των ορίων.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Едно от тях е преминаването на граници.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.Одно из них — выход за рамки.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.ואחת מהן היא חציית גבולות.
Bunlardan birisi sınırları aşmaktır.و واحدة من عبور الحدود.
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.-är de tre stora systemen- -som forskningen menar varit stora trösklar- i planetens historia.
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.Dysponujemy naukowymi dowodami, że te trzy systemy zmieniały się znacząco w zapisach historii naszej planety.
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.세가지 주요 시스템으로써 큰 규모의 한계치들에 대한 과학적 증거가 지구의 역사기록에 있습니다.
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.שהן שלושת המערכות הגדולות, שבהן יש הוכחות מדעיות לסיפים רחבי-היקף בהיסטוריה הקדומה של כוכב הלכת.
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.وهي الأنظمة الثلاثة الكبرى، التي نجد أدلة علمية على أن لها حدود واسعة المدى، في سجلات الرصد التاريخية للكوكب.
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.科学的証拠になっているものです これに加えて 変化の遅いシステムも取り上げました 地球の回復力を調整し保護する
Bunların hepsi benim için müzikti. Sınırları duymazdım.Para mi todo era música sin fronteras.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.C'est une session sur les limites des neurosciences.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Đây là một sự giao thoa giữa những biên giới của khoa học thần kinh
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Dit gaat dus over de grenzen van de neurowetenschappen.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Esta es una sesión sobre las fronteras en la neurociencia.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Esta é uma sessão sobre as fronteiras da neurociência.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Ez az ülés az idegtudomány határairól szól.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Hier sind also die Grenzen der Neurowissenschaft.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Ini adalah sesi tentang ilmu saraf tepi.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.신경 과학의 미개척 분야라 할 수 있어요.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Questa sessione tocca le frontiere della neuroscienza.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Så det här är ett föredrag om frontlinjer inom neurovetenskap.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Takže toto je lekce o hranicích neurovědy.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Ta prezentacja poświęcona jest granicom wiedzy neurobiologii.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.В данной секции речь идёт о до сих пор неисследованных областях нейробиологии.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.אז זהו מפגש שמדבר על חזיתות בחקר המוח.
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.هذه دورة عن حدود علم الأعصاب
Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.ある神経科学の最前線では、脳が機能する仕組みを解き明かすことができる、と仮定してみよう 含まれているだろう
Bunun belli sınırları var. Ancak ben olabilecek en fazla kontrolü elde etmeye çalıştım.Можете да постигнете това до определена степен на контрол, но искам да бъде възможно най-високата.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Abbiamo visto questa storia per tutto il Paese e anche in luoghi che si trovano oltre i confini statunitensi.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Am văzut această poveste în toată ţara şi chiar şi în locuri dincolo de graniţele americane.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Chúng ta đã nhìn thấy những chuyện này trên khắp đất nươc ngay cả những nơi ngoài biên giới Hoa Kỳ.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Csak 27 ember négyzetmérföldenként, ami nagyjából 10 ember négyzetkilométerenként.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Já vimos esta história um pouco por todo o país, mesmo em lugares para lá das fronteiras americanas.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Jsme toho svědky po celé zemi, ale i za hranicemi Spojených států.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Kita banyak melihat kisah seperti ini di berbagai wilayah dan bahkan di daerah di luar Amerika Serikat.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.시골지역 붕괴 현상은 미국 전역 뿐만이 아니라 세계의 다른 곳에서도 있어 왔습니다.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.On a vu cette histoire dans tout le pays et même dans les endroits au-delà des frontières américaines.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.S touto situáciou sme sa stretli naprieč celou krajinou a dokonca na miestach za americkými hranicami.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Vi har sett samma sak hända över hela landet och även på platser utanför USAs gränser.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.We hebben dit gezien in het hele land en zelfs buiten de Amerikaanse grenzen.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Widzieliśmy to już w całym kraju a nawet w innych miejscach poza Ameryką.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Wir haben diese Geschichte im ganzen Land gesehen und auch außerhalb der amerikanischen Grenzen.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Το φαινόμενο το έχουμε δει να συμβαίνει σε όλη τη χώρα ακόμα και σε μέρη πέραν των αμερικανικών συνόρων.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Похожую ситуацию мы уже видели по всей стране и за её пределами.

İlgili Sayfalar