sınırlar ile cümle

sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dış yardım ve ABD sınırları ötesine yatırım yolları aradı.Ta palus abi ja investeeringuid lääneriikidelt.
Kuzey sınırlarıyla ilgili Türkiye ve Bulgaristan da girişmlerde bulunmaktaydı.Konstruktiivset koostööd on vaja ka Norra ja Valgevenega.
Sınırlar yönteminin azalanında, bu ters çevrilir.Just selle vana vormiga nende piiride ületamine toob kahetust.
Hırvat kralı IV. Petar Krešimir (1058–1074) döneminde Hırvat Krallığı en geniş sınırlarına ulaştı.Krešimir IV (1058–1074) valitsusajal jõudis keskaegne Horvaatia kuningriik oma territoriaalsesse haripunkti.
Soğuk Savaş döneminde Batı Berlin sınırları içinde kaldı.Sellega liitus Keenia külma sõja ajal Läänega.
Viyana Anlaşması ile bize çizilen sağlıksız sınırlar içinde yaşayabilmeniz mümkün değildir.Polnud võimalik, et Lembitu elas tahumata palkidest seintega onnis.
Kansas City - ABD'nin Missouri ve Kansas eyalet sınırları içinde kalan bir şehir.Kansas City on linn Ameerika Ühendriikides Missouri osariigis.
1851: İlk Fort Laramie Antlaşması yapılmıştır; burada Lakota ülkesinin sınırları net olarak gösterilmiştir.1851: el primer tratado de Fort Laramie marca claramente los límites de la Nación Lakota.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.A delimitação das competências da União rege-se pelo princípio da atribuição.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Afgrænsningen af Unionens beføjelser er underlagt princippet om kompetencetildeling.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.(1)Az Unió hatásköreinek elhatárolására a hatáskör-átruházás elve az irányadó.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.De afbakening van de bevoegdheden van de Unie wordt beheerst door hetbeginsel van bevoegdheidstoedeling.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.(1)Für die Abgrenzung der Zuständigkeiten der Union gilt der Grundsatz derbegrenzten Einzelermächtigung.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Granice kompetencji Unii wyznacza zasada powierzenia.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.La delimitación de las competencias de la Unión se rige por el principio deatribución.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.La delimitazione delle competenze dell’Unione si fonda sul principio diattribuzione.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Razmejitev pristojnosti Unije je urejena po načelu omejenega posamičnegapooblastila.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Vymedzenie právomocí únie sa riadi zásadou ich prenesenia.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Vymezení působnosti Unie upravuje zásada svěření.
– 1 için de bazı sınırlar belirlenmiştir.– 1 ont réduit leurs émissions au-delà de leur
– 1 için de bazı sınırlar belirlenmiştir.– 1 para todas as indústrias que emitem muito
– 1 için de bazı sınırlar belirlenmiştir.– 1 tutti i siti industriali che emettono quantità
– 1 için de bazı sınırlar belirlenmiştir.– 1 uitstoot terug brengen tot beneden hun
– 1 için de bazı sınırlar belirlenmiştir.– 1 zmanjšati pod njim „dodeljeno vrednost″,
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.2008년에, 저는 이 프로젝트에서, 그 당시 이야기라는 것에 갖고 있던 모든 이론을 제 이해력의 한계까지 밀어부쳤습니다.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.År 2008, ansträngde jag alla teorier som jag då hade om historieberättande till sin gräns i detta projekt.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.Nel 2008, ho spinto al limite tutte le teorie che avevo all'epoca sulle storie in questo progetto.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.Το 2008, όποιες θεωρίες αφήγησης γνώριζα μέχρι τότε τις εφάρμοσα σε αυτό το έργο.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.В 2008 я попытался максимально использовать мои знания теории повествования для этого проекта.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.ב-2008, לקחתי את כל התיאוריות שהיו לי עד אז על אמנות הסיפור עד לקצה גבול ההבנה שלי, במיזם הזה:
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.سنة 2008، دفعت بكل النظريات التي كانت لدي حول القصة إلى حدود فهمي لهذا المشروع.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.それまでに学んでいた 物語に関する全ての理論を 極限まで押し進めて この作品を作りました (ビデオ) (機械音)
70° için, yasal olarak bağlayıcı sınırlar koymuştur.70° rajoja pienhiukkasille ja orgaanisille yhdisteille kuten bentseeni.
70° için, yasal olarak bağlayıcı sınırlar koymuştur.70° stabilit limitele obligatorii pentru PM şi pentru compuşi organici, cum
70° için, yasal olarak bağlayıcı sınırlar koymuştur.70° strategin för luftföroreningar” (23) sätter delmål om förbättring av luftkvaliteten till 2020.
70° için, yasal olarak bağlayıcı sınırlar koymuştur.70° w sprawie jakości powietrza (
ABMa¤ı sınırlar ötesi e-ticaret üzerinde yo¤unlaflan e-ticaretkampanyası ile bu stratejide rol üstlenmifltir.Abordou um grande distribuidor com oobjectivo de celebrar um acordo de cooperação.
ABMa¤ı sınırlar ötesi e-ticaret üzerinde yo¤unlaflan e-ticaretkampanyası ile bu stratejide rol üstlenmifltir.CE-mærkning af produkter til sundhedssektoren
ABMa¤ı sınırlar ötesi e-ticaret üzerinde yo¤unlaflan e-ticaretkampanyası ile bu stratejide rol üstlenmifltir.Een van de produkten van NOVATEX
ABMa¤ı sınırlar ötesi e-ticaret üzerinde yo¤unlaflan e-ticaretkampanyası ile bu stratejide rol üstlenmifltir.Ichúlohou je ďalej zvyšovať kvalitu služieb, ktoré EIC –centrá poskytujú svojim klientom.
ABMa¤ı sınırlar ötesi e-ticaret üzerinde yo¤unlaflan e-ticaretkampanyası ile bu stratejide rol üstlenmifltir.Jejichúkolem je dále zvyšovat kvalitu služeb, které EICposkytujísvým klientům.
ABMa¤ı sınırlar ötesi e-ticaret üzerinde yo¤unlaflan e-ticaretkampanyası ile bu stratejide rol üstlenmifltir.Niiden tehtävänä onparantaa entisestään keskusten asiakkailleen tarjoamien palvelujen laatua.
ABMa¤ı sınırlar ötesi e-ticaret üzerinde yo¤unlaflan e-ticaretkampanyası ile bu stratejide rol üstlenmifltir.Su objetivo es seguirmejorando la calidad de los servicios que los EIC prestan a sus clientes.
ABMa¤ı sınırlar ötesi e-ticaret üzerinde yo¤unlaflan e-ticaretkampanyası ile bu stratejide rol üstlenmifltir.Αpiοστολήτους είναι να βελτιώσουν την piοιότητα των υpiηρεσιών piουpiαρέχουν τα ΕΚΠΕ στους piελάτες τους.
Afgan ve Pakistan sınırlarının iki tarafında yaşayan insanların bayrağı.나부끼는 국기입니다.
Afgan ve Pakistan sınırlarının iki tarafında yaşayan insanların bayrağı.החיים משני צידי הגבול פקיסטאן-אפגניסטאן.
Afgan ve Pakistan sınırlarının iki tarafında yaşayan insanların bayrağı.الذين يعيشون على جانبي الحدود الباكستانية الأفغانية
Afgan ve Pakistan sınırlarının iki tarafında yaşayan insanların bayrağı.少し南で起こっている反乱を無視せずに見てみましょう
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.독일 아기들은 낮은 음으로 울죠 자기 나라 언어의 멜로디 높낮이를 흉내내면서 말이죠
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.Ze imiteren de melodische tonen van deze talen.
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.ואילו התינוקות הגרמניים - בסולם יורד, בחקותם את הנגינה של שפות אלה.
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.بينما الأطفال الألمان نبرة بكائهم منخفضة تقليدا للملامح اللحنيّة لهذه اللغات.
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.泣き方がそれぞれの母国語の 旋律輪郭に沿っているのです さて このような胎児学習は
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Ale obawiam się, że bezwładność obecnych granic jest o wiele gorsza i brutalniejsza.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Dar cred că inerția frontierelor existente în prezent e mult mai rea și mult mai violentă.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.De úgy hiszem, hogy a ma létező határokon belüli tehetetlenség sokkal rosszabb és erőszakosabb.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.하지만 오늘날 존재하는 국경에 대한 사람들의 무력감이 훨씬 더 위험하고 끔찍합니다.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Maar ik denk dat de starheid van de bestaande grenzen van vandaag veel erger en veel gewelddadiger is.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Mais je crois que l'inertie des frontières que nous avons aujourd'hui est bien pire et bien plus violente.
Ama bana kalırsa içinde bulunduğumuz sınırların ataleti, çok daha kötü ve bir o kadar da vahşi.Ma l'inerzia dei confini esistenti è secondo me molto peggiore, e genera molta più violenza.

İlgili Sayfalar